Fiyatlarımıza gelir vergisi dahildir!

Written by h'ozerdem on Eyl 4th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Web Tasarım, Öylesine..., İnternet / Bilişim

Geçtiğimiz hafta içinde başımıza gelen bir olayı paylaşmak lazım. İnanın ki uzun süredir ticaret yaptığım halde ilk defa bu tür bir söylemle karşılaşmanın şokunu atlatmak uzun sürdü.

Öncelikle Katma Değer Vergisi ve Gelir Vergisi nedir onları açıklayalım.

Gelir Vergisi : Gerçek kişilerin genellikle bir yıl gibi belirli bir dönem içerisinde elde ettikleri net gelirlerden alınan vergidir. Bu vergi alınırken, yükümlünün kişisel veya ailesel pozisyonu gözönüne alınır.

Katma Değer Vergisi : Katma değer, bir üretim sürecindeki çıktı ile girdi arasındaki farktır. Örneğin 10 YTL değerinde hammadde alınmış, bu hammadde toplam olarak 20 YTL ücretle çalıştırılan işçilerle işlenmiş ve 50 YTL değerinde bir ürün ortaya konmuş olsun. Burada girdi 10 YTL olarak ölçülür. İşyerinde çalışan işçilere ödenen ücretler girdi olarak değerlendirilmez. Çıktı ise 50 YTL’dir. Fark 40 YTL katma değeri oluşturur. Bu katma değerin 20 YTL’sini işçiler alır. Geri kalan 20 YTL de kârdır.

Şimdi dönelim konumuza. Geçtiğimiz günlerde bir telefon aldık. Sitemizden bize ulaşan bir firmanın yetkilisi bizden acil bir şekilde Multimedya CD tasarımı istemekteydi. Kendisi ile görüşmek için telefonda randevulaştık ve akşam saatlerinde kendisi ile görüşmeye gittik.

Görüşmeye giderken doğal olarak bizden başka Antalya web tasarım firmalarıyla da görüşeceklerini biliyorduk, kim oldukları da aşağı yukarı genelde belli olduğundan toplantıya başlarken gözümüz masanın üstünde bulunan kartvizitleri araştırdı. Firmamın doğru dürüst rakip olarak gördüğü bir Antalya internet sitesi tasarım firmasının kartı bulunmaktaydı orada. Biz teklifimizi sunduk, multimedya CD si için bir elemanımızı ayırıp 3 günde kendisine çalışmayı teslim edeceğimizi belirttik, ve fiyatta da anlaştık. Bu esnada müşterimiz bizden önceki görüşmede neden işi diğer firmaya verdiğini anlattı bize.

Firmanın yetkilisi kişinin dediğine göre eğer fatura keserlerse hem %18 KDV hem de %20 gelir vergisi fazladan vermeleri gerekirmiş. Bu da fiyata yansırmış. Yani firma fatura kesmeden, vergi vermekten kaçarak işler yapıyor, dahası bunu müşteriye o kadar rahat yansıtıyor ki, bildiğimiz ticareti yeniden öğrenmek zorunda olduğumuzu düşündürtüyordu.

Bu yazıyı okuduğunda bana şahsi bir kızgınlığı olacağını biliyorum ancak şu bir gerçek ki, gelir vergisi işiniz dolayısıyla cebinize giren paradan devlete ödemeniz gereken vergidir. Bunu ödemeniz sizin için bir yük olacaksa hiç iş yapmayın, fatura kesmeden iş yapacaksanız hiç profesyoneliz demeyin, kaldırın o deyimleri internet sitenizden. En azından samimi olursunuz.

Share and Enjoy:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Google sitenizi Sandbox’a attı ve çıkartmıyor mu? Google sizi sevmiyorsa yapmanız gerekenler!

Written by h'ozerdem on Eyl 4th, 2008 | Files under SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim


Bir süredir Google Webmaster Tools ile ilgili grubunda yazışmaları takip ediyorum.

25 Haziran’dan itibaren yapılan değişiklikler doğal olarak bir çok internet sitesini etkiledi ve bir çok web sitesi Google’ın tozlu rafı olan Sandbox’ta uzunca süre alacak bir tatile çıktılar. Nasıl mı?

Bir çok sitede, makalede Google aptal değil denildi, tabii bu site ve makaleler Türk Desinger (!) ve Wepmaster (!) arkadaşları hiç ilgilendirmemekteydi. Nasılsa herşeyi bilen bu uzman (!) kitle inanılmaz tasarımcılık yeteneklerini, akıl almaz SEO işlemleri ve hileleri ile pekiştirip, sıfır içerik, full reklam mentalitesinde sitemsi çalışmalar ile internetin caddelerini semt pazarlarına döndürüyorlardı. Ancak bu sefer Google aptal olmama konusunda ciddiyetin çıtasını biraz daha arttırdı. Önceden biraz gözden kaçan spam kullanımlar bile artık gözden kaçmamaya başlamıştı.

Peki ne oldu web tasarımcılarımızın, uzmanlarımızın Google gruplarında tepkisi?

Bir arkadaşımız şu tepkiyle çıkmış ortaya;

domaın yaklasık bes yıllık bır domaın ve google guvenırlıgını kazanmıs sıte adıyla aratınca sıtemapı de olusmus konumdaydı ve bır cok anahtar kelımede ılk bes arasıdanyken bır gece anıden kayboldu 12 gun boyunca hıc bır anahtar kelımede site ismi dahil anasayfamı goremedım bu konu hakkında eger bır ceza ıse bıle webmastertoolsdan hıc bır ıletı almadım

Nasıl olduysa sitesinde hiç bir sorun yok ancak Google delirmiş siteyi banlamış gibi görünüyor değil mi?
Google’dan cevap gelmiş. Şu sayfanızda CSS’leri kaldırdığımızda karşımıza gizlenmiş metinler çıkıyor dendiğinde bakalım dedik neler gizlenmiş. Size bir ipucu vereyim. Evden eve nakliyat sitesiydi araştırdığımız.

Tertemiz sayfada beyaz üzerine beyaz yazı ile gizlenmiş metin şu şekilde.
Evden eve nakliyat isinde Turcuoglu Kalitesi nakliyat, evden eve nakliyat, istanbul nakliyesi, istanbul nakliyat, nakliyeci, parca esya nakliyesi, sehir ici nakliyat, sehirler arasi nakliyat, Eve Nakliyat şeklinde başlayan metin Word dosyasında 6 sayfa tutuyor ve 3259 sözcükten oluşuyordu. Tabii Google her zamanki gibi eşşeklik etmiş bu kadarCIK spam kullanımına göz yummamıştı. Spam kelime listesine şuradan ulaşabilirsiniz.

Aynı tür başlıklardan birinde “yılların emeği olan blog sayfalarım gitti, neden ilgilenmiyorsunuz?” yakarışı vardı. Sözü edilen sayfalar blogspotta hazırlanmış, sıfır içerik ve Youtube ve Dailymotion’dan video linkleriyle dolu 4 adet blogger.com sayfasıydı. Tek diyeceğim var. Buncacık şeyi yıllar içerisinde yapabiliyorsanız bırakın bu işi, zira 50şer posttan oluşan bloglar yapmak zor işler değil. Yok yapabileceğiniz maksimum bu ise, kopyalayıp yapıştırmayla bir yere varamayacağınızı bilmeniz lazım.

Bir diğer inci ise şu şekilde; “bir sitem ver seo felan kurulu tag etiket sistemi hepsi var arama motorlarında cıkması için hemen hemen herşeyi uyguladım ama halen tık yok”
Tık olmaması ne demek? Ne kadar da ciddi değil mi yaklaşım? Arkadaş SEO’da kurmuş oh ne ala. Nereden indirdin? Nereye kurdun? Versiyonu kaç? SEO yazılım mı ki bu şekilde bir yaklaşımda bulunabiliyorsun? Siteni kaydettin mi herhangi bir yere? İçerik var mı? Hadi hepsini geçtim. Sitenin bari linkini ver de yardımcı olsun insanlar. Ancak daha sorunun ne olduğunu anlatamadan çözüm aramak ile vakit kaybetmek en uyguniş görünüyorsa bu arkadaşa web tasarımcılık konusunda kendini gözden geçirmesini tavsiye etmek en uygun davranış olacaktır.

Şu ana kadar sıralamalarda sitelerinin haksız düşme yaşadığını iddia edenlerin hepsinin muhakkak bir hatalı kullanımı bulunmakta. Ya anlamsız keyword yığınlarından, ya gizli kelimelerden, ya da (kendilerince özgün ancak) özgün olmayan içerikten kaybediyorlar. Bunun sızlanmasını veryansınlarla yapmak yerine sitelerine çeki düzen vermeleri uygun olacaktır.

Her ne olursa olsun sitenizde ÖZGÜN İÇERİKTEN vazgeçmeyin. Oturup yazın, düşünün, tasarlayın.

Forum sitesine post kasmaya benzemez bu iş.

Share and Enjoy:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) Ne Değildir?

Written by h'ozerdem on Ağu 29th, 2008 | Files under SEO, Web Tasarım

seo-amo.jpgBir çok kere yazdık SEO konusunda. AMO olarak da biliyorsunuz. Hani “Arama Motoru Optimizasyonu” olarak tabir edilen şu unsur.

İnternet kullanımında “know-how” olgusunun yer almadığı ülkemizde doğal olarak binlerce site sahibi SEO işini evinde “Knight Online” oynadığında ailesi tarafından “Sistem Uzmanı” olarak nitelendirilen zihniyetin doğrultusunda mümkün olan en trajikomik seçimlerle yaptırmakta.

Genellikle bize gelen taleplerde önce ufak bir iş olarak bahsedilen, devamında satış grafiğinin artışında nasıl bir kar marjı elde edileceğini izah ettiğimizde o denli de küçük görülemeyecek bir hizmet olduğu anlaşılan bir olgu arama motoru optimizasyonu.

Defalarca SEO şudur, AMO budur deik durduk. Bu sefer de “ne olmadığı” konusunda biraz fikir verelim istedik.

  1. Arama Motoru Optimizasyonu basit bir iş değildir.
    Bir çok web sitesi sahibi sayfalarını anlamsız keywordler ile doldurmakla, gördükleri tüm sitelere kendi adreslerini kaydetmekle, yüzbinlerce spam mail yollamakla arama motorlarında üst sıralarda yer almayı hedeflerler. Ancak kazın ayağı böyle değil. Google aptal değil. Sadece bu denli kolay olsaydı şu anda hedef arama kelimelerinde ilk 10′da binlerce internet sitesi yer alırdı. Bu matematiksel olarak ne denli mümkünse, bu şekilde sitelerin de yer edinmesi o derecede mümkün.
  2. Arama Motoru Optimizasyonu site tasarımı ile aynı iş değildir.
    Evet. İnternet sitesi tasarlanırken standartlara uygunluğu, kodlamalardaki düzgünlük, içeriğin özgünlüğü ve benzeri olgular göz önüne alınır. Daha doğrusu alınmalıdır. Ne yazık ki günümüzde “SUNUCUMUZUN WEB MAIL DESTEĞİ VAR” diyerek bunu bir özellikmiş gibi göstermeye çalışan hosting ve web tasarım firmamsıları “www.mail2web.com” adresinden ne kadar haberdar ise, bu bahsettiğimiz önemli noktalardan da o derecede haberdar olmakta ve bu unsurlara dikkat etmemektedir.
    Her ne olursa olsun, bir sitenin tasarımı tamamlandıktan sonra SEO işlemleri süreci başlar.
  3. Arama Motoru Optimizasyonu bir kaç yazılımla yapılmaz.
    Arama motoru optimizasyonunu bir kaç tıklamayla yapacak bir yazılım şu anda yok. En azından henüz keşfedilmedi. Bu kadar kolay bir iş olduğunu düşünenlere gidip Pong oynamalarını tavsiye ederim sadece.
    Arama motoru optimizasyonunda tamamı ile Google ile ilgili gelişmelerin takibine dayalı olarak sitelerde yapılacak düzenlemeler önem kazanmaktadır. Bu düzenlemelerin içinde güçlü bir link popülerliği oluşturulması, özgün içerik kazandırılması, sitenin faal halde tutulması gibi konular büyük önem taşımaktadır.
  4. Arama Motoru Optimizasyonu tek başına para kazandırmaz.
    Dilerseniz kalıcı olarak ilk sırada olun. Siteniz içerik olarak yetersiz ise, ziyaretçileri cezbedemiyorsa boşuna uğraşmayın. Nasıl bir mağazaya her giren alışveriş yapmıyorsa, her sitenize gelen de size para kazandırmayacaktır.
  5. Arama Motoru Optimizasyonu bir seferlik ilaç değildir.
    Sizin kadar rakipleriniz de uyanık emin olun. Kimse çıktığı sıralamalarda kalıcı olmuyor. Geçen sene “antalya web tasarım” kelimesinde ilk sırada yer alan sitelerin şu anda aylardır birinci sırada olan sitemize bakarak çalışmalar yapmaları da çok doğal. Tabii buradan bizi Google’a yersiz şikayet eden bazı arkadaşlarımıza saygılar. Yetkililer ile görüşmelerimizde epey güldük şikayetlerine sağolsunlar.
    Önemli olan arama motoru optimizasyonundaki devamlılıktır. Bir sitede arama motoru optimizasyonu çalışmasını bir kerelik, veya 3-5 günlük bir iş olarak düşünüyorsanız hiç bulaşmayın derim.
  6. Arama Motoru Optimizasyonu düşündüğünüz kadar ucuz değildir.
    “golf turkey” kelimesi ile ilgili çalışma yaptığımız Bilyana Golf‘ün sahibi Birol Bey ile bir sohbetimizde iş için ücret almak yerine her satışından %0.1 kar payı alsak şu anda bu paralar ile sıfır bir araba alabileceğimizi konuşmuştuk. Epey de gülmüştük tabii. Bunu demek için nedenimiz de oldukça açıktı. Site sıralamalarda yükseldikçe firmanın pazar payı önlenemez biçimde artmıştı.
    Size parayı kazandıran pazarlama elemanınıza verdiğiniz broşürler değil, elemanınızın görüşmedeki yaklaşımıdır. Aynı şekilde sadece sitenizin iyi bir tasarıma sahip olması size müşteriyi kazandırmaz. Arama motoru optimizasyonu size pazarlamacınızın görevini sunmaktadır. Bu da düşük meblağlı bir işlem değildir. Tabii pazarlamacınızı görüşmeye araba yerine bisiklet, düzgün bir kıyafet yerine yırtık pırtık bir kıyafetle göndermeye doğru diyorsanız, ucuz yollu arama motoru optimizasyonu seçeneklerini kullanmanız da doğaldır.
  7. AdWords Reklamlarında çıkmak Arama Motoru Optimizasyonu değildir.
    Hayretler içinde izlediğimiz bazı firmalar var ki, arama motoru optimizasyonu olarak müşterilerine AdWords reklamlarını sunuyorlar. Sakın kanmayın. AdWords size para kazandıran bir sistemdir. Sıralamalarda yer edinmenizi de sağlar. Ancak reklam vererek çıktığınız alan, emin olun ilk 10 sıra kadar önemli değildir.

Sonuç olarak “arama motoru optimizasyonu” bir çok kişinin düşündüğü şekilde bir iş değildir.

Share and Enjoy:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Google Adsense sözleşmesinde değişikliklere dikkat!

Written by h'ozerdem on Ağu 18th, 2008 | Files under Genel Yazılar, SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim

google-adsense.jpgGoogle Adsense kullanıcısı olan müşterilerimizden bazılarından gelen sorulara cevaben ekliyoruz yazımızı. Zira kullanıcılar sisteme giriş yaptıklarında uzunca bir metin karşılıyor onları. Tabii onaylıyorsunuz ancak ne tür bir sorumluluk getirdiğinin farkında mısınız?

Tedirgin olmaya gerek yok, zira Google Adsense yayımcılarının sorumluluğun altına ellerini koymalarını istiyor. Şöyle ki; gizlilik politikasında ve yeni ürünler ve özellikleri konularında bazı değişikliklere gidilmiş.

Gizlilik politikası hakkında değişiklik şu şekilde;
Reklamların internet sitenizde sunulması esnasında üçüncü kişilerin, kullanıcılarınızın web tarayıcısı üzerine çerez (cookie) yerleştirebileceğini ve bunları okuyabileceğini veya bilgi toplamak amacı ile web işaretleri kullanabileceğini açıkça ifşa eden, uygun bir gizlilik politikanızın sitenizde yer alması ve bu politikaya uymanız gerekmektedir. Gizlilik politikanızın, cookie yönetimi için kullanıcı seçenekleri hakkında bilgi içermesi gerekmektedir. (İlgili yazı…)

Peki burada söylemek istedikleri nelerdir?
Sitenizde kullanıcıların ve ziyaretçilerin açıkça görebileceği şekilde reklamların çerezler aracılığıyla bilgi topladığını belirtmeniz artık bir şart haline geliyor.

Peki nereden çıktı bu kural derseniz Avrupa Birliği ülkeleri tarafından kabul edilen internet üzerinden bilgi toplama ile ilgili yasal bir düzenlemeden kaynaklandığını belirtelim. (İlgili yazı…)

Yeni ürünler ve özellikleri hakkındaki değişiklik ise şu şekilde;
Bu değişiklik DoubleClick’in Google tarafından satın alınması ile ilgili. 20.Aralık.2007 tarihinde Federal Ticaret Komisyonu tarafından verilen onayla gerçekleşen bu işlem sonucunda Gadget Ads gibi yeni ürünlerin gelmesi, ve bunların fiyatlandırma, yönetim ve ödeme şekillerinde değişiklikler olacağı belirtiliyor.

Bu değişikliğin pek gerici bir noktası bulunmamakta. Olacak değişiklikleri de zaman içerisinde hepimiz göreceğiz. Tabii ki sitenize buna benzer bir sayfa koymanız şartı geçerli.

Share and Enjoy:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Sitenizden MSN adresinizi ekletmek istiyorsanız…

Written by h'ozerdem on Ağu 13th, 2008 | Files under Web Tasarım, İnternet / Bilişim

MSN Logo

atgEmlak yazılımında kullandığımız ufak bir kod cambazlığı var ve bir çok HTML ile uğraşan kişi nedense Google ile aramak yerine bize sormayı tercih ediyorlar.

MSN Messenger adresinizi eklemek isteyen kişiler bir linke tıklayarak sizi listelerine ekleyebiliyorlar.

Nasıl mı?

Eğer sadece listeye eklenmek istiyorsanız;
<a href=”msnim:add?contact=ornek@hotmail.com”>MSN Listenize Ekleyin</a>

Listeye eklenip karşılıklı görüşmeye başlatmak istiyorsanız;
<a href=”msnim:chat?contact=ornek@hotmail.com”>MSN Üzerinden Görüşmeye Başlayın</a>

Listeye eklenip video görüşmesi başlatmak istiyorsanız;
<a href=”msnim:video?contact=ornek@hotmail.com”>MSN ile Video Görüşmesine Başlayın</a>

Listeye eklenip sesli görüşme başlatmak istiyorsanız;
<a href=”msnim:voice?contact=ornek@hotmail.com”>MSN ile Sesli Görüşmeye Başlayın</a>

kodlarını kullanmanız yeterli olacaktır.
Bir dipnot olarak belirtelim. Linkler sadece Internet Explorer ile çalışacaktır. Firefox ile uyumlu olması için eklenti gerekmekte.

Share and Enjoy:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

SEO - Arama Motoru Optimizasyonu yaptırmadan önce dikkat edilmesi gerekenler

Written by h'ozerdem on Ağu 8th, 2008 | Files under Genel Yazılar, SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim

seo-icin.jpgTamam, bir web siteniz var, tasarımından da memnunsunuz, ama sitenizden gelen ne e-posta ne de telefon var. Araştırıyorsunuz doğal olarak ve buna benzer yüzlerce sayfada SEO “Arama Motoru Optimizasyonu” kelimesi ile karşılaşıyorsunuz.

Peki başlıkları neler bu sayfaların? “Google 1. sayfa garantisi” verenlerden, “sitenize ziyaretçi akışı” sağlayanlara, “bir haftada birinci sıra” söylemlerine kadar bir çok hizmet duyuyorsunuz. Kafanız karışır doğal olarak. Bir yanda size herşeyi “GARANTİ” edenler varken bir yanda da “bu iş ciddi iştir, ha deyince olmaz öyle” diyen bizim gibi bilmişlere rastlıyorsunuz.

Tabii bu garanti SEO uzmanı (!) kardeşlerimizin yaptıkları işlerden bazı örnekler de vermek lazım bu durumda. Konu ile ilgili temelde iyi niyetli ancak kullanıcı yüzdesi olarak büyük çoğunlukta herşeyin uzmanı (!) olduğunu iddia eden arkadaşlarla dolu olan bir sitede geçen yazışmalardan örnekler vererek başlayalım makaleye.

**** da takılan ve itrade seviyesi iyi olan ****** nickli üye ile sitemin seo işleriyle uğraşması için anlaştık. İlk seferinde benden 150 YTL istedi, ve site 1. sıraya çıktıktan sonra 40 YTL aylıkla devam edicektik. Sitem zaten 3. sırada kendi kelimemde. Arada 2. sırayada yükselip iniyordu. ****** parayı aldı, alırkende “eğer yapamazsak geri ödeme garantisi var, biz inançlı insanlarız, yapamazsak geri ödeme yapacağım size, bizim için önce insan ve dürüstlük, ***** da herkez tanır itrademe bak” dedi. Baktım gerçektende iyi. 1 ay oldu sitede hiçbir güncelleme yok, 2 ay oldu yok, şimdi baktım telefonlarımıda açmıyor birkaç haftadır. Buradada silinmiş üyeliği herhalde.

Buna benzer yüzlerce başlık bulabilirsiniz internette. Tabii ki bu durum herkes için geçerli değil ve belki de şikayet eden, edilenden suçlu durumda. Karar yetkisi bizde değil kimseyi de suçlamak değil derdimiz. Ancak konunun vehameti şurada.

Bir işi bilmek ile işi profesyonel şekilde yapabilmek arasında çok belirgin farklar vardır. Öncelikle şunu unutmayın. Kimse size SEO, AMO, arama motoru optimizasyonu gibi başlıklarda hiç bir işi garanti edemez. Zira iş Google ve benzeri arama motorları tarafından asla açıklanmayan ve devamlı olarak değişen koşullarda yapılmaktadır. Bu nedenle önemli olan sizin sitenizin arama motorlarına uyumluluğunun sağlanması ve iyi bir optimizasyon çalışması ile güçlendirilmesidir.

Bu iş için genellikle ülkemizde ilk başvurulan link popülerliği çalışmasıdır. Günümüzde anlamsız kalmış “Page Rank” takıntısı ile önce sitenizin PR değeri yükseltilmeye çalışılır. Burada durun!

Önemli olan sitenizin içeriğidir. Ziyaretçisine hiçbir bilgi sunmayan bir sitenin arama motorları için de değeri yoktur. Öncelikle sitenizin içerik yönünden güçlendirilmesi çalışmaları yapılır ve bu tam anlamıyla bir ajans faaliyetidir. Sizin adınıza firmanızın, işinizin tanımı doğru ve düzgün şekilde yapılır. Sitenize entegre edilen her içeriğin de arama motorlarına belirtilmesi temel şarttır.

Şimdi size “özgün içerik” için SEO uzmanlarından(!) bir tavsiye sunalım.

Oncelikle ozgunlestirmek istedigimiz makaleyi bulup kopyaliyoruz. Sonra Google Translate adresine gidiyoruz. Makaleyi yapistirdiktan sonra once Ingilizce’den Ispanyolca’ya ceviriyoruz. Sonra tekrar Ispanyolca’dan Ingilizce’ye ceviriyoruz. Elimize gecen Ingilizce halini Fransizca’ya ceviriyoruz. Fransizca halini Almanca’ya, Almanca halini de tekrar Ingilizce’ye ceviriyoruz ve sonunda elimizdeki ilk halde koydugumuz makalenin bize ozel ozgun hali var. Son halini kopyalayip Word’e yapistirdiktan sonra spelling ve grammar check yaptirip yaziyi duzeltiyoruz. Her ne kadar icerik ilk hali kadar anlasilir ve kaliteli olmasa da ozgunluk konusunda gayet basarili olacaktir. Oyle ki CopyScape’de kopya icerik taramasindan rahatca gececektir. Her gun bu sekilde 2-3 makale ekleseniz, ozgun icerik ve guncellikten dolayi Google’dan pozitif tepki almaniz isten bile degil.

Hadi denileni yapalım ne dersiniz?

Yazımızın orjinali şu olsun…
“When you are new to SEO, seeing your rankings improve is an exciting process.”
Türkçesi şu şekildedir;
“SEO’ya yeni başladığınızda, sıralamalarda yükselmeye başlamanız heyecanlı bir süreçtir.”

Peki arkadaşımızın dediklerini uygularsak bu özgün(!) içerik ne olacaktır dersiniz. Alın size sonuç…
“If you’re the SEO, trying to improve their position, is an exciting ..”

Türkçeleştirmek için oldukça düşük bir cümle ancak şu şekilde çevrilebilir.
“Eğer SEO iseniz, onların pozisyonunu iyileştirmeye çalışmak, heyecan vericidir.”

Bravo! İnanılmaz derecede özgün bir içerik sahibi olduk. Sitemize gelenin okuduğu yazıyı anlamasına ne gerek var ki? Zaten onlar da sitenin her tarafındaki banner ve yazı reklamlara tıklamak için Google’da geziniyorlardı.

Arama motoru optimizasyonunda özgün içerik demek anlamsız kelimeler demek değildir. Sploglarla ilgili yazımda da aynı şeyi belirttim. Herhangi bir amacı olmayan sitelerin PR değerleri isterse 10 olsun getirisi SIFIR olacaktır.

Link popülerliği çalışması doğal olarak önemlidir. Ancak konunuzla ilgili bir sitenin size link vermesi en önemlisidir. Gözlük işi ile uğraşan bir firmanın, denizcilik sitesinden link almasının pek de bir getirisi olmayacaktır bundan emin olun. Hele ki size 50bin adet link *** YTL gibi bir rakam denirse uzak durun. Yarın, öbür gün sitenizin isminin pornografik içerikli bir sitede geçmesi gibi bir durumla karşılaşabilirsiniz.

SEO “arama motoru optimizasyonu” işlemlerinde  kısa vadede köşeyi dönmek istiyorsanız meydan sizi, ancak bu şekilde kimsenin hedeflediği, hayal ettiği yerlere gelmediği kesin.

Nasıl pazarlayacağınız ürünün sorunsuz çalışması gerekiyorsa, optimize edeceğiniz internet sitesinin de ziyaretçiyi bağlaması gerekmektedir. Bu durum da ancak ziyaretçilerin başka sitelerde bulamayacakları içerikleri barındırmanız ile olacaktır.

Share and Enjoy:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Popüler web sitesi için 50 tavsiye…

Written by h'ozerdem on Ağu 2nd, 2008 | Files under Genel Yazılar, SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim

web-tasarim-populer.jpgListeler hazırlamak zor iş. Muhakkak bir yerlerde eksikler oluşuyor. Bu yazıda elimden geldiğince “internette görünürlük” konusunda ipuçları vereceğim.

  1. Yeni bir sayfa veya içerik oluşturuyorsanuz Digg, Reddit ve Netscape gibi bazı social bookmarking sitelerine bildirmeyi unutmayın.  23 Top Social Bookmarking sites linkinde bulacağınız sayfalar işinizi görecektir.
  2. Sitenizin konusu ile ilgili bir Yahoo Group kurmanız işe yarayacaktır.
  3. Bir MySpace sayfası ile sitenizin popülerliğini arttırabilirsiniz. Sitenizdeki içerikleri bu sayfadaki bloglarda yayınlamanız da işe yarar.
  4. Del.icio.us bookmarklarına kendinizi eklemeniz tavsiyemdir. Hatta kendinize güveniyorsanız bir “Del.icio.us” butonu da kullanabilirsiniz.
  5. Bir Technorati hesabı oluşturun ve blogunuzu duyurun.
  6. Sitenizi kayıt edebileceğiniz bir çok directory site bulunmakta. Bunlara üye olmak için beklemenize de gerek yok. İşe yarar bir listeyi Info Vilesilencer adresinde bulabilirsiniz.
  7. Sitenizde bulunacak bir anket popülerliğinizin artmasını sağlayacaktır. Anket dediysek, teknolojik yazıların olduğu bir sitede “Bu sene kim şampiyon olur” tadında bir saçmalama olmasın lütfen.
  8. Siteniz için Gumtree adresinden ücretsiz ilan verebilirsiniz.
  9. Sitenizin içeriğini güncellemek için RSS feedleri kullanın.
  10. Sitenizin RSS feed yayınını FeedBurner, Squidoo, Feedboy, Jordomedia, FeedBomb, FeedCat, rssmad, feeddirectory ve feedfury gibi sitelere yapmanız oldukça işe yarayacaktır.
  11. Sitenizin içeriği ile alakalı gerçek(!) bir makale yazın ve işe yarar bir sitede yayınlanmasını sağlayın.
  12. StumbleUpon üyeliğinizi başlatın ve arkadaşlarınızın sizi “Stumble’lamasını” sağlayın.
  13. Özelleştirilmiş bir 404 sayfası ile hatalı aramalardan bile sitenize girildiğinde içeriğinizin yayınlanmasını sağlayabilirsiniz.
  14. Özelleştirilmiş 301 redirect işlemi ile www başlıklı olmayan adreslerden ulaşım sorunu ihtimalini ortadan kaldırabilirsiniz. 301 redirect ile ilgili bilgiye bu linkten ulaşabilirsiniz.
  15. Üyesi olduğunuz forum ve sitelerde imzalarınızda sitenize link kullanın. (İzin verildiği sürece!)
  16. Sitenizdeki imla hatalarını düzeltin. Kimse WEPMAZTER’ları iplemiyor emin olun. Wep Desing gibi saçmalamalar sadece sitenizi komik duruma düşürür. Yazmayı beceremeyeceğiniz kelimeleri hiç kullanmayın. Platform yerine platfrom yazabilirim diyorsanız şekildeki gibi alay konusu olmanız an meselesi olabilir.
  17. Sitenizi çeşitli browser yazılımları ile muhakkak test edin.
  18. Üç kuruş için kötü bir sunucu seçmeyin. İşinize yarayacak bir hosting edinin. Kimse yavaş sayfaları sevmiyor.
  19. Page Rank kaygısı ile yaşamayın. Bir siteyi Page Rank ile ölçmek bir kadın yazarı vücut ölçüleri ile değerlendirmeye benzedi artık.
  20. Bir hizmeti veya bir ürünü ücretsiz sunun. Bedava olan her zaman ilgi çeker.
  21. Arkadaş, eş, dost toplantılarında sitenizden bahsetmeyi unutmayın. Kimin ne zama, hangi siteyi ziyaret edeceğini bilemezsiniz.
  22. Ziyaretçilerin size ulaşması için çeşitli yollar sunun. MSN, Skype, iletişim formu, telefon, adres gibi…
  23. Sitenizi Craigslist sisteminde yayınlayın. Ücretsizdir.
  24. FRAME KULLANMAYIN!
  25. Sitenizin DMOZ.org üyeliğini yapın. Biraz zaman alır ama inanın buna değer.
  26. Bir XML sitemap oluşturun ve Google‘a bildirin.
  27. İletişim sayfanızda haber bülteninize üye olma fikrini sunun.
  28. Bir haber bülteni yayınlayın. Spam mail yapmamak şartıyla!
  29. Seminerlere katılmaya özen gösterin.
  30. Konunuzla ilgili bloglarda (sitenize link vererek) yorumlar ekleyin.
  31. Sakın kimseye sitenizi arama motorlarına kaydetmesi için para vermeyin. Tamamen ziyandır!
  32. YouTube ve Google Video viral kampanyalar yaratmak için ideal yerlerdir. Wired’da bulunan How To Make Your Own Viral Hit makalesi işe yarayacaktır.
  33. Bir eKitap yayınlamak sitenizin isminin duyulması için oldukça iyi bir yoldur.
  34. Bir Wordpress teması (veya benzeri) yaratın ve sitenize link verilmesi koşulu ile ücretsiz dağıtın.
  35. Java ve ActiveX kullanımından uzak durmaya özen gösterin.
  36. Ziyaretçilere indirebilecekleri bazı içerikleri sunmak işe yarayacaktır.
  37. CSS öğrenin!
  38. Wikipedia’da bilgi paylaşımına katkıda bulunun.
  39. www.yourdomain.com/pgInfoPages.cfm?cx=50799399822B gibi adresler yerine SEO uyumlu adresler kullanmaya özen gösterin.
  40. İlla flash giriş kullanacaksanız, “introyu geç” linki bulundurmayı unutmayın.
  41. Yerel medya sizden haberdar olsun. Bir çok yerel gazete haber aramaktadır ve hiç ummadığınız bir yazınızı bile haber yapabilirler.
  42. W3C standartlarına uyun. Uzun vadede işinize yarayacaktır.
  43. “Arkadaşıma gönder” seçeneğini muhakkak bulundurun. İşe yarayacaktır.
  44. Squidoo‘da siteniz için bir “lens” oluşturun.
  45. Müşterilerinizin mailine muhakkakerken cevap verin. Kimse bir cevap için 3-4 gün beklemiyor.
  46. Diğer sitelere link vermekten çekinmeyin.Tabii konunuzla alakalı ve saygın bir içeriğe sahipse.
  47. Çalıntı içerik kullanmayın.
  48. Bir ürün satıyorsanız RSS’ini Froogle’a kaydetmeyi unutmayın.
  49. Sitenizin her tarafını reklamla donatmayın.
  50. Alıntı yaptığınızda, alıntı yapılan yere link vermeyi unutmayın.

Share and Enjoy:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Kurumsal Bloglar

Written by h'ozerdem on Tem 30th, 2008 | Files under Genel Yazılar, SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim

kurumsal-blog-sorunlari.jpgSon zamanlarda “blog” kelimesinin tam manası ile ilgili bir çok tartışma sürüyor. Kimisi sadece günlük olarak nitelendirirken, kimisi de haberleşmenin yeni boyutu olarak değerlendirmekte. Özellikle “kurumsal blog” kavramı henüz ülkemizde tam olarak çözülmüş değil.

Evet, blog yeni bir iletişim sistemi. Yurtdışında bir çok kuruluş, hedef kitleleri ile iletişim için benimsiyor bu yöntemi. Öncelikle kişisel kullanıcıların benimsediği blogların iş dünyası tarafından dikkate alınması uzun sürmedi. Kurumsal bloglar kuruluşların gerek müşterileriyle, gerek çalışanlarıyla, gerek medya ile iletişiminde önemli bir yer tutar oldu.

Kurumsal bloglar sadece kendileri için değil, rakip firmalar hakkındaki yazıları da takip etmek için bloglardan faydalanır hale geldiler.

Bir kurumsal blog açmak sadece hazır bir yazılımı kurmak ve tema tasarımını yapmaktan ibaret değil. Bu süreçten önce kurumun iyi organize olmuş bir yönetim ile blog sitelerine gereken ilgi ve zamanı ayırmayı göze alması bir şart. İyi niyetle başlanıp devam ettirilemeyen bir blog, ancak yıllar önce terkedilmiş bir kasabaya benzeyecektir.

Kurumsal blogdan efektif faydalanabilmek için blogun isminden, yazarlarına kadar seçimlerin iyi yapılması gerekmekte. Blogger olarak tanımlanacak bu kişilerin, şirketin alt yapısı, hizmet ve ürünleri hakkında oldukça iyi bir bilgiye haiz olması gerekmektedir. Deneyimlerini, şirketin sırlarını ifşa etmeden, öne sürülmesi gereken bilgileri ortaya çıkartarak paylaşabilmesi en önemli unsur.

Tabii bu noktada kurumun da şeffaflık düsturuna yakın bir duruşu olması gerekli bir şarttır. Bu tür bloglarda başarı için gerekli zamanın ayrılması, ilgi çekici başlıklara yer verilmesi, içeriğin güncel tutulması ve yorum eklenmesine teşvik edici bir ortamın oluşturulması şarttır.

Bloglarda ilk olarak iletişim konusunda deneyimi olmayan kişilerin yazmaları ters tepebilir. İşinden, yöneticisinden hoşnut olmayan bir kişinin anlık bir kişisel hatası sonucu bloga ekleyeceği yazının nasıl bir sonuç doğuracağını siz düşünün. Tabii üst düzey yöneticilerin de bu konuda oldukça iyi düşünmeleri lazım. Nasıl bir zamanlar internet sitelerinin giriş sayfasına firma sahibinin resminin konması gibi hatalar günümüzde komik birer anı olarak kaldıysa, blogların da şirket yöneticilerinin ego tatmini için kullandıkları bir alan olmaması gerekmektedir.

Üst düzey yöneticilerin bir çoğu iş programları arasında bloglamaya zaman ayıramayacaklarını düşünürken, bu işe zaman ayıran kitle de gün geçtikçe artmakta. Zira bir müşterinin bir firmanın sahibinden okuyacağı bir yazı, normal bir çalışanın yazacağı yüzlerce satırdan çok daha etkili olacaktır. Tabii ki bu kararın verilmesinde de yönetimde olanların iletişim konusunda yetenekleri ön planda olacaktır.

Bir kurumsal blogda şeffaflıktan bahsettik. Bu şeffaflık hataları konusunda açık sözlü olmayı beceremeyen kuruluşlara pek tavsiyemiz olmaz. Doğal olarak her firmanın sorunları olacaktır, fakat kendi içinde bile bunu tartışamayan kuruluşların bloglarından başarı sağlamaları çok zor olacaktır.

Üstüne üstlük Polyanna modunda “her şeyin mükemmel göründüğü” kuruluşlara da günümüzde kimse çok sıcak bakmamakta. Tabii bir endişe de söz konusu. Bir bloga konan bilginin kaç milyon kişi tarafından okunabileceği tahmin edilemezken kurumsal bloglarda şeffaflık için sınırların belirlenmesi yerine, blogların çok iyi tanımlanmış amaç ve politikaları olması şartı vardır. Doğal olarak tüm kuruluşlar finansal, hukuki vb. bilgilerin saklı tutma hakkını bloglarında da kullanacaklardır. Fakat çalışanların katılımlarında bu uygulamada sorunlar yaşanabilmekte. Bu nedenle hakların çok iyi belirlenmesi gereklidir.

Peki kurumsal blogların faydası ne olmaktadır derseniz sadece tek bir faydadan bahsetmek yanlış olacaktır. Öncelikle şirketin hedef kitlesi ve çalışanları ile birlikte şeffaf ve dürüst bir yapı göz önüne koymak diyebiliriz. Sadece “Hakkımızda” başlığı altında yavan bir yazı yerine, gün geçtikçe size haberler sunan, size içtenlikle bilgiler veren bir blog çok daha samimi duruyor.

Ayrıca arama motorlarındaki yadsınamaz başarıları da şirketlere avantaj sağlamaktadır. Hem de düşük maliyetli olan bu çalışma bütçe konusunda sıkıntı yaşamak istemeyen kuruluşlar için ideal bir çözüm oluşturmakta.

Maddelemek gerekirse faydaları şu şekilde toparlayalım;

  • Kuruluş hakkında olumlu bir görüş oluşmasında faydalıdır.
  • Pazarda yer alan diğer kuruluşlara kendinizi duyurmanız adına iyi bir etki yaratır.
  • Düşük maliyetlidir.
  • Güncel bilgilerin paylaşılıp, fikirlerin ortaya konması için uygun bir ortamdır.
  • Hedef kitlenin size dönüşü için çok yararlıdır. Ayrıca kitlenin sadakati adına da artı puan oluşturur.
  • İç ve dış iletişim güçlenir.

Share and Enjoy:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

İyi bir satış sitesi hakkında öneriler…

Written by h'ozerdem on Tem 29th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Web Tasarım

Pazarlama konusunda bir kaç önerimiz var…Hepimiz benzer ihtiyaçlarımızı karşılamak için interneti kullanmaktayız. Sonuçta arayışlarımız farklı olsa da kullandığımız yöntemler birbirine benzer durumda. Webmaster tabir edilen kişilerin işleri de bu arayışlarda ortaya çıkmak ile alakalı olunca işin içinde reklamcılığın da katkısı yadsınamaz oluyor.

İnternetin hem iyi hem de kötü bir yönü var.
“Günümüzde herkes ufak bir yatırım ile satışa yönelik bir internet sitesi sahibi olabiliyor.”

İyi yönü iş yapmanın kolaylaşmasından, kötü yönü de bilenle bilmeyenin bir arada aynı kefede olmasından ileri geliyor.

Peki bir sitenin satışa yönlenmesinde önemli faktörler nelerdir?

  • Başlık “Title” tag kullanımı
    Sadece “Ana Sayfa” veya “index” yazılı bir linke tıklar mısınız? Çoğunuz bunu yapmayı düşünmeseniz bile çoğu zaman hazırlanan sayfaların arama sonuçlarında “Ana Sayfa” başlığı ile görünmesioldukça büyük handikap.
  • Açıklama “Description” tag kullanımı
    Arama sonuçlarında başlığın altında gördüğünüz açıklamaların bu tag olduğunun farkındasınızdır herhalde. Bu kelimeyi seçerken sadece açıklama değil, aynı zamanda pazarlayacağınız ürün veya hizmetin de reklamını yapmanız gerekmekte.
    Düşünün ki iki kitap mağazası aynı arama sonuçlarında çıkıyor, ancak ikisi de mağazasında müşterilerine ücretsiz nescafe vermekteyken bunu sadece birisi açıklamasına eklemişse sizce hangisi avantajlıdır?
    Buna benzer örnekler tabii ki çoğaltılabilir, önemli olan tanıtımınızı iyi yapmanızdır.
  • Görsel ögelerin doğru kullanımı
    Bazı makalelerimin daha çok kopyalanıp çeşitli sitelerde kullanıldığını görmekteyim.Peki bu makalelere daha çok ilgi uyandıran nedir diye araştırdığımda, her ne kadar bilgi verme amaçlı bir makale olsa da, makalede kullanılan görsel ögelerin daha dikkat çekici olduğunu farketmek uzun sürmedi.
    Ayrıca tasarımını üstlendiğimiz bir çok internet sitesinde ziyaretçilerin daha çok ürünlerin isimlerine değil, ürünlerin imajlarına tıklamayı tercih ettikleri gerçeğini de belirtelim.
    Pazarlayacağınız ürün veya hizmetin görsel tanıtımını mutlaka doğru ve kuralların dışına çıkmadan yapmanız şart.
  • Örnekler ve demolar
    Diyelim ki bir hazır yazılım satın alacaksınız. Muhakkak bu yazılımın demosunu kullanmayı talep edersiniz.
    Araba alırken test sürüşüne çıkmayanımız yoktur herhalde.
    Bu bağlamda sitelerinizi tasarlarken ziyaretçilerin ürün ve hizmetiniz hakkında muhakkak bir fikir edinebilmesini, satın aldıklarında nasıl bir fayda sağlanacağını anlamalarını sağlamanız gereklidir. Bu iş