Antalya’da Samsun pidesi keyfi isteyenlere…

Written by h'ozerdem on Eyl 19th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Öylesine...

Bilenler bilir, bilmeyenler için belirtelim. Samsun’da pide konusu bir ritüel gibidir. Özellikle Pazar günleri evlerde kendi malzemenizle de yaptırabileceğiniz tazecik pidelerin vazgeçilmez olması gibi bir durum vardır. Pideyi dışarıda yemek ise yörenin bir alışkanlıgıdır. Eskilerden Aspava ve sonrasında Körfez ile devam eden bu alışkanlık bu aralar memleketimizden uzakta olduğumuzdan dolayı nerede devam etmekte bilemiyoruz ancak Antalya’da Samsun Pidesi yemek isteyenler için bir önerim olacak.

Öncelikle Samsun Pidesi’nin tüm özelliklerini taşıyan bir yer burası. Sahiplerinin de oradan gelmesinden kaynaklanıyor. Lara’da Beyaz Dünya Alışveriş Merkezi’ne giderken Tekpa Market’i geçtiğinizde sağınızda göreceğiniz “55 Samsun Pide Pizza Lahmacun Salonu” size gerçek Samsun Pidesi’ni tatmanız için sunulmuş bir şans gibi.

Uzun süredir müşterisi olduğum mekanda, iftar yemeğinizi yemek de büyük keyif belirteyim.

Güleryüzlü çalışanları, taze ve leziz ürünleri ile buraya “0242 324 72 55″ telefonundan ulaşabilirsiniz.


Hoşgeldin ya şehr-i Ramazan!

Written by h'ozerdem on Eyl 1st, 2008 | Files under Genel Yazılar, Öylesine...

ramazan-mekke.jpg11 ayın sultanı Ramazan ayı geldi. Eski günleri ne kadar özlesek de, yine de iftara koşturmasıyla, pide almak için sırada beklemesiyle, ailecek toplanılıp yenilen keyifli yemekleri ile bir Ramazan ayına daha kavuştuk.

Bu Ramazan ayında da Allah ailelerinizle, sevdiklerinizle, dostlarınızla beraber, huzur, sağlık, bereket ve mutluluk nasip eylesin.

Antalya ve diğer iller için İftar ve İmsak vakitlerini bu sayfadan görebilirsiniz.


SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) Ne Değildir?

Written by h'ozerdem on Ağu 29th, 2008 | Files under SEO, Web Tasarım

seo-amo.jpgBir çok kere yazdık SEO konusunda. AMO olarak da biliyorsunuz. Hani “Arama Motoru Optimizasyonu” olarak tabir edilen şu unsur.

İnternet kullanımında “know-how” olgusunun yer almadığı ülkemizde doğal olarak binlerce site sahibi SEO işini evinde “Knight Online” oynadığında ailesi tarafından “Sistem Uzmanı” olarak nitelendirilen zihniyetin doğrultusunda mümkün olan en trajikomik seçimlerle yaptırmakta.

Genellikle bize gelen taleplerde önce ufak bir iş olarak bahsedilen, devamında satış grafiğinin artışında nasıl bir kar marjı elde edileceğini izah ettiğimizde o denli de küçük görülemeyecek bir hizmet olduğu anlaşılan bir olgu arama motoru optimizasyonu.

Defalarca SEO şudur, AMO budur deik durduk. Bu sefer de “ne olmadığı” konusunda biraz fikir verelim istedik.

  1. Arama Motoru Optimizasyonu basit bir iş değildir.
    Bir çok web sitesi sahibi sayfalarını anlamsız keywordler ile doldurmakla, gördükleri tüm sitelere kendi adreslerini kaydetmekle, yüzbinlerce spam mail yollamakla arama motorlarında üst sıralarda yer almayı hedeflerler. Ancak kazın ayağı böyle değil. Google aptal değil. Sadece bu denli kolay olsaydı şu anda hedef arama kelimelerinde ilk 10′da binlerce internet sitesi yer alırdı. Bu matematiksel olarak ne denli mümkünse, bu şekilde sitelerin de yer edinmesi o derecede mümkün.
  2. Arama Motoru Optimizasyonu site tasarımı ile aynı iş değildir.
    Evet. İnternet sitesi tasarlanırken standartlara uygunluğu, kodlamalardaki düzgünlük, içeriğin özgünlüğü ve benzeri olgular göz önüne alınır. Daha doğrusu alınmalıdır. Ne yazık ki günümüzde “SUNUCUMUZUN WEB MAIL DESTEĞİ VAR” diyerek bunu bir özellikmiş gibi göstermeye çalışan hosting ve web tasarım firmamsıları “www.mail2web.com” adresinden ne kadar haberdar ise, bu bahsettiğimiz önemli noktalardan da o derecede haberdar olmakta ve bu unsurlara dikkat etmemektedir.
    Her ne olursa olsun, bir sitenin tasarımı tamamlandıktan sonra SEO işlemleri süreci başlar.
  3. Arama Motoru Optimizasyonu bir kaç yazılımla yapılmaz.
    Arama motoru optimizasyonunu bir kaç tıklamayla yapacak bir yazılım şu anda yok. En azından henüz keşfedilmedi. Bu kadar kolay bir iş olduğunu düşünenlere gidip Pong oynamalarını tavsiye ederim sadece.
    Arama motoru optimizasyonunda tamamı ile Google ile ilgili gelişmelerin takibine dayalı olarak sitelerde yapılacak düzenlemeler önem kazanmaktadır. Bu düzenlemelerin içinde güçlü bir link popülerliği oluşturulması, özgün içerik kazandırılması, sitenin faal halde tutulması gibi konular büyük önem taşımaktadır.
  4. Arama Motoru Optimizasyonu tek başına para kazandırmaz.
    Dilerseniz kalıcı olarak ilk sırada olun. Siteniz içerik olarak yetersiz ise, ziyaretçileri cezbedemiyorsa boşuna uğraşmayın. Nasıl bir mağazaya her giren alışveriş yapmıyorsa, her sitenize gelen de size para kazandırmayacaktır.
  5. Arama Motoru Optimizasyonu bir seferlik ilaç değildir.
    Sizin kadar rakipleriniz de uyanık emin olun. Kimse çıktığı sıralamalarda kalıcı olmuyor. Geçen sene “antalya web tasarım” kelimesinde ilk sırada yer alan sitelerin şu anda aylardır birinci sırada olan sitemize bakarak çalışmalar yapmaları da çok doğal. Tabii buradan bizi Google’a yersiz şikayet eden bazı arkadaşlarımıza saygılar. Yetkililer ile görüşmelerimizde epey güldük şikayetlerine sağolsunlar.
    Önemli olan arama motoru optimizasyonundaki devamlılıktır. Bir sitede arama motoru optimizasyonu çalışmasını bir kerelik, veya 3-5 günlük bir iş olarak düşünüyorsanız hiç bulaşmayın derim.
  6. Arama Motoru Optimizasyonu düşündüğünüz kadar ucuz değildir.
    “golf turkey” kelimesi ile ilgili çalışma yaptığımız Bilyana Golf‘ün sahibi Birol Bey ile bir sohbetimizde iş için ücret almak yerine her satışından %0.1 kar payı alsak şu anda bu paralar ile sıfır bir araba alabileceğimizi konuşmuştuk. Epey de gülmüştük tabii. Bunu demek için nedenimiz de oldukça açıktı. Site sıralamalarda yükseldikçe firmanın pazar payı önlenemez biçimde artmıştı.
    Size parayı kazandıran pazarlama elemanınıza verdiğiniz broşürler değil, elemanınızın görüşmedeki yaklaşımıdır. Aynı şekilde sadece sitenizin iyi bir tasarıma sahip olması size müşteriyi kazandırmaz. Arama motoru optimizasyonu size pazarlamacınızın görevini sunmaktadır. Bu da düşük meblağlı bir işlem değildir. Tabii pazarlamacınızı görüşmeye araba yerine bisiklet, düzgün bir kıyafet yerine yırtık pırtık bir kıyafetle göndermeye doğru diyorsanız, ucuz yollu arama motoru optimizasyonu seçeneklerini kullanmanız da doğaldır.
  7. AdWords Reklamlarında çıkmak Arama Motoru Optimizasyonu değildir.
    Hayretler içinde izlediğimiz bazı firmalar var ki, arama motoru optimizasyonu olarak müşterilerine AdWords reklamlarını sunuyorlar. Sakın kanmayın. AdWords size para kazandıran bir sistemdir. Sıralamalarda yer edinmenizi de sağlar. Ancak reklam vererek çıktığınız alan, emin olun ilk 10 sıra kadar önemli değildir.

Sonuç olarak “arama motoru optimizasyonu” bir çok kişinin düşündüğü şekilde bir iş değildir.


SEO işinin yüz karası “evden eve nakliyat”

Written by h'ozerdem on Ağu 19th, 2008 | Files under Genel Yazılar, SEO

evden-eve-nakliyat.jpegGenelde yurt dışına çalışan firmalara verdiğim bir hizmet SEO. Genellikle de yaşadığım şehir Antalya olduğundan doğal olarak turizm acentaları ile çalışmalar yürütmekteyim.

Yurtdışı siteler arasında “arama motoru optimizasyonu” işleri çok daha keyifli, zira çoğunlukla eli yüzü düzgün işler yapan, hileye hurdaya fazla kaçmayan ve bilgi sahibi rakiplerle kapışmak çok daha keyif verici. Açıkçası “golf turkey” kelimesi ile ilgili çalışmalarımda rakip olarak tanıştığım ve halen irtibatımın devam ettiği SEO uzmanları olması insanı mutlu etmekte.

Doğal olarak Antalya Tasarım Grubu olarak bu hizmeti yurt içi firmalar için de sunmaktayız. Fakat yurtiçinde SEO işlemlerinden o kadar da keyif aldığımı söyleyemeyeceğim. Arama motoru optimizasyonunu sadece sayfasına hile hurda katmak, pornografik içerikli siteler açıp o sitelerden link satmak olarak görenler cidden bizim de müşterinin gözünde “onlardan birisi” olarak görünmemize yol açtıkça tepkimizi çeşitli durumlarda ortaya koyuyoruz.

Peki arama motoru optimizasyonu işinin en varoş sokağı neresidir diye araştırdığımızda tek kelime ile karşılaştık. “EVDEN EVE NAKLİYAT”

Hadi arayalım şu “evden eve nakliyat” kelimesini Google‘da.
Karşımıza çıkan sonuçlara bir göz atalım…

Diyelim ki evinizi taşıyacaksınız, bu sitelerden hangisinin güvenilir olduğunu düşünmek lazım. Aynı kelimenin yabancı ülkelerde arama sonuçlarına Google‘da göz attığımızda çıkan sonuçlarda çok daha eli yüzü düzgün kullanımlarla karşı karşıya oluyoruz.

Hele bu kelimede üst sıralarda çıkmak için nerelerden linkler alınıyor bir gördük ki içler acısı durumu anlatmak lazım olduğunu anladık. Bazı sitelerin aldığı linkleri araştırdığınızda pornografik hikayeler içeren sitelerle dolu olduğunu, bir tanesinin tamamen sploglardan kurulu bir ağdan link bombardımanına tutulduğunu görebiliyoruz.

Peki nedir bu denli hile hurda dönmesinde sebep?
Yurtdışı siteler doğal olarak İngilizce içerikle yaratılıyor ve Google tarafından değerlendirilmelerinde düzgün içeriğin olmasına daha fazla önem veriliyor, ancak dilimiz ile ilgili bu denli kapsamlı bir altyapının (henüz) oluşmadığı bir gerçek. Google’ın da link takası işlemlerinde yapacağı yeni düzenlemeler henüz dedikodu olsa da ateş olan yerden duman çıkmayacağı kesin.

Arama motoru optimizasyonu işlemlerinin daha temiz şekillerde yapılacağı günleri görmek dileğiyle.


Antalya - Ayvalık yolculuğu…

Written by h'ozerdem on Tem 20th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Kişisel Yazılar, Öylesine...

yol-haritasi.jpgAyvalık’a giden yol fazla uzun değil, bir gece koşumu gidiyorsunuz tabii duraklamak için şirin ve sevimli mekanları da göz ardı etmemek lazım.

Antalya’dan yola çıkacaksanız, hele de yaz aylarının ortasındaysanız gece yolculuğu tavsiyem olacak, hatta gecenin serinliğinde gitmenin tadına doyulmuyor.

İlk olarak Korkuteli’ni geçeceksiniz. Korkuteli’nin içinde dilerseniz bir çay içebilirsiniz, ancak tavsiyem Korkuteli’ni 10 dk geçtikten sonra sağda göreceğiniz gözlemeciler olacak. Gecenin yarısında bile size güleryüzleri ile bir sıcak çay ikram etmeleri içinizi ısıtacaktır. Korkuteli öncesi ve sonrası tırmanma şeritlerine dikkat!

Yola devam ederken dilerseniz Acıpayam’da duraklayabilirsiniz ancak biz maskotumuz Nil’in uykusunu bölmemek adına yolumuza devam ettik.

Serinhisar üzerinden Denizli’ye devam eden yolda keyifli bir sürüş sizi bekleyecek. Denizli yakınlarında belirli yerlerde radar kontrolüne dikkat etmenizi tavsiye ederim. Denizli’ye girmeden güzergahınız üzerinde manzarası güzel bazı restoranlar bulunmakta. Bir çöp şiş molası tavsiyemdir pişman olmazsınız.

Alaşehir üzerinden Salihli’ye vardığınızda iki seçeneğiniz var. Ya rahat bir yol olsun diyerek İzmir üstünden devam edebilir, veya daha eski bir yol olan Gölmarmara güzergahını tercih edebilirsiniz. Bu yolun başlangıcında köprülere dikkat. Tek araç sığabilecek köprüler gibi eğlenceli unsurlar ile 20 km kadar bozuk satıhda gideceksiniz. Ancak devamı kaymak gibi asfalt olmasa da keyifli bir yol. Özellikle eski zaman yolculuklarını özleyen benim gibiler için ideal bir güzergah seçmiş olacaksınız.

Akhisardan sonra Kırkağaç, Soma, Kınık güzergahı ile Bergama’ya kadar eski ancak sürüş ve manzara yönünden keyif verici bir yoldan gideceksiniz. Bergama’ya vardıktan sonra geniş bir otobana ulaşıyorsunuz.

Nedendir bilmem bu otoban olgusu bana sıkıcı gelir ve devamlı bir an önce bitse düşüncesi ile gaz pedalını biraz zorlarım. Bergama, Dikili ve Ayvalık hattı sizin için de bu şekilde geçecek büyük ihtimalle.

Tavsiyelerim:
- Yaz ayları içinde gidecekseniz gece yolculuğu hem sizi hem de otomobilinizi daha az yoracaktır.
- Direksiyonuna güvenmeyenler için Salihli’den sonra İzmir üzerinden devam etmek daha iyi bir seçenek olacaktır.
- Özellikle Acıpayam, Alaşehir ve Salihli dolaylarında radar kontrolüne dikkat.
- Sarıgöl, Alaşehir hattı arasında yolda karşınıza tilki, tavşan gibi bazı sevimli dostlar çıkabiliyor. Aman dikkat edelim.
- Gölmarmara, Akhisar yolunu tercih edenlerin fazla gaz pedalına yüklenmemelerini tavsiye edebilirim. Virajlarda oldıkça fazla kör nokta ile karşılaşabilirsiniz.


Temel AdSense Bilgileri

Written by h'ozerdem on Tem 7th, 2008 | Files under Eğitim, Genel Yazılar, SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim

Google AdSense LogoGoogle Adsense programının Türkiye’ye açılması, ardından Türkçe içerikli siteleri de kabul etmesi oldukça hoş bir durum. Tabii işin dalaveresinde olan kullanıcıların çokluğu da bu sistemden onay alınmasını oldukça zorlaştırıyor. Her ne olursa olsun Türkiye’de internet kullanımının gelişmesi adına güzel bir gelişme. Bu yazıda bazı temel unsurları paylaşmayı düşünüyorum.

Google AdSense kullanmaya başlamadan önce biraz araştırma yapılması şart. Sallapati bir şekilde sadece bir kaç dolar para kazanayım diye yapılan çalışmaların herhangi bir işe yaramadığını da belirtmekte fayda var. Dahası şunu unutmayın. Google AdSense ile inanılmaz rakamlar kazanmanız gibi hayallere kapılmaya mahal yok. Evet matematiksel olarak bu tür rakamları edinebilirsiniz. Ancak bu kadar çok hit alan bir siteniz varsa gelir elde edeceğiniz çok daha büyük fırsatlarınız olacaktır.

Her zaman olduğu gibi konu hakkında bilgi edinmek için yine Google temel kılavuzunuz olacaktır. Özellikle aramalarınızın tırnak içinde yapılması (ör. “antalya web tasarım”) daha efektif sonuçlar bulmanıza yardımcı olacaktır. Tabii aramada geçmesini istemediğiniz kelimeler varsa “-” ile çıkartmayı unutmayın derim.

Aslına bakarsanız AdSense ile ilgili yine en güvenilir bilgi Google’ın kendi sayfalarında bulunmakta. “Optimizasyon ipuçları” başlığında reklamın sitenize nasıl yerleştirileceğinden, renklerin ayarlanmasına kadar tüm detaylar sade bir şekilde açıklanmış.

Araştırma dönemi sonrası sitenize AdSense reklamlarını entegre ettiğinizde hemen para kazanmak için sabırsızlanmayın. Bir ay boyunca denemeler yapmanızı tavsiye ederim. Bazen sizin için çok etkili görünen bir arama kelimesi aslında hiç de etkili olmayabilir. İşin başı sabır ve devamlı araştırma bunu aklınızdan çıkarmayın.

Reklamları ekledikten sonra reklam alanlarınızda bazı Amerika kökenli hayır kuruluşlarının reklamlarını veya şu reklamları görebilirsiniz.

  • Ay a ayak basan ikinci insan kimdi?
  • Dünyada en hızlı koşan kuş hangisidir?
  • Dünya’ya en yakın yıldızın adı nedir?
  • Kağıt parayı icat eden kimdi?
  • Okyanus ne kadar derindir?
  • Gökyüzü neden mavidir?
  • Güneş ne kadar sıcaktır?
  • Dünya’daki En Büyük Elmasın Adı Nedir?

Korkmayın reklamlarınıza bir şey olduğu yok. Ancak bu reklamlar yerine alternatif reklamlar ekleyebilir ve bu şekilde reklam çıkmadığı anlarda seçtiğiniz bir reklamın çıkmasını sağlayabilirsiniz. Reklam yayınlanmadığı anlarda “alanları birleştirme” ile o alanın görünmemesini sağlayabilir, hatta o alanın tek renk çıkmasını ayarlayabilirsiniz.

Site içeriğinin özgünlüğüne muhakkak dikkat etmelisiniz. Her zaman diyoruz, Google aptal değil, işin hilesini hurdasını kullananlara da pek hoşgörülü davranmıyor. 100 $’lık ödemenizi beklerken hesabınızın iptal olduğu mesajını görmeniz de iç açıcı olmayacaktır.

İçeriği oluştururken Google’da en fazla aranan kelimeleri kullanmak yerine belirli bir konuda devam etmeye dikkat edin. Ayrıca bir site ile uğraşmanız sizin için daha verimli olacaktır. Bu şekilde sitenizi geliştirmeniz daha hızlı olacaktır.

Tabii ki hazırladığını sayfa içeriğiyle ilgili meta tag ve benzeri donelerin kullanımını da göz ardı etmeyin.

İçeriğe reklamın entegrasyonu konusunda dikkat edin. Her tarafı reklamlarla dolu siteleri kimse umursamaz, kimse de tıklamaz. Ama konuyla ilgili doğru yerlerde yayınlanan reklamlar tıklanma oranını arttıracaktır.

Sonuç olarak reklam yapın, paranızı kazanın, ama sırf reklam amaçlı bir site ile sürekli bir gelir etmeniz mümkün olmayacaktır.


Birisi yarı final mi dedi?

Written by h'ozerdem on Haz 21st, 2008 | Files under Genel Yazılar, Haber / Yorum, Öylesine...

000.jpgBugün hava deli gibi sıcaktı Antalya’da…
Sorun değildi…

Yeni ofisin boyası, dekorasyonu ile ilgilenirken yorulduk tabii…
Dert değildi…

Yorulmuşuz, gerginiz…
Umrumuzda değildi…

Hala bir dakikada Viyana’da tarih yazan bir takımla gurur duymak yetiyordu hepimize.

Hangi teknik yorumu yaparsanız yapın, nasıl değerlendirirseniz değerlendirin hiçbir sporda böyle bir olay yok. Türkiye, Hırvatistan karşısında “DESTAN” kelimesinin anlamını gösterdi tüm dünyaya.

Bu dakikadan sonra elenmişiz, kupayı almışız farketmez. Bu takım TÜRK GURURUNU, TÜRK’ÜN YENİLMEZLİĞİNİ ilan etti tüm uluslara.

Allah sizden razı olsun…


Teşekkürler SetFM, teşekkürler RockAntalya.com

Written by h'ozerdem on Haz 3rd, 2008 | Files under Kişisel Yazılar

4 aylık bir oluşum RockAntalya.com

Yenilikleri, güncel haberleri ve etkinlikleri ile ilgi çekmeyi başardı, şimdi bilinçsiz zihniyetler hemen bunu reklam olarak algılayabilirler ancak bu bizim söylemimiz değil, tüm ilgililerin belirttikleri. Antalya’da rock ve metal müzik üstüne en iyi site olma özelliğini de koruyarak her geçen gün daha yükseğe çekiyor çıtasını.

Bunun ispatı olarak en son SetFM‘in Antalya Gazeteciler Cemiyetinin 2007 Senesinin En İyi Radyo Programı “Murat On Air” programına konuk olduk.

Sağolsun sevgili dostum Serhat SÖZERİ’de beni yalnız bırakmadı, katılımı ve fikirleriyle RockAntalya.com platformuna olduğu gibi radyo programında da desteğini gösterdi.

Programın kayıtlarını yakında buradan sunacağım.

SetFM ailesine ve Murat On Air programına teşekkürler.

hakan-ozerdem-serhat-sozeri.jpg


Yamaç & Joe Lynn Turner Antalya’daydı…

Written by h'ozerdem on May 13th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Müzik

Joe Lynn Turner Türkiye’de, ve Yamaç’ın konserinde konuk sanatçı olarak sahne aldı…

Efsanevi rock yıldızı Joe Lynn Turner & Yamaç bir arada sahnedeydi. Başta Rainbow ve Deep Purple olmak üzere birçok rock grup ve müzisyene solistlik yapmış, Malmsteen ile bir çok kez kayda girmiş ve 2006 yılında Cem Köksal’la çalışmış bir Müzik adamı Joe Lynn Turner.

Joe Lynn Turner ve Yamaç’a sahnede Hüsam, Servet ve Uğur arkadaşlarımız eşlik ettiler. Hotel Justiniano - Belek’de olan bu şov Antalya rock müzisyenleri için bir gurur kaynağı oldu.

Ekip:
Yamaç & Joe Lynn Turner: Vokal
Hüsam Çakaloğlu: Davul
Servet Arduçoğlu: Gitar
Uğur Özdemir: Bas Gitar
Uğur Korkmaz: Klavye


Bilişim sektöründe kriz rüzgarları…

Written by h'ozerdem on Oca 31st, 2008 | Files under Genel Yazılar, Haber / Yorum, Kişisel Yazılar

Son günlerde Antalya web tasarım firmalarını izliyoruz da, belli başlı olanlar hariç bir çoğu sapır sapır dökülüyorlar birer yaprak misali. Arabanıza atlayıp Lara’dan 100. Yıl’a kadar giderken tabelası üstünde Antalya Emlak firmalarının “kiralık” ibareleri bulunan en az 10 tane ajans sayabilirsiniz.

Çoğu kişi internet sitesi tasarımı işini konuyu bilen kişilerin kolayca oturdukları yerden yaptıkları basit işler zannederler. Her ne kadar kınadığım bir görüş olsa da bir çok yerde, bir çok müşterinin bu görüşü taşıdığına defalarca şahit oldum. Dahası Microsoft Word yazılımında hazırladığı yazıyı HTML olarak kaydedip web sitesi yaptım diyenler bile varken, üstüne üstlük çalma çırpma kodlarla yazılımcı olduğunu iddia edenlerin olduğu bir sektörde bu düşüncede olan müşterilerin yer alması gayet doğal.

Açıkçası her apartmanda bir webmaster varken, her bilgisayara XP kurabilen donanım uzmanı iken ajans olduğunu iddia eden firmaların da web tasarım işine soyunmaları çok doğal. Kendilerince de haklılar, ancak “iyi kötü bir portföyüm var, asgari ücretten de elemanı çalıştırırım, internet sitelerini de müşterilere satar giderim” zihniyetinde başlayan bu yaklaşımların sonunun hüsran olduğunu acı bir gülümsemeyle seyrediyorum sadece.

Bir müşterim bana bir ayda Photoshop öğret demişti hiç unutmam. Kendisine hayırlı işler dileyerek çıkmıştım ofisinden. Aylar sonra aynı müşteri photoshop’ta afiş tasarladım şunu basıver dediğinde sadece kaç renk baskı istiyorsunuz dediğimde “o ne ki?” diye sorunca şimdi Photoshop öğrenmeye başlayabilirsin demiştim. Bu zihniyetin yıkılması bir ütopya tabii ki, böyle bir beklentimiz de yok ancak bu zihniyet hem bu işi yapanları hem de müşterilerin kendilerini mağdur etmekten başka bir işe yaramamakta.

Gelelim ajanslarımıza. Bu yeni açılan ajanslar furyasında bir kaç ajans bize web tasarım işlerini devretmeyi önerdiğinde sadece sözleşme örneğini masaya koyduğumuzda küçük dillerini yutmak üzere oldular. Neden mi? Yüzme bilmeden dalgalı denizde cankurtaranlık yapmaya çalıştıklarını söylemiştik onlara. Kendilerine örnek aldıkları evinde bir kaç yazılımı kısmen öğrenmiş, tasarım ile uzaktan yakından alakası olmayan kişiler olduğu için web tasarım işinin de bu denli basit olduğunu düşünüyorlardı.

Bu ajanslardan gelen bir iş için müşterimize sözleşmeyi imzalattığımızda bizden habersiz olarak işin teslim süresinin 3 gün olarak kendilerine pazarlamacı tarafından belirtildiğini öğrendiğimizde durumun vehameti konusunda ajansın sahibi ile konuşmuştuk. Kendileri şu an ofislerini kapattılar, milyarlarca zararları ile bir kenarda oturuyorlar şimdi.

İster web design densin, ister web tasarım, bu iş çocuk oyuncağı değil. Bu işi yapmak ise inanın ömür törpüsü. Ancak bir ajans iseniz ve web tasarımı da yan ürün olarak satarız diyorsanız biraz daha detaylı düşünmenizi tavsiye ederim. Daha domain ve hosting nedir bilmeden, “Ahmet para basıyor bu işten, biz de girer voleyi vururuz” zihniyeti ile başlayan her iş sonunda yok olmaya mahkumdur unutmayın bunu.

Evet, Antalya’da firmam “Antalya Tasarım Grubu” ve rakibim olmaya değer gördüğüm toplam 5 adet firma bu işten para kazanıyoruz ve kazanmaya da devam edeceğiz. Bu firmalarla güzel bir rekabet içinde olmanın keyfi de bize kar olacak orası kesin. Ancak her araba kullanan, ralli sürücüsü olamayacağı gibi, her bilgisayar kullanan da konunun uzmanı olmuyor. Bu zorlamayla da elde edilecek bir şey değil.

Bugün Yahoo bile 1000 adet elemanını işten çıkartmayı düşünürken* bu sularda yüzmek için biraz daha temkinli olmanızı tavsiye ederim.

* http://www.imedya.com/articleDisplay.aspx?articleid=222269&zid=5