Yurtdışı aramalarda en çok aranan kelimeler (20 Eylül 2008)

Written by h'ozerdem on Eyl 20th, 2008 | Files under SEO

Her hafta toparladığım anahtar kelimelerin listesini paylaşalım.

Anahtar kelimeler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır. Bilgiler “Lycos 50 Daily Report”, “Yahoo! Buzz Index”, “Google Zeitgeist”, “Google Hot Trends”, ve “Ask.com Interesting Queries” sonuçlarından elde edilmiştir.

This is the most searched keywords within the last week. The information has been gathered through “Lycos 50 Daily Report”, “Yahoo! Buzz Index”, “Google Zeitgeist”, “Google Hot Trends”, and “Ask.com Interesting Queries”.

Read more..

Share and Enjoy:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Haftalık yurtdışında en çok aranan anahtar kelimeler…

Written by h'ozerdem on Eyl 8th, 2008 | Files under SEO

Genel bir sorundur SEO “AMO” işi ile uğraşanlar için keyword bulmak. Tabii bir çok hizmet, yazılım vb olgudan faydalanırız.

Bir süredir kullandığım bir yazılım ile her hafta toparladığım anahtar kelimeleri buradan paylaşmaya karar verdim.

Anahtar kelimeler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır. Bilgiler “Lycos 50 Daily Report”, “Yahoo! Buzz Index”, “Google Zeitgeist”, “Google Hot Trends”, ve “Ask.com Interesting Queries” sonuçlarından elde edilmiştir.

Read more..

Share and Enjoy:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Google sitenizi Sandbox’a attı ve çıkartmıyor mu? Google sizi sevmiyorsa yapmanız gerekenler!

Written by h'ozerdem on Eyl 4th, 2008 | Files under SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim


Bir süredir Google Webmaster Tools ile ilgili grubunda yazışmaları takip ediyorum.

25 Haziran’dan itibaren yapılan değişiklikler doğal olarak bir çok internet sitesini etkiledi ve bir çok web sitesi Google’ın tozlu rafı olan Sandbox’ta uzunca süre alacak bir tatile çıktılar. Nasıl mı?

Bir çok sitede, makalede Google aptal değil denildi, tabii bu site ve makaleler Türk Desinger (!) ve Wepmaster (!) arkadaşları hiç ilgilendirmemekteydi. Nasılsa herşeyi bilen bu uzman (!) kitle inanılmaz tasarımcılık yeteneklerini, akıl almaz SEO işlemleri ve hileleri ile pekiştirip, sıfır içerik, full reklam mentalitesinde sitemsi çalışmalar ile internetin caddelerini semt pazarlarına döndürüyorlardı. Ancak bu sefer Google aptal olmama konusunda ciddiyetin çıtasını biraz daha arttırdı. Önceden biraz gözden kaçan spam kullanımlar bile artık gözden kaçmamaya başlamıştı.

Peki ne oldu web tasarımcılarımızın, uzmanlarımızın Google gruplarında tepkisi?

Bir arkadaşımız şu tepkiyle çıkmış ortaya;

domaın yaklasık bes yıllık bır domaın ve google guvenırlıgını kazanmıs sıte adıyla aratınca sıtemapı de olusmus konumdaydı ve bır cok anahtar kelımede ılk bes arasıdanyken bır gece anıden kayboldu 12 gun boyunca hıc bır anahtar kelımede site ismi dahil anasayfamı goremedım bu konu hakkında eger bır ceza ıse bıle webmastertoolsdan hıc bır ıletı almadım

Nasıl olduysa sitesinde hiç bir sorun yok ancak Google delirmiş siteyi banlamış gibi görünüyor değil mi?
Google’dan cevap gelmiş. Şu sayfanızda CSS’leri kaldırdığımızda karşımıza gizlenmiş metinler çıkıyor dendiğinde bakalım dedik neler gizlenmiş. Size bir ipucu vereyim. Evden eve nakliyat sitesiydi araştırdığımız.

Tertemiz sayfada beyaz üzerine beyaz yazı ile gizlenmiş metin şu şekilde.
Evden eve nakliyat isinde Turcuoglu Kalitesi nakliyat, evden eve nakliyat, istanbul nakliyesi, istanbul nakliyat, nakliyeci, parca esya nakliyesi, sehir ici nakliyat, sehirler arasi nakliyat, Eve Nakliyat şeklinde başlayan metin Word dosyasında 6 sayfa tutuyor ve 3259 sözcükten oluşuyordu. Tabii Google her zamanki gibi eşşeklik etmiş bu kadarCIK spam kullanımına göz yummamıştı. Spam kelime listesine şuradan ulaşabilirsiniz.

Aynı tür başlıklardan birinde “yılların emeği olan blog sayfalarım gitti, neden ilgilenmiyorsunuz?” yakarışı vardı. Sözü edilen sayfalar blogspotta hazırlanmış, sıfır içerik ve Youtube ve Dailymotion’dan video linkleriyle dolu 4 adet blogger.com sayfasıydı. Tek diyeceğim var. Buncacık şeyi yıllar içerisinde yapabiliyorsanız bırakın bu işi, zira 50şer posttan oluşan bloglar yapmak zor işler değil. Yok yapabileceğiniz maksimum bu ise, kopyalayıp yapıştırmayla bir yere varamayacağınızı bilmeniz lazım.

Bir diğer inci ise şu şekilde; “bir sitem ver seo felan kurulu tag etiket sistemi hepsi var arama motorlarında cıkması için hemen hemen herşeyi uyguladım ama halen tık yok”
Tık olmaması ne demek? Ne kadar da ciddi değil mi yaklaşım? Arkadaş SEO’da kurmuş oh ne ala. Nereden indirdin? Nereye kurdun? Versiyonu kaç? SEO yazılım mı ki bu şekilde bir yaklaşımda bulunabiliyorsun? Siteni kaydettin mi herhangi bir yere? İçerik var mı? Hadi hepsini geçtim. Sitenin bari linkini ver de yardımcı olsun insanlar. Ancak daha sorunun ne olduğunu anlatamadan çözüm aramak ile vakit kaybetmek en uyguniş görünüyorsa bu arkadaşa web tasarımcılık konusunda kendini gözden geçirmesini tavsiye etmek en uygun davranış olacaktır.

Şu ana kadar sıralamalarda sitelerinin haksız düşme yaşadığını iddia edenlerin hepsinin muhakkak bir hatalı kullanımı bulunmakta. Ya anlamsız keyword yığınlarından, ya gizli kelimelerden, ya da (kendilerince özgün ancak) özgün olmayan içerikten kaybediyorlar. Bunun sızlanmasını veryansınlarla yapmak yerine sitelerine çeki düzen vermeleri uygun olacaktır.

Her ne olursa olsun sitenizde ÖZGÜN İÇERİKTEN vazgeçmeyin. Oturup yazın, düşünün, tasarlayın.

Forum sitesine post kasmaya benzemez bu iş.

Share and Enjoy:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) Ne Değildir?

Written by h'ozerdem on Ağu 29th, 2008 | Files under SEO, Web Tasarım

seo-amo.jpgBir çok kere yazdık SEO konusunda. AMO olarak da biliyorsunuz. Hani “Arama Motoru Optimizasyonu” olarak tabir edilen şu unsur.

İnternet kullanımında “know-how” olgusunun yer almadığı ülkemizde doğal olarak binlerce site sahibi SEO işini evinde “Knight Online” oynadığında ailesi tarafından “Sistem Uzmanı” olarak nitelendirilen zihniyetin doğrultusunda mümkün olan en trajikomik seçimlerle yaptırmakta.

Genellikle bize gelen taleplerde önce ufak bir iş olarak bahsedilen, devamında satış grafiğinin artışında nasıl bir kar marjı elde edileceğini izah ettiğimizde o denli de küçük görülemeyecek bir hizmet olduğu anlaşılan bir olgu arama motoru optimizasyonu.

Defalarca SEO şudur, AMO budur deik durduk. Bu sefer de “ne olmadığı” konusunda biraz fikir verelim istedik.

  1. Arama Motoru Optimizasyonu basit bir iş değildir.
    Bir çok web sitesi sahibi sayfalarını anlamsız keywordler ile doldurmakla, gördükleri tüm sitelere kendi adreslerini kaydetmekle, yüzbinlerce spam mail yollamakla arama motorlarında üst sıralarda yer almayı hedeflerler. Ancak kazın ayağı böyle değil. Google aptal değil. Sadece bu denli kolay olsaydı şu anda hedef arama kelimelerinde ilk 10′da binlerce internet sitesi yer alırdı. Bu matematiksel olarak ne denli mümkünse, bu şekilde sitelerin de yer edinmesi o derecede mümkün.
  2. Arama Motoru Optimizasyonu site tasarımı ile aynı iş değildir.
    Evet. İnternet sitesi tasarlanırken standartlara uygunluğu, kodlamalardaki düzgünlük, içeriğin özgünlüğü ve benzeri olgular göz önüne alınır. Daha doğrusu alınmalıdır. Ne yazık ki günümüzde “SUNUCUMUZUN WEB MAIL DESTEĞİ VAR” diyerek bunu bir özellikmiş gibi göstermeye çalışan hosting ve web tasarım firmamsıları “www.mail2web.com” adresinden ne kadar haberdar ise, bu bahsettiğimiz önemli noktalardan da o derecede haberdar olmakta ve bu unsurlara dikkat etmemektedir.
    Her ne olursa olsun, bir sitenin tasarımı tamamlandıktan sonra SEO işlemleri süreci başlar.
  3. Arama Motoru Optimizasyonu bir kaç yazılımla yapılmaz.
    Arama motoru optimizasyonunu bir kaç tıklamayla yapacak bir yazılım şu anda yok. En azından henüz keşfedilmedi. Bu kadar kolay bir iş olduğunu düşünenlere gidip Pong oynamalarını tavsiye ederim sadece.
    Arama motoru optimizasyonunda tamamı ile Google ile ilgili gelişmelerin takibine dayalı olarak sitelerde yapılacak düzenlemeler önem kazanmaktadır. Bu düzenlemelerin içinde güçlü bir link popülerliği oluşturulması, özgün içerik kazandırılması, sitenin faal halde tutulması gibi konular büyük önem taşımaktadır.
  4. Arama Motoru Optimizasyonu tek başına para kazandırmaz.
    Dilerseniz kalıcı olarak ilk sırada olun. Siteniz içerik olarak yetersiz ise, ziyaretçileri cezbedemiyorsa boşuna uğraşmayın. Nasıl bir mağazaya her giren alışveriş yapmıyorsa, her sitenize gelen de size para kazandırmayacaktır.
  5. Arama Motoru Optimizasyonu bir seferlik ilaç değildir.
    Sizin kadar rakipleriniz de uyanık emin olun. Kimse çıktığı sıralamalarda kalıcı olmuyor. Geçen sene “antalya web tasarım” kelimesinde ilk sırada yer alan sitelerin şu anda aylardır birinci sırada olan sitemize bakarak çalışmalar yapmaları da çok doğal. Tabii buradan bizi Google’a yersiz şikayet eden bazı arkadaşlarımıza saygılar. Yetkililer ile görüşmelerimizde epey güldük şikayetlerine sağolsunlar.
    Önemli olan arama motoru optimizasyonundaki devamlılıktır. Bir sitede arama motoru optimizasyonu çalışmasını bir kerelik, veya 3-5 günlük bir iş olarak düşünüyorsanız hiç bulaşmayın derim.
  6. Arama Motoru Optimizasyonu düşündüğünüz kadar ucuz değildir.
    “golf turkey” kelimesi ile ilgili çalışma yaptığımız Bilyana Golf‘ün sahibi Birol Bey ile bir sohbetimizde iş için ücret almak yerine her satışından %0.1 kar payı alsak şu anda bu paralar ile sıfır bir araba alabileceğimizi konuşmuştuk. Epey de gülmüştük tabii. Bunu demek için nedenimiz de oldukça açıktı. Site sıralamalarda yükseldikçe firmanın pazar payı önlenemez biçimde artmıştı.
    Size parayı kazandıran pazarlama elemanınıza verdiğiniz broşürler değil, elemanınızın görüşmedeki yaklaşımıdır. Aynı şekilde sadece sitenizin iyi bir tasarıma sahip olması size müşteriyi kazandırmaz. Arama motoru optimizasyonu size pazarlamacınızın görevini sunmaktadır. Bu da düşük meblağlı bir işlem değildir. Tabii pazarlamacınızı görüşmeye araba yerine bisiklet, düzgün bir kıyafet yerine yırtık pırtık bir kıyafetle göndermeye doğru diyorsanız, ucuz yollu arama motoru optimizasyonu seçeneklerini kullanmanız da doğaldır.
  7. AdWords Reklamlarında çıkmak Arama Motoru Optimizasyonu değildir.
    Hayretler içinde izlediğimiz bazı firmalar var ki, arama motoru optimizasyonu olarak müşterilerine AdWords reklamlarını sunuyorlar. Sakın kanmayın. AdWords size para kazandıran bir sistemdir. Sıralamalarda yer edinmenizi de sağlar. Ancak reklam vererek çıktığınız alan, emin olun ilk 10 sıra kadar önemli değildir.

Sonuç olarak “arama motoru optimizasyonu” bir çok kişinin düşündüğü şekilde bir iş değildir.

Share and Enjoy:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

SEO işinin yüz karası “evden eve nakliyat”

Written by h'ozerdem on Ağu 19th, 2008 | Files under Genel Yazılar, SEO

evden-eve-nakliyat.jpegGenelde yurt dışına çalışan firmalara verdiğim bir hizmet SEO. Genellikle de yaşadığım şehir Antalya olduğundan doğal olarak turizm acentaları ile çalışmalar yürütmekteyim.

Yurtdışı siteler arasında “arama motoru optimizasyonu” işleri çok daha keyifli, zira çoğunlukla eli yüzü düzgün işler yapan, hileye hurdaya fazla kaçmayan ve bilgi sahibi rakiplerle kapışmak çok daha keyif verici. Açıkçası “golf turkey” kelimesi ile ilgili çalışmalarımda rakip olarak tanıştığım ve halen irtibatımın devam ettiği SEO uzmanları olması insanı mutlu etmekte.

Doğal olarak Antalya Tasarım Grubu olarak bu hizmeti yurt içi firmalar için de sunmaktayız. Fakat yurtiçinde SEO işlemlerinden o kadar da keyif aldığımı söyleyemeyeceğim. Arama motoru optimizasyonunu sadece sayfasına hile hurda katmak, pornografik içerikli siteler açıp o sitelerden link satmak olarak görenler cidden bizim de müşterinin gözünde “onlardan birisi” olarak görünmemize yol açtıkça tepkimizi çeşitli durumlarda ortaya koyuyoruz.

Peki arama motoru optimizasyonu işinin en varoş sokağı neresidir diye araştırdığımızda tek kelime ile karşılaştık. “EVDEN EVE NAKLİYAT”

Hadi arayalım şu “evden eve nakliyat” kelimesini Google‘da.
Karşımıza çıkan sonuçlara bir göz atalım…

Diyelim ki evinizi taşıyacaksınız, bu sitelerden hangisinin güvenilir olduğunu düşünmek lazım. Aynı kelimenin yabancı ülkelerde arama sonuçlarına Google‘da göz attığımızda çıkan sonuçlarda çok daha eli yüzü düzgün kullanımlarla karşı karşıya oluyoruz.

Hele bu kelimede üst sıralarda çıkmak için nerelerden linkler alınıyor bir gördük ki içler acısı durumu anlatmak lazım olduğunu anladık. Bazı sitelerin aldığı linkleri araştırdığınızda pornografik hikayeler içeren sitelerle dolu olduğunu, bir tanesinin tamamen sploglardan kurulu bir ağdan link bombardımanına tutulduğunu görebiliyoruz.

Peki nedir bu denli hile hurda dönmesinde sebep?
Yurtdışı siteler doğal olarak İngilizce içerikle yaratılıyor ve Google tarafından değerlendirilmelerinde düzgün içeriğin olmasına daha fazla önem veriliyor, ancak dilimiz ile ilgili bu denli kapsamlı bir altyapının (henüz) oluşmadığı bir gerçek. Google’ın da link takası işlemlerinde yapacağı yeni düzenlemeler henüz dedikodu olsa da ateş olan yerden duman çıkmayacağı kesin.

Arama motoru optimizasyonu işlemlerinin daha temiz şekillerde yapılacağı günleri görmek dileğiyle.

Share and Enjoy:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Google Adsense sözleşmesinde değişikliklere dikkat!

Written by h'ozerdem on Ağu 18th, 2008 | Files under Genel Yazılar, SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim

google-adsense.jpgGoogle Adsense kullanıcısı olan müşterilerimizden bazılarından gelen sorulara cevaben ekliyoruz yazımızı. Zira kullanıcılar sisteme giriş yaptıklarında uzunca bir metin karşılıyor onları. Tabii onaylıyorsunuz ancak ne tür bir sorumluluk getirdiğinin farkında mısınız?

Tedirgin olmaya gerek yok, zira Google Adsense yayımcılarının sorumluluğun altına ellerini koymalarını istiyor. Şöyle ki; gizlilik politikasında ve yeni ürünler ve özellikleri konularında bazı değişikliklere gidilmiş.

Gizlilik politikası hakkında değişiklik şu şekilde;
Reklamların internet sitenizde sunulması esnasında üçüncü kişilerin, kullanıcılarınızın web tarayıcısı üzerine çerez (cookie) yerleştirebileceğini ve bunları okuyabileceğini veya bilgi toplamak amacı ile web işaretleri kullanabileceğini açıkça ifşa eden, uygun bir gizlilik politikanızın sitenizde yer alması ve bu politikaya uymanız gerekmektedir. Gizlilik politikanızın, cookie yönetimi için kullanıcı seçenekleri hakkında bilgi içermesi gerekmektedir. (İlgili yazı…)

Peki burada söylemek istedikleri nelerdir?
Sitenizde kullanıcıların ve ziyaretçilerin açıkça görebileceği şekilde reklamların çerezler aracılığıyla bilgi topladığını belirtmeniz artık bir şart haline geliyor.

Peki nereden çıktı bu kural derseniz Avrupa Birliği ülkeleri tarafından kabul edilen internet üzerinden bilgi toplama ile ilgili yasal bir düzenlemeden kaynaklandığını belirtelim. (İlgili yazı…)

Yeni ürünler ve özellikleri hakkındaki değişiklik ise şu şekilde;
Bu değişiklik DoubleClick’in Google tarafından satın alınması ile ilgili. 20.Aralık.2007 tarihinde Federal Ticaret Komisyonu tarafından verilen onayla gerçekleşen bu işlem sonucunda Gadget Ads gibi yeni ürünlerin gelmesi, ve bunların fiyatlandırma, yönetim ve ödeme şekillerinde değişiklikler olacağı belirtiliyor.

Bu değişikliğin pek gerici bir noktası bulunmamakta. Olacak değişiklikleri de zaman içerisinde hepimiz göreceğiz. Tabii ki sitenize buna benzer bir sayfa koymanız şartı geçerli.

Share and Enjoy:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Maksat makale olsun…

Written by h'ozerdem on Ağu 16th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Haber / Yorum, SEO, İnternet / Bilişim

google.jpgİnternetin getirdiği en önemli fayda “bilgiye kolay ulaşım” iken bir sorunu da beraberinde taşıdı hayatımıza.

“Bilgi Kirliliği”
Herkesin, her konuda kolaylıkla ahkamlar kesmesini sağlayan bu durum, yalan yanlış ne varsa internette bilgi gibi paylaşılmasını sağlamakta.

Son karşılaştığımız bir örnekte ise neredeyse “Lost” dizisinin senaryosu olabilecek bir hayal gücüne şahit olduk arkadaşlarla.

Makalenin orjinali İngilizce, Türkçeleştirip gerçekmiş gibi sunulan halini, şu şekilde (açıklamalarla) sunmakta fayda var.

Google arama motoru efsanesinin kökleri biizm bildiğimizin aksine 1990′lı yılların ortasına değil, ondan çok daha eskilere yani Almanların 1. dünya savaşı sonrası 1923 yılında kurduğu Googel Cars & Co. şirketine dayanmaktadır. Şirketin ürettiği yarış otomobillerinden birisinin 1931 yılındaki alman ulusal yarış şampiyonasında feci bir kaza yapması neticesinde Google şirketinin iflasını açıklanmış ve bu marka adı 20 yıl kadar ortalıkta görünmemiştir..

Öncelikle bu firma hakkında bir araştırma yapalım dedik, ancak dünya tarihinde bu isimle bir firma bulunmadığı bariz bir gerçek. Hadi bunu geçelim, 1931 senesinde bahsi geçen Alman Ulusal Yarış Şampiyonası’ndan kastedilen yarışın ne olduğunu merak ettik doğrusu. Araştırdığımızda 1931 senesinde Almanya’da yapılan yarış büyük ihtimalle “1931 Alman Grand Prix” ve Wikipedia‘da bulunan bilgilere göre pek de inandırıcı gelmiyor.

1953 yılında New York’lu terzi Thomas Rafner Jr. çalıştığı sektörü değiştirmeye karar vererek “Barney Google” adında bir turizm şirketi kurmuş ve şirketin logosunda ise bir at kullanmıştır. Bu şirketin sloganı ise “Google- Büyük elmayı bir ısırışta ye” anlamına gelen “Google - The Big Apple in One Bite” mottosuydu. Saç kesiminden şehir içi turlara kadar çok değişik alanlarda faaliyet gösteren bu şirket daha sonraları 1970 lerde teknoloji sektörüne de ayak basacaktı. Şirketin yeni faaliyet alanı yabancılara servis yapacak ilkel bir arama motoru yazılımının geliştirlmesiydi.

İlginç. Hatta çılgınca. Bu denli büyük bir firmayı kurmuş, ve tarihe iz atmış bir kişi hakkında bilgilere nedense hiç bir yerde ulaşamıyorsunuz. Dharma’ya benzeyen bir şirket sanırım. Adaları da vardır şimdi bu arkadaşların. 1970′lerde bu tür bir arama motorunun yazılımının geliştirilmesi biraz zor olurdu sanırım. Zira bu tür işler o dönemlerde rehber kitaplardan zaten yapılmaktaydı.

Massachusetts Yüksek Teknoloji Enstitüsü ile yapılan işbirliği neticesinde elektronik şehir rehberi programı hazırlamaya karar verilmesiyle New york şehrindeki bulunması zor yerler ve Anahtar kelime arama sistemi ilk defa 1974 yılında şirket tarafından ticari manada uygulamaya konulmuştur. Bu sistemin gelişmiş bir versiyonu daha sonra Nobel ödülüne aday gösterilmiştir. Yani diğer bir deyişle günümüzde Googling adı verilen arama motoru dizaynının ilk sürümünün 1979 daki atası olan teknolojiye First Generation Googling (FGG) adı verilmiştir.

1974 senesinde bu tür bir çalışma hiçbir kayıtta görünmüyor. İlk e-posta yollanmasının 1971′de olduğunu göz önüne alırsak sizce bu tür bir çalışma tarihe geçmez miydi? Yoksa MIT çok mu fazla mütevazi?

Google arama teknolojisinin IBM tarafından 1984 IBM tarafından satın alınmasına kadar geçen sürede bu teknoloji yatırımcıların pek dikkatini çekmemiştir. 1988, yılında Google Inc. National Security Agency yani Amerikan Ulusal güvenlik Ajansı tarafından satın alınmasıyla kullanım amacı daha çok istihpari faaliyetlere kaymıştır. Ajansın bu yazılım hakkındaki sır saklama eğilimleri nedeniyle Google ismini satın almayı bile unutmuş ve 1991 yılında sembolik bir fiyata Peter-Paul Sovri tarafından isim ve patent hakları satın almıştır.

IBM 1984 yılında klavyelerindeki hataları düzeltmekle meşgul iken tarihe geçecek bu buluşu almış. Hatta IBM gibi bir devin aldığı bu destansı iş nedense kimsenin ilgisini bile çekmemiş. Dahası ne kadar doğrudur bilinmez ama NSA ile Google arasında bir bağlantının olup olmadığı hala tartışma konusuyken madem bu denli bilgi sahibisiniz gösterin evrakları, kaynağı da tarihe geçirin isminizi.

Ayrıca şu konuda hemfikirim. Amerika’nın bir çok istihbarat hatası yaptığını kendileri de kabul ediyorlar ama bu kadarı da komik olur. Yok efendim Google ismini satın almayı unutmuş. Ardından da Peter-Paul Sovri (bkz. Google aramalarında sadece 3 sayfada ismi var) nasıl uyanık bir adammış ki bu ismi satın almış. Biraz yavaş :)

1990 ların ortasında World Wide Web fikrinin ve atılımının yaygınlaşmasıyla üvey oğlu Larry Page, ve oğlunun arkadaşı Sergey Brin, tarafından günümüzde bildiğimiz Google web arama motoru geliştirilmiş veya icat edilmiştir.

Üvey oğlu? Yahu Larry Page’in babasının ismi “Carl Victor Page” ve annesinin ismi “Gloria Page”. Biraz usturuplu sallasanız. Bakın Wikipedia sayfasına.

Yazının devamını sadece bilgi için verelim, gerisini araştırmaktan vazgeçtik. Sadece şahsi yorumlarımızı sunuyoruz. Arkadaşlara bu denli bir hayalgücü hakkında saygılar!

Site ziyaretçileri zamanla artmaya başlamış ancak P.P. Sovri nin 1998 yılında trajik ölümüyle Google arama motoru çalışmaları Sovriye adanmıştır.Diğer arama motorlarından daha iyi sonuç verebilmek amacıyla 20,000 internet aşığı ispanyol gencinden yardım alınmış bu gençlere 2 milyar web sayfasının tektek inceletilerek safya kalitelerini 1 den 10 a kadar numaralandırmak suretiyle tespit etmeleri istenmiştir. Binlerce gencin 2 ay boyunca uykusuz kalarak harcadığı performans sonucunda google arama motorunun bugünkü algoritmasının temeli atılmıştır. Bu çılgın fikir, Bring ve Page’in yıllar sonra milyarder olmalarını sağlayacaktır.

20bin internet aşığı İspanyol genç! Vay anasını. Evet Google ilk denemelerinde bir çok beta tester tarafından kullanıldı, hatta bunların arasında “hispanik” dediğimiz İspanyol kökenli kişiler de vardı, ama bu kadar da değildi. Hem neden sadece İspanyol? Onu da açıklasaydınız bari.

Günümüzde on milyarlarca web sayfası google SEO tarafından indekslenmiş durumdadır ve ortalama günlük 300 milyon arama yapmaktadır. , Gördüğünüz gibi Kastlowski’nin arabalarından günümüze oldukça uzun ve zorlu bir yol katedilmiştir. Her ne kadar 70′li yıllardan beri devam eden arama motoru fikrinin günümüzde geldiği mesafe inanılmaz görünse de gelecekte google markasının daha akıl almaz işleri yapacağını düşünmekteyim. Ayrıca Google SEO işine uzun bir süre yani google.com un popülaritesinin devam ettiği müddetçe devam edeceğimizi ummaktayım

Ummaya devam etmenizi tavsiye ederim. Evet Google daha da devam edecek yoluna ancak geçmişi hakkında bu denli uçuk (!) bir senaryo konusunda sizi başta belirttiğim gibi Lost dizisinin senaristleri arasına almak lazım. Bravo arkadaşlar! Sonuç olarak imla hatalarını bırakın bu denli mesnetsiz sallamaların da internette yer aldığını unutmamak lazım. Ayrıca bu çeviri için zaman harcayan arkadaşlarımıza da teşekkürler. Onlar da umarız her okuduklarını doğru olarak algılamaktan vazgeçerler.

Her sunulan doğru değil bu sanal alemde. Lütfen okuduğunuz her konuda kaynak araştırmasını yapmayı unutmayın.

Not: Yazının orjinaline link vermekte oldukça hassasız ancak arkadaşların deşifre olmalarına pek gerek yok. Ayrıca yazının ingilizce orjinalini http://blogoscoped.com/history/google.html adresinde görüntüleyebilirsiniz.

Share and Enjoy:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

SEO - Arama Motoru Optimizasyonu yaptırmadan önce dikkat edilmesi gerekenler

Written by h'ozerdem on Ağu 8th, 2008 | Files under Genel Yazılar, SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim

seo-icin.jpgTamam, bir web siteniz var, tasarımından da memnunsunuz, ama sitenizden gelen ne e-posta ne de telefon var. Araştırıyorsunuz doğal olarak ve buna benzer yüzlerce sayfada SEO “Arama Motoru Optimizasyonu” kelimesi ile karşılaşıyorsunuz.

Peki başlıkları neler bu sayfaların? “Google 1. sayfa garantisi” verenlerden, “sitenize ziyaretçi akışı” sağlayanlara, “bir haftada birinci sıra” söylemlerine kadar bir çok hizmet duyuyorsunuz. Kafanız karışır doğal olarak. Bir yanda size herşeyi “GARANTİ” edenler varken bir yanda da “bu iş ciddi iştir, ha deyince olmaz öyle” diyen bizim gibi bilmişlere rastlıyorsunuz.

Tabii bu garanti SEO uzmanı (!) kardeşlerimizin yaptıkları işlerden bazı örnekler de vermek lazım bu durumda. Konu ile ilgili temelde iyi niyetli ancak kullanıcı yüzdesi olarak büyük çoğunlukta herşeyin uzmanı (!) olduğunu iddia eden arkadaşlarla dolu olan bir sitede geçen yazışmalardan örnekler vererek başlayalım makaleye.

**** da takılan ve itrade seviyesi iyi olan ****** nickli üye ile sitemin seo işleriyle uğraşması için anlaştık. İlk seferinde benden 150 YTL istedi, ve site 1. sıraya çıktıktan sonra 40 YTL aylıkla devam edicektik. Sitem zaten 3. sırada kendi kelimemde. Arada 2. sırayada yükselip iniyordu. ****** parayı aldı, alırkende “eğer yapamazsak geri ödeme garantisi var, biz inançlı insanlarız, yapamazsak geri ödeme yapacağım size, bizim için önce insan ve dürüstlük, ***** da herkez tanır itrademe bak” dedi. Baktım gerçektende iyi. 1 ay oldu sitede hiçbir güncelleme yok, 2 ay oldu yok, şimdi baktım telefonlarımıda açmıyor birkaç haftadır. Buradada silinmiş üyeliği herhalde.

Buna benzer yüzlerce başlık bulabilirsiniz internette. Tabii ki bu durum herkes için geçerli değil ve belki de şikayet eden, edilenden suçlu durumda. Karar yetkisi bizde değil kimseyi de suçlamak değil derdimiz. Ancak konunun vehameti şurada.

Bir işi bilmek ile işi profesyonel şekilde yapabilmek arasında çok belirgin farklar vardır. Öncelikle şunu unutmayın. Kimse size SEO, AMO, arama motoru optimizasyonu gibi başlıklarda hiç bir işi garanti edemez. Zira iş Google ve benzeri arama motorları tarafından asla açıklanmayan ve devamlı olarak değişen koşullarda yapılmaktadır. Bu nedenle önemli olan sizin sitenizin arama motorlarına uyumluluğunun sağlanması ve iyi bir optimizasyon çalışması ile güçlendirilmesidir.

Bu iş için genellikle ülkemizde ilk başvurulan link popülerliği çalışmasıdır. Günümüzde anlamsız kalmış “Page Rank” takıntısı ile önce sitenizin PR değeri yükseltilmeye çalışılır. Burada durun!

Önemli olan sitenizin içeriğidir. Ziyaretçisine hiçbir bilgi sunmayan bir sitenin arama motorları için de değeri yoktur. Öncelikle sitenizin içerik yönünden güçlendirilmesi çalışmaları yapılır ve bu tam anlamıyla bir ajans faaliyetidir. Sizin adınıza firmanızın, işinizin tanımı doğru ve düzgün şekilde yapılır. Sitenize entegre edilen her içeriğin de arama motorlarına belirtilmesi temel şarttır.

Şimdi size “özgün içerik” için SEO uzmanlarından(!) bir tavsiye sunalım.

Oncelikle ozgunlestirmek istedigimiz makaleyi bulup kopyaliyoruz. Sonra Google Translate adresine gidiyoruz. Makaleyi yapistirdiktan sonra once Ingilizce’den Ispanyolca’ya ceviriyoruz. Sonra tekrar Ispanyolca’dan Ingilizce’ye ceviriyoruz. Elimize gecen Ingilizce halini Fransizca’ya ceviriyoruz. Fransizca halini Almanca’ya, Almanca halini de tekrar Ingilizce’ye ceviriyoruz ve sonunda elimizdeki ilk halde koydugumuz makalenin bize ozel ozgun hali var. Son halini kopyalayip Word’e yapistirdiktan sonra spelling ve grammar check yaptirip yaziyi duzeltiyoruz. Her ne kadar icerik ilk hali kadar anlasilir ve kaliteli olmasa da ozgunluk konusunda gayet basarili olacaktir. Oyle ki CopyScape’de kopya icerik taramasindan rahatca gececektir. Her gun bu sekilde 2-3 makale ekleseniz, ozgun icerik ve guncellikten dolayi Google’dan pozitif tepki almaniz isten bile degil.

Hadi denileni yapalım ne dersiniz?

Yazımızın orjinali şu olsun…
“When you are new to SEO, seeing your rankings improve is an exciting process.”
Türkçesi şu şekildedir;
“SEO’ya yeni başladığınızda, sıralamalarda yükselmeye başlamanız heyecanlı bir süreçtir.”

Peki arkadaşımızın dediklerini uygularsak bu özgün(!) içerik ne olacaktır dersiniz. Alın size sonuç…
“If you’re the SEO, trying to improve their position, is an exciting ..”

Türkçeleştirmek için oldukça düşük bir cümle ancak şu şekilde çevrilebilir.
“Eğer SEO iseniz, onların pozisyonunu iyileştirmeye çalışmak, heyecan vericidir.”

Bravo! İnanılmaz derecede özgün bir içerik sahibi olduk. Sitemize gelenin okuduğu yazıyı anlamasına ne gerek var ki? Zaten onlar da sitenin her tarafındaki banner ve yazı reklamlara tıklamak için Google’da geziniyorlardı.

Arama motoru optimizasyonunda özgün içerik demek anlamsız kelimeler demek değildir. Sploglarla ilgili yazımda da aynı şeyi belirttim. Herhangi bir amacı olmayan sitelerin PR değerleri isterse 10 olsun getirisi SIFIR olacaktır.

Link popülerliği çalışması doğal olarak önemlidir. Ancak konunuzla ilgili bir sitenin size link vermesi en önemlisidir. Gözlük işi ile uğraşan bir firmanın, denizcilik sitesinden link almasının pek de bir getirisi olmayacaktır bundan emin olun. Hele ki size 50bin adet link *** YTL gibi bir rakam denirse uzak durun. Yarın, öbür gün sitenizin isminin pornografik içerikli bir sitede geçmesi gibi bir durumla karşılaşabilirsiniz.

SEO “arama motoru optimizasyonu” işlemlerinde  kısa vadede köşeyi dönmek istiyorsanız meydan sizi, ancak bu şekilde kimsenin hedeflediği, hayal ettiği yerlere gelmediği kesin.

Nasıl pazarlayacağınız ürünün sorunsuz çalışması gerekiyorsa, optimize edeceğiniz internet sitesinin de ziyaretçiyi bağlaması gerekmektedir. Bu durum da ancak ziyaretçilerin başka sitelerde bulamayacakları içerikleri barındırmanız ile olacaktır.

Share and Enjoy:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Popüler web sitesi için 50 tavsiye…

Written by h'ozerdem on Ağu 2nd, 2008 | Files under Genel Yazılar, SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim

web-tasarim-populer.jpgListeler hazırlamak zor iş. Muhakkak bir yerlerde eksikler oluşuyor. Bu yazıda elimden geldiğince “internette görünürlük” konusunda ipuçları vereceğim.

  1. Yeni bir sayfa veya içerik oluşturuyorsanuz Digg, Reddit ve Netscape gibi bazı social bookmarking sitelerine bildirmeyi unutmayın.  23 Top Social Bookmarking sites linkinde bulacağınız sayfalar işinizi görecektir.
  2. Sitenizin konusu ile ilgili bir Yahoo Group kurmanız işe yarayacaktır.
  3. Bir MySpace sayfası ile sitenizin popülerliğini arttırabilirsiniz. Sitenizdeki içerikleri bu sayfadaki bloglarda yayınlamanız da işe yarar.
  4. Del.icio.us bookmarklarına kendinizi eklemeniz tavsiyemdir. Hatta kendinize güveniyorsanız bir “Del.icio.us” butonu da kullanabilirsiniz.
  5. Bir Technorati hesabı oluşturun ve blogunuzu duyurun.
  6. Sitenizi kayıt edebileceğiniz bir çok directory site bulunmakta. Bunlara üye olmak için beklemenize de gerek yok. İşe yarar bir listeyi Info Vilesilencer adresinde bulabilirsiniz.
  7. Sitenizde bulunacak bir anket popülerliğinizin artmasını sağlayacaktır. Anket dediysek, teknolojik yazıların olduğu bir sitede “Bu sene kim şampiyon olur” tadında bir saçmalama olmasın lütfen.
  8. Siteniz için Gumtree adresinden ücretsiz ilan verebilirsiniz.
  9. Sitenizin içeriğini güncellemek için RSS feedleri kullanın.
  10. Sitenizin RSS feed yayınını FeedBurner, Squidoo, Feedboy, Jordomedia, FeedBomb, FeedCat, rssmad, feeddirectory ve feedfury gibi sitelere yapmanız oldukça işe yarayacaktır.
  11. Sitenizin içeriği ile alakalı gerçek(!) bir makale yazın ve işe yarar bir sitede yayınlanmasını sağlayın.
  12. StumbleUpon üyeliğinizi başlatın ve arkadaşlarınızın sizi “Stumble’lamasını” sağlayın.
  13. Özelleştirilmiş bir 404 sayfası ile hatalı aramalardan bile sitenize girildiğinde içeriğinizin yayınlanmasını sağlayabilirsiniz.
  14. Özelleştirilmiş 301 redirect işlemi ile www başlıklı olmayan adreslerden ulaşım sorunu ihtimalini ortadan kaldırabilirsiniz. 301 redirect ile ilgili bilgiye bu linkten ulaşabilirsiniz.
  15. Üyesi olduğunuz forum ve sitelerde imzalarınızda sitenize link kullanın. (İzin verildiği sürece!)
  16. Sitenizdeki imla hatalarını düzeltin. Kimse WEPMAZTER’ları iplemiyor emin olun. Wep Desing gibi saçmalamalar sadece sitenizi komik duruma düşürür. Yazmayı beceremeyeceğiniz kelimeleri hiç kullanmayın. Platform yerine platfrom yazabilirim diyorsanız şekildeki gibi alay konusu olmanız an meselesi olabilir.
  17. Sitenizi çeşitli browser yazılımları ile muhakkak test edin.
  18. Üç kuruş için kötü bir sunucu seçmeyin. İşinize yarayacak bir hosting edinin. Kimse yavaş sayfaları sevmiyor.
  19. Page Rank kaygısı ile yaşamayın. Bir siteyi Page Rank ile ölçmek bir kadın yazarı vücut ölçüleri ile değerlendirmeye benzedi artık.
  20. Bir hizmeti veya bir ürünü ücretsiz sunun. Bedava olan her zaman ilgi çeker.
  21. Arkadaş, eş, dost toplantılarında sitenizden bahsetmeyi unutmayın. Kimin ne zama, hangi siteyi ziyaret edeceğini bilemezsiniz.
  22. Ziyaretçilerin size ulaşması için çeşitli yollar sunun. MSN, Skype, iletişim formu, telefon, adres gibi…
  23. Sitenizi Craigslist sisteminde yayınlayın. Ücretsizdir.
  24. FRAME KULLANMAYIN!
  25. Sitenizin DMOZ.org üyeliğini yapın. Biraz zaman alır ama inanın buna değer.
  26. Bir XML sitemap oluşturun ve Google‘a bildirin.
  27. İletişim sayfanızda haber bülteninize üye olma fikrini sunun.
  28. Bir haber bülteni yayınlayın. Spam mail yapmamak şartıyla!
  29. Seminerlere katılmaya özen gösterin.
  30. Konunuzla ilgili bloglarda (sitenize link vererek) yorumlar ekleyin.
  31. Sakın kimseye sitenizi arama motorlarına kaydetmesi için para vermeyin. Tamamen ziyandır!
  32. YouTube ve Google Video viral kampanyalar yaratmak için ideal yerlerdir. Wired’da bulunan How To Make Your Own Viral Hit makalesi işe yarayacaktır.
  33. Bir eKitap yayınlamak sitenizin isminin duyulması için oldukça iyi bir yoldur.
  34. Bir Wordpress teması (veya benzeri) yaratın ve sitenize link verilmesi koşulu ile ücretsiz dağıtın.
  35. Java ve ActiveX kullanımından uzak durmaya özen gösterin.
  36. Ziyaretçilere indirebilecekleri bazı içerikleri sunmak işe yarayacaktır.
  37. CSS öğrenin!
  38. Wikipedia’da bilgi paylaşımına katkıda bulunun.
  39. www.yourdomain.com/pgInfoPages.cfm?cx=50799399822B gibi adresler yerine SEO uyumlu adresler kullanmaya özen gösterin.
  40. İlla flash giriş kullanacaksanız, “introyu geç” linki bulundurmayı unutmayın.
  41. Yerel medya sizden haberdar olsun. Bir çok yerel gazete haber aramaktadır ve hiç ummadığınız bir yazınızı bile haber yapabilirler.
  42. W3C standartlarına uyun. Uzun vadede işinize yarayacaktır.
  43. “Arkadaşıma gönder” seçeneğini muhakkak bulundurun. İşe yarayacaktır.
  44. Squidoo‘da siteniz için bir “lens” oluşturun.
  45. Müşterilerinizin mailine muhakkakerken cevap verin. Kimse bir cevap için 3-4 gün beklemiyor.
  46. Diğer sitelere link vermekten çekinmeyin.Tabii konunuzla alakalı ve saygın bir içeriğe sahipse.
  47. Çalıntı içerik kullanmayın.