Google sitenizi Sandbox’a attı ve çıkartmıyor mu? Google sizi sevmiyorsa yapmanız gerekenler!

Written by h'ozerdem on Eyl 4th, 2008 | Files under SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim


Bir süredir Google Webmaster Tools ile ilgili grubunda yazışmaları takip ediyorum.

25 Haziran’dan itibaren yapılan değişiklikler doğal olarak bir çok internet sitesini etkiledi ve bir çok web sitesi Google’ın tozlu rafı olan Sandbox’ta uzunca süre alacak bir tatile çıktılar. Nasıl mı?

Bir çok sitede, makalede Google aptal değil denildi, tabii bu site ve makaleler Türk Desinger (!) ve Wepmaster (!) arkadaşları hiç ilgilendirmemekteydi. Nasılsa herşeyi bilen bu uzman (!) kitle inanılmaz tasarımcılık yeteneklerini, akıl almaz SEO işlemleri ve hileleri ile pekiştirip, sıfır içerik, full reklam mentalitesinde sitemsi çalışmalar ile internetin caddelerini semt pazarlarına döndürüyorlardı. Ancak bu sefer Google aptal olmama konusunda ciddiyetin çıtasını biraz daha arttırdı. Önceden biraz gözden kaçan spam kullanımlar bile artık gözden kaçmamaya başlamıştı.

Peki ne oldu web tasarımcılarımızın, uzmanlarımızın Google gruplarında tepkisi?

Bir arkadaşımız şu tepkiyle çıkmış ortaya;

domaın yaklasık bes yıllık bır domaın ve google guvenırlıgını kazanmıs sıte adıyla aratınca sıtemapı de olusmus konumdaydı ve bır cok anahtar kelımede ılk bes arasıdanyken bır gece anıden kayboldu 12 gun boyunca hıc bır anahtar kelımede site ismi dahil anasayfamı goremedım bu konu hakkında eger bır ceza ıse bıle webmastertoolsdan hıc bır ıletı almadım

Nasıl olduysa sitesinde hiç bir sorun yok ancak Google delirmiş siteyi banlamış gibi görünüyor değil mi?
Google’dan cevap gelmiş. Şu sayfanızda CSS’leri kaldırdığımızda karşımıza gizlenmiş metinler çıkıyor dendiğinde bakalım dedik neler gizlenmiş. Size bir ipucu vereyim. Evden eve nakliyat sitesiydi araştırdığımız.

Tertemiz sayfada beyaz üzerine beyaz yazı ile gizlenmiş metin şu şekilde.
Evden eve nakliyat isinde Turcuoglu Kalitesi nakliyat, evden eve nakliyat, istanbul nakliyesi, istanbul nakliyat, nakliyeci, parca esya nakliyesi, sehir ici nakliyat, sehirler arasi nakliyat, Eve Nakliyat şeklinde başlayan metin Word dosyasında 6 sayfa tutuyor ve 3259 sözcükten oluşuyordu. Tabii Google her zamanki gibi eşşeklik etmiş bu kadarCIK spam kullanımına göz yummamıştı. Spam kelime listesine şuradan ulaşabilirsiniz.

Aynı tür başlıklardan birinde “yılların emeği olan blog sayfalarım gitti, neden ilgilenmiyorsunuz?” yakarışı vardı. Sözü edilen sayfalar blogspotta hazırlanmış, sıfır içerik ve Youtube ve Dailymotion’dan video linkleriyle dolu 4 adet blogger.com sayfasıydı. Tek diyeceğim var. Buncacık şeyi yıllar içerisinde yapabiliyorsanız bırakın bu işi, zira 50şer posttan oluşan bloglar yapmak zor işler değil. Yok yapabileceğiniz maksimum bu ise, kopyalayıp yapıştırmayla bir yere varamayacağınızı bilmeniz lazım.

Bir diğer inci ise şu şekilde; “bir sitem ver seo felan kurulu tag etiket sistemi hepsi var arama motorlarında cıkması için hemen hemen herşeyi uyguladım ama halen tık yok”
Tık olmaması ne demek? Ne kadar da ciddi değil mi yaklaşım? Arkadaş SEO’da kurmuş oh ne ala. Nereden indirdin? Nereye kurdun? Versiyonu kaç? SEO yazılım mı ki bu şekilde bir yaklaşımda bulunabiliyorsun? Siteni kaydettin mi herhangi bir yere? İçerik var mı? Hadi hepsini geçtim. Sitenin bari linkini ver de yardımcı olsun insanlar. Ancak daha sorunun ne olduğunu anlatamadan çözüm aramak ile vakit kaybetmek en uyguniş görünüyorsa bu arkadaşa web tasarımcılık konusunda kendini gözden geçirmesini tavsiye etmek en uygun davranış olacaktır.

Şu ana kadar sıralamalarda sitelerinin haksız düşme yaşadığını iddia edenlerin hepsinin muhakkak bir hatalı kullanımı bulunmakta. Ya anlamsız keyword yığınlarından, ya gizli kelimelerden, ya da (kendilerince özgün ancak) özgün olmayan içerikten kaybediyorlar. Bunun sızlanmasını veryansınlarla yapmak yerine sitelerine çeki düzen vermeleri uygun olacaktır.

Her ne olursa olsun sitenizde ÖZGÜN İÇERİKTEN vazgeçmeyin. Oturup yazın, düşünün, tasarlayın.

Forum sitesine post kasmaya benzemez bu iş.


Google Chrome - Yeni browser yazılımı hayırlı olsun!

Written by h'ozerdem on Eyl 4th, 2008 | Files under Haber / Yorum, İnternet / Bilişim


Son zamanlarda bir çok yerde duyduk Google’ın yeni tarayıcı yazılımı Chrome ismini. Google Blog’unda belirtilene göre Google çok daha sade ve hızlı bir yazılım için çalışmalarda bulunmuş. Göründüğü kadarıyla da başarmış. Zira iki gündür kullandığım yazılım oldukça hızlı ve stabil çalışmakta. Ayrıca bir Open Source Project ürünü olması da oldukça güzel.

Google Chrome arkasındaki Chromium Open Source Project sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Google Chrome Kurulumu, Kullanımı ve Özellikleri

Google Chrome için indirilen dosya aslında kurulum dosyası değil, bu dosya kurulumu başlatıp gereken verilerin bilgisayarınıza indirilmesini sağlıyor. Merak etmeyin bu işlem de 1 dakikada bitiyor. Kurulum sonrasında bilgisayarın yeniden başlatılması gibi bir şart bulunmamakta. Ayrıca Firefox ve IE gibi yazılımlardan da verileri alabiliyorsunuz.

Tarayıcı oldukça sade. Herşey Türkçe ve kusursuz bir Türkçe ile karşılaşacaksınız.

Sık ziyaret ettiğiniz internet sitelerine kısayol oluşturabilmeniz hoş bir özellik, diğer tarayıcılarda da olan bu özelliği Google biraz daha ön planda tutmakta. Sayfa denetleme butonuna tıklayın ve açılan menüden “Uygulama kısayolları oluştur” seçeneğine tıklayın. Masaüstüne o anda bulunduğunuz sayfaya ait bir kısayol eklenecektir.

Firefox ve benzeri yazılımların Windows Görev Yöneticisi’nde görülen RAM ve işlemci kullanımları tek kalemde 80 vb megabytelar ile ölçülürken Google Chrome, chrome.exe dosyasını açtığınız her tab için tekrar tekrar çalıştırmakta. Tab başına da 20 - 30 MB civarı bir RAM kullanımı şu anda pek de iç açıcı değil gibi görünse de Google bunu her pencereyi ayrı “sandbox” içinde tutmaktan bahsederek izha etmekte ve gerekçe olarak da bir sayfada oluşacak işlem hatasının tüm yazılımı kapatmaması amacını ortaya sürmekte.

Daha hızlı bir Javascript Engine yaratıldığı belirtilmiş. V8 olarak adlandırılan bu sistem ile henüz diğer tarayıcıların kullanamadığı javascriptleri kullanabilir olacağınız belirtiliyor.

Ağustos 2008′de Mozilla ile ortaklık anlaşması imzalayan Google’ın bu atağı zaten Firefox ve Opera tarafından şamar oğlanına dönmüş olan Internet Explorer’ı ne hale getireceği merak konusu.

Google Chrome’un bazı yönlerden Firefox, bazı yönlerden Safari ile benzerlikleri olduğu aşikar. Hatta “şifreleri kaydetme sekmesi” de oldukça tanıdık gelebilir Firefox kullanıcılarına. Peki şimdiye kadar Firefox browser’e destek veren Google acaba neden yeni bir tarayıcı geliştirdi bunu zaman gösterecek.

Google AdSense ile web yayıncılarına Firefox tavsiye ettirirken, web sitesinde yayınlayan yayıncı her indirme başına Google’den ücret alırken Ağustos ayının son haftasında bu tavsiyenin kalkması biraz ilginç. Hemen ardından da Google, Google Chrome browseri ortaya çıkardı.

Google chrome ile gezdiğimiz sayfalarda kullanılan user Agent bilgisi
Mozilla/5.0 (Windows; U; Windows NT 6.0; en-US) AppleWebKit/525.13 (KHTML, like Gecko) Chrome/0.2.149.27 Safari/525.13 bu şekilde görünmektedir.

Google Chrome, otomatik olarak ilgili sorguları, tarama geçmişin eşleşmeler ve adres çubuğu girişine dayanan popüler web sitelerini önerebiliyor. Adres çubuğuna yazdığınız kelime ile ilgili arama kelimeleri size öneri olarak sunuluyor ve bu sistem için “Google Öneri” hizmeti kullanılıyor.

Hediyeler veya doğum günleri gibi sürprizlerin planlaması için gizli modu kullanmanız söz konusu. Her ne kadar minarenin kılıfı olarak bunu sunsalar da gizli moddayken açtığınız web sayfalarını, tarama geçmişinizde izlenmeyecek şekilde kullanıyorsunuz Google Chrome ile. Gizli pencere kapatıldığında yeni çerezlerin tümü siliniyor.

İnternet sitelerinin olmazsa olmazı formlarda vazgeçilmezlerinden olan textarea kutuları hakkında oldukça güzel bir özellik sunuyor Google Chrome. Formlarda yazıları yazacağımız textarea alanları bazen bize küçük veya fazla büyük gelebilir. Artık bu büyüklüğü kendimiz Google Chrome ile düzenleyebiliyoruz. Textarea kutusunun sağ alt köşesindeki noktalı üçgen kısmına mouse ile gelip ve sürüklememiz yeterli. Tabii bu özelliğe Firefox’da buradan edineceğiniz eklenti ile de sahip olabiliyorsunuz.

Buna benzer bir çok yeni özellikle Google Chrome ilginç ve çekici bir alternatif olarak yola çıktı gerçi ama ileride vazgeçilmez olması söz konusu. Fakat kullanıcılara baştan belirtelim. Şİmdiden yazılımın bir güvenlik açığı ortaya çıktı. Oldukça da büyük bir açık bu. Bir script ile iframe içerisinden dilediğiniz .exe uzantılı dosyanın kullanıcının bilgisayarında çalıştırılabilmesi kadar büyük ve riskli bir açık. Henüz de bir değişiklik yapılmadığını duyuyoruz. Kullanıcıları yazılımın hala “BETA” aşamasında olarak bu adresten edinebilecekleri konusunda da bilgilendirelim.

Google Kısayolları şöyle sunulabilinir.

Ctrl+N Yeni pencere açma
Ctrl tuşuna basın ve bir bağlantıyı tıklayın Bağlantıyı yeni sekmede aç
ÜstKrkt tuşuna basın ve bir bağlantıyı tıklayın Bağlantıyı yeni pencerede aç
Alt+F4 Geçerli pencereyi kapat
Ctrl+T Yeni sekme açma
Ctrl+ÜstKrkt+T Kapattığınız son sekmeyi tekrar açma. Chrome, kapattığınız son 10 sekmeyi hatırlar.
Bağlantıyı sekmeye sürükle Bağlantıyı belirtilen sekmede aç
Bağlantıyı sekmeler arasındaki alana sürükle Bağlantıyı, sekme şeridinde belirtilen konumda yeni bir sekmede aç
Ctrl+1 - Ctrl+8 Rakamın temsil ettiği konumdaki sekmeye gitme. Basacağınız her rakam, sekme şeridinde bir konumu temsil eder.
Ctrl+9 Son sekmeye git
Ctrl+Sekme Sonraki sekmeye git
Ctrl+ÜstKrkt+Sekme Önceki sekmeye git
Ctrl+W veya Ctrl+F4 Geçerli sekmeyi veya pop-up’ı kapat

Adres çubuğu kısayolları

Adres çubuğunda aşağıdaki eylemlerden birini gerçekleştirin:

Bir arama terimi girin Varsayılan arama motorunu kullanarak arama yapın
Web adresinin ‘www.’ ile ‘.com’ arasında kalan kısmını girin, ardından Ctrl+Enter tuşlarına basın Adres çubuğundaki girişinize www. ve .com ekleyerek web adresini açın
Bir arama motoru anahtar kelimesi veya URL girin, Sekme tuşuna basın ve ardından arama terimi girin Anahtar kelimeyle veya URL ile ilişkili arama motorunu kullanarak arama yapın Chrome, kullanmaya çalıştığınız arama motorunu tanırsa Sekme tuşuna basmanızı ister.
F6 veya Ctrl+L Web adresi alanındaki içeriği vurgula
Bir web adresi girin, ardından Alt+Enter tuşlarına basın. Web adresinizi yeni bir sekmede açma

Google Chrome özelliklerini açmak için kısayollar

Ctrl+B Yer imleri çubuğunu etkinleştirme ve devre dışı bırakma
Ctrl+H Geçmiş sayfasını görüntüleme
Ctrl+J İndirilenler sayfasını görüntüleme
ÜstKrkt+Escape Görev yöneticisini görüntüleme
ÜstKrkt+Alt+T Klavye odağını Chrome araç çubuğuna getirme. Araç çubuğunun farklı alanlarına gitmek için klavye üzerindeki sağ ve sol okları kullanın.

Web sayfası kısayolları

Ctrl+P Geçerli sayfayı yazdırma
F5 Geçerli sayfayı yeniden yükle
Ctrl+F5 veya ÜstKrkt+F5 Önbelleğe alınmış içeriği yok sayarak geçerli sayfayı yeniden yükle
Alt tuşuna basıp bir bağlantıyı tıklama Bağlantıyı indir
Ctrl+F Sayfada bul kutusunu açma
Ctrl+G veya F3 Sayfada bul kutusunda girişiniz için sonraki eşleşmeyi bulma
Ctrl+ÜstKrkt+G veya ÜstKrkt+F3 Sayfada bul kutusunda girişiniz için önceki eşleşmeyi bulma
Ctrl+U Kaynağı görüntüle
Bağlantıyı yer imleri çubuğuna sürükle Bağlantıyı yer imlerine ekle
Ctrl+D Geçerli web sayfanızı yer imlerine ekleme
Ctrl++ Metni büyüt
Ctrl+- Metni küçült
Ctrl+0 Normal metin boyutuna dön

Metin kısayolları

İçeriği vurgulayıp Ctrl+C tuşlarına basma İçeriği panoya kopyalama
İmlecinizi bir metin alanına getirip Ctrl+V tuşlarına basma Panodaki içeriği yapıştırma
İmlecinizi bir metin alanına getirip Ctrl+ÜstKrkt+V tuşlarına basma Panodaki içeriği düz metin olarak yapıştırma
Metin alanındaki içeriği vurgulayıp Ctrl+X tuşlarına basma İçeriği silme

Google Chrome Browser’ı buradan indirebilirsiniz.

Google Chrome hakkında tanıtım videosunu ne yazık ki Youtube’a erişimde hala sorunlar yaşayanlar olduğundan sitemizden yayınlıyoruz.

Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.

Google Chrome tanıtım çizgi roman şeklinde yapılmış. İngilizce olarak siteden yayınlanmış. Buradan da inceleyebilirsiniz.


Hoşgeldin ya şehr-i Ramazan!

Written by h'ozerdem on Eyl 1st, 2008 | Files under Genel Yazılar, Öylesine...

ramazan-mekke.jpg11 ayın sultanı Ramazan ayı geldi. Eski günleri ne kadar özlesek de, yine de iftara koşturmasıyla, pide almak için sırada beklemesiyle, ailecek toplanılıp yenilen keyifli yemekleri ile bir Ramazan ayına daha kavuştuk.

Bu Ramazan ayında da Allah ailelerinizle, sevdiklerinizle, dostlarınızla beraber, huzur, sağlık, bereket ve mutluluk nasip eylesin.

Antalya ve diğer iller için İftar ve İmsak vakitlerini bu sayfadan görebilirsiniz.


SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) Ne Değildir?

Written by h'ozerdem on Ağu 29th, 2008 | Files under SEO, Web Tasarım

seo-amo.jpgBir çok kere yazdık SEO konusunda. AMO olarak da biliyorsunuz. Hani “Arama Motoru Optimizasyonu” olarak tabir edilen şu unsur.

İnternet kullanımında “know-how” olgusunun yer almadığı ülkemizde doğal olarak binlerce site sahibi SEO işini evinde “Knight Online” oynadığında ailesi tarafından “Sistem Uzmanı” olarak nitelendirilen zihniyetin doğrultusunda mümkün olan en trajikomik seçimlerle yaptırmakta.

Genellikle bize gelen taleplerde önce ufak bir iş olarak bahsedilen, devamında satış grafiğinin artışında nasıl bir kar marjı elde edileceğini izah ettiğimizde o denli de küçük görülemeyecek bir hizmet olduğu anlaşılan bir olgu arama motoru optimizasyonu.

Defalarca SEO şudur, AMO budur deik durduk. Bu sefer de “ne olmadığı” konusunda biraz fikir verelim istedik.

  1. Arama Motoru Optimizasyonu basit bir iş değildir.
    Bir çok web sitesi sahibi sayfalarını anlamsız keywordler ile doldurmakla, gördükleri tüm sitelere kendi adreslerini kaydetmekle, yüzbinlerce spam mail yollamakla arama motorlarında üst sıralarda yer almayı hedeflerler. Ancak kazın ayağı böyle değil. Google aptal değil. Sadece bu denli kolay olsaydı şu anda hedef arama kelimelerinde ilk 10′da binlerce internet sitesi yer alırdı. Bu matematiksel olarak ne denli mümkünse, bu şekilde sitelerin de yer edinmesi o derecede mümkün.
  2. Arama Motoru Optimizasyonu site tasarımı ile aynı iş değildir.
    Evet. İnternet sitesi tasarlanırken standartlara uygunluğu, kodlamalardaki düzgünlük, içeriğin özgünlüğü ve benzeri olgular göz önüne alınır. Daha doğrusu alınmalıdır. Ne yazık ki günümüzde “SUNUCUMUZUN WEB MAIL DESTEĞİ VAR” diyerek bunu bir özellikmiş gibi göstermeye çalışan hosting ve web tasarım firmamsıları “www.mail2web.com” adresinden ne kadar haberdar ise, bu bahsettiğimiz önemli noktalardan da o derecede haberdar olmakta ve bu unsurlara dikkat etmemektedir.
    Her ne olursa olsun, bir sitenin tasarımı tamamlandıktan sonra SEO işlemleri süreci başlar.
  3. Arama Motoru Optimizasyonu bir kaç yazılımla yapılmaz.
    Arama motoru optimizasyonunu bir kaç tıklamayla yapacak bir yazılım şu anda yok. En azından henüz keşfedilmedi. Bu kadar kolay bir iş olduğunu düşünenlere gidip Pong oynamalarını tavsiye ederim sadece.
    Arama motoru optimizasyonunda tamamı ile Google ile ilgili gelişmelerin takibine dayalı olarak sitelerde yapılacak düzenlemeler önem kazanmaktadır. Bu düzenlemelerin içinde güçlü bir link popülerliği oluşturulması, özgün içerik kazandırılması, sitenin faal halde tutulması gibi konular büyük önem taşımaktadır.
  4. Arama Motoru Optimizasyonu tek başına para kazandırmaz.
    Dilerseniz kalıcı olarak ilk sırada olun. Siteniz içerik olarak yetersiz ise, ziyaretçileri cezbedemiyorsa boşuna uğraşmayın. Nasıl bir mağazaya her giren alışveriş yapmıyorsa, her sitenize gelen de size para kazandırmayacaktır.
  5. Arama Motoru Optimizasyonu bir seferlik ilaç değildir.
    Sizin kadar rakipleriniz de uyanık emin olun. Kimse çıktığı sıralamalarda kalıcı olmuyor. Geçen sene “antalya web tasarım” kelimesinde ilk sırada yer alan sitelerin şu anda aylardır birinci sırada olan sitemize bakarak çalışmalar yapmaları da çok doğal. Tabii buradan bizi Google’a yersiz şikayet eden bazı arkadaşlarımıza saygılar. Yetkililer ile görüşmelerimizde epey güldük şikayetlerine sağolsunlar.
    Önemli olan arama motoru optimizasyonundaki devamlılıktır. Bir sitede arama motoru optimizasyonu çalışmasını bir kerelik, veya 3-5 günlük bir iş olarak düşünüyorsanız hiç bulaşmayın derim.
  6. Arama Motoru Optimizasyonu düşündüğünüz kadar ucuz değildir.
    “golf turkey” kelimesi ile ilgili çalışma yaptığımız Bilyana Golf‘ün sahibi Birol Bey ile bir sohbetimizde iş için ücret almak yerine her satışından %0.1 kar payı alsak şu anda bu paralar ile sıfır bir araba alabileceğimizi konuşmuştuk. Epey de gülmüştük tabii. Bunu demek için nedenimiz de oldukça açıktı. Site sıralamalarda yükseldikçe firmanın pazar payı önlenemez biçimde artmıştı.
    Size parayı kazandıran pazarlama elemanınıza verdiğiniz broşürler değil, elemanınızın görüşmedeki yaklaşımıdır. Aynı şekilde sadece sitenizin iyi bir tasarıma sahip olması size müşteriyi kazandırmaz. Arama motoru optimizasyonu size pazarlamacınızın görevini sunmaktadır. Bu da düşük meblağlı bir işlem değildir. Tabii pazarlamacınızı görüşmeye araba yerine bisiklet, düzgün bir kıyafet yerine yırtık pırtık bir kıyafetle göndermeye doğru diyorsanız, ucuz yollu arama motoru optimizasyonu seçeneklerini kullanmanız da doğaldır.
  7. AdWords Reklamlarında çıkmak Arama Motoru Optimizasyonu değildir.
    Hayretler içinde izlediğimiz bazı firmalar var ki, arama motoru optimizasyonu olarak müşterilerine AdWords reklamlarını sunuyorlar. Sakın kanmayın. AdWords size para kazandıran bir sistemdir. Sıralamalarda yer edinmenizi de sağlar. Ancak reklam vererek çıktığınız alan, emin olun ilk 10 sıra kadar önemli değildir.

Sonuç olarak “arama motoru optimizasyonu” bir çok kişinin düşündüğü şekilde bir iş değildir.


SEO işinin yüz karası “evden eve nakliyat”

Written by h'ozerdem on Ağu 19th, 2008 | Files under Genel Yazılar, SEO

evden-eve-nakliyat.jpegGenelde yurt dışına çalışan firmalara verdiğim bir hizmet SEO. Genellikle de yaşadığım şehir Antalya olduğundan doğal olarak turizm acentaları ile çalışmalar yürütmekteyim.

Yurtdışı siteler arasında “arama motoru optimizasyonu” işleri çok daha keyifli, zira çoğunlukla eli yüzü düzgün işler yapan, hileye hurdaya fazla kaçmayan ve bilgi sahibi rakiplerle kapışmak çok daha keyif verici. Açıkçası “golf turkey” kelimesi ile ilgili çalışmalarımda rakip olarak tanıştığım ve halen irtibatımın devam ettiği SEO uzmanları olması insanı mutlu etmekte.

Doğal olarak Antalya Tasarım Grubu olarak bu hizmeti yurt içi firmalar için de sunmaktayız. Fakat yurtiçinde SEO işlemlerinden o kadar da keyif aldığımı söyleyemeyeceğim. Arama motoru optimizasyonunu sadece sayfasına hile hurda katmak, pornografik içerikli siteler açıp o sitelerden link satmak olarak görenler cidden bizim de müşterinin gözünde “onlardan birisi” olarak görünmemize yol açtıkça tepkimizi çeşitli durumlarda ortaya koyuyoruz.

Peki arama motoru optimizasyonu işinin en varoş sokağı neresidir diye araştırdığımızda tek kelime ile karşılaştık. “EVDEN EVE NAKLİYAT”

Hadi arayalım şu “evden eve nakliyat” kelimesini Google‘da.
Karşımıza çıkan sonuçlara bir göz atalım…

Diyelim ki evinizi taşıyacaksınız, bu sitelerden hangisinin güvenilir olduğunu düşünmek lazım. Aynı kelimenin yabancı ülkelerde arama sonuçlarına Google‘da göz attığımızda çıkan sonuçlarda çok daha eli yüzü düzgün kullanımlarla karşı karşıya oluyoruz.

Hele bu kelimede üst sıralarda çıkmak için nerelerden linkler alınıyor bir gördük ki içler acısı durumu anlatmak lazım olduğunu anladık. Bazı sitelerin aldığı linkleri araştırdığınızda pornografik hikayeler içeren sitelerle dolu olduğunu, bir tanesinin tamamen sploglardan kurulu bir ağdan link bombardımanına tutulduğunu görebiliyoruz.

Peki nedir bu denli hile hurda dönmesinde sebep?
Yurtdışı siteler doğal olarak İngilizce içerikle yaratılıyor ve Google tarafından değerlendirilmelerinde düzgün içeriğin olmasına daha fazla önem veriliyor, ancak dilimiz ile ilgili bu denli kapsamlı bir altyapının (henüz) oluşmadığı bir gerçek. Google’ın da link takası işlemlerinde yapacağı yeni düzenlemeler henüz dedikodu olsa da ateş olan yerden duman çıkmayacağı kesin.

Arama motoru optimizasyonu işlemlerinin daha temiz şekillerde yapılacağı günleri görmek dileğiyle.


“Reklamın iyisi kötüsü olmaz” derler… Yoksa olur mu?

Written by h'ozerdem on Ağu 19th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Haber / Yorum, İnternet / Bilişim

takvim-moda-elinizde.jpgBir çok kez duymuşuzdur, pişkin ve genelde kurnaz fakat pek de yaratıcı olmayan girişimcilerimizin atasözüdür “Reklamın kötüsü olmaz!” deyimi.

Yıllar önce kurumsal internet sitelerine vesikalık resimlerin koyduran zihniyet zaman içinde doğal bir gelişime uğradı. Artık giriş sayfalarında firma kurucusunun önsözü tadında yaklaşımlarda bulunuyorlar. Daha etik, ama aynı derecede negatif etki sahibi davranışlar tabii ki bunlar.

Daha önceleri bu tür kampanyaların olumlu kullanımlarına da rastladık tabii ki. “İnsanların güvenini kaybetmektense..” şeklinde başlayan bir deyim ile Bosch’un marka güvenilirliğini arttırma çalışmasının da ne derecede etkili olduğu su götürmez bir gerçek.

Evet, günümüzde internetin bir çok medya aracından daha etkili olduğu anlaşıldı, fakat bu konunun reklamını yapmak için gereken altyapı henüz hazır mı derseniz, tam da bu konuyla ilgili ilginç bir habere yer vermek lazım.

Söz konusu haber Takvim Gazetesi’nin 28.06.2006 tarihli baskısında yer almıştı. Nereden buldun hocam diyenlere de söyleyeyim, yeni ofisimiz iki sene boş kalmış ve içerideki gazeteler de atılmamıştı. Biz de boya esnasında camları kaplarken gözüme çarptı. Tabii şok edici bir gelişmeydi tahmin edersiniz.

Resimde gördüğünüz imajda geçen haberde aynen şu kelime belirtilmekteydi.
“Modaelinizde.com’a Google’dan tam 5 puan!”
Vay anasını dedim. Biz neden çıkmıyoruz gazetelere diye düşünmek lazım. Şahsi sitem 2 almış durumda halen üzgünüm ama bir çok müşterimize hazırladığımız 7 puanlı sitelerimiz var onları da haber yapalım dedik.

Öncelikle madem bu tür bir “gizli” reklam yapıp bir siteye ziyaretçi akını sağlamayı düşünüyorsunuz elle tutulur bir şeyler belirtseniz daha iyi olmaz mı? Madem Google bu kadar beğendi, neden hala PR (page rank) 5′de kaldı? 2 sene önce PR’ı olmayan sayfalarımız şu anda PR3 ile 5 arasında geziniyor.

“Haydi Takvim! Bizi de haber et!”


Microsoft Excel için 95 adet püf noktası…

Written by h'ozerdem on Ağu 18th, 2008 | Files under Eğitim

excel-logo.jpgİnternette bulduğum ve bir çok kişinin işine yarayacağını düşündüğüm bir kaynak.

İçerikte bulunan maddeler aşağıda sıralandığı gibidir;

1-OTOMATİK KAYDETME
2-ÜST VE ALT BİLGİ
3-SAYILARI BİÇİMLEME
4-PARA BİRİMİNİ DEĞİŞTİRME
5-DEFAULT AYARLARINI DEĞİŞTİRMEK
6-Excel Sayfasız Açılsın.
7-ONDALIK VE BASAMAK AYRAÇLARI.
8-SAYFALARA İSİM VERMEK
9-ÖZEL DÜĞMELER EKLEMEK.
10-EXCEL’İN DOSYA AÇ KLASÖRÜYLE AÇILMASI: 5
11-BULUNAN DEĞERLERİ BAŞKA HÜCRELERDE KULLANMA: 5
12-HATA MESAJLARININ ANLAMI
13-BÜYÜK KÜÇÜK HARF DEĞİŞİMİ
14-OTOMATİK DOLDURMA
15-SEÇİLİ SÜTUNU BAŞKA SÜTUNA TAŞIMA
16-BİRİM DÖNÜŞTÜRME
17-HÜCRE ORTASINA ÇİZGİ ÇİZMEK
18-HÜCREYİ METNE UYDURMAK.
19-ÇOK UZUN SAYFALAR.
20-OTOMATİK TOPLAM.
21-ENTER TUŞUNU KONTROL EDİN.
22-HIZLI KOPYALAMA.
23-FORMÜL KOPYALAMA.
24-BÜYÜK ALANLARI SEÇMEK.
25-EXCEL’DEN WORD’E TABLO AKTARMA
26-Bazı tablolarımız, sayfayı yatay konuma getirsek bile sayfaya sığmıyor. Ne yapmalıyız?
27-Hücrenin içinde birden fazla satır kullanmanın yolu nedir?
28-İki farklı sayfadaki hesap tablolarımı raporumuzun tek sayfasına nasıl bastırabiliriz?
29-SEÇİMİN VAZİYETİ.
30-BAŞLIK ORTALAMA.
31-TABLO YAPIŞTIRMA.
32-WORD’DEN EXCEL’E TABLO.
33-EXCEL’DE BİR GRAFİĞİ NASIL ÇİZDİRİRİZ?
34-RAKAMLARIN EN YAKIN TAM SAYIYA YUVARLANMASI
36- Makroları tüm kitaplarda geçerli kılmanın yolu
37-Formül (işlev) kullanarak yaptığım hesapların, formül olarak değil, rakamsal değer olarak görünmesini istiyorum
38-DİKİNE BAŞLIKLAR KULLANMAK
39-OTOMATİK BİÇİM
40-ROMEN RAKAMLARI
41-HÜCRE DEĞERİNİ ARTTIRIP AZALTACAK DÜĞMELER
42-EXCEL İÇİNDE HESAP MAKİNASI
43-EXCEL SAYFALARINI BİRLEŞTİRMEK
44-SÜTUNLARI SATIR OLARAK KOPYALAMAK
46-EXCEL VE SERİLER
47-ÇALIŞMA SAYFALARINA KOLAY ERİŞİM
48-EXCEL GRAFİKLERİNE YENİ DEĞERLER EKLEMEK
49-KOMUTLARI DÜĞMELEŞTİRMEK
50-EXCEL BELGELERİNDE VURGULAMA
51-WORD VE EXCEL DOSYALARINA ŞİFRE
52-EXCEL’DE FONT LİSTELERİ
53-TÜRKÇE KARAKTER PROBLEMLERİNDEN BIKMADIK
54-EXCEL TABLOLARI VE DEĞERLER
55-ÇALIŞMA SAATLERİ GRAFİĞİ
56-EXCEL’DE KILAVUZ ÇİZGİLERİ
57-TABLOLAR KULLANMA
58-KÜÇÜK OFFICE PÜFLERİ
59-MAKROLARI DÜĞMELERE DÖNÜŞTÜRMEK
60-SAYFALAR ARASINDA HIZLI GEÇİŞ
61-OTOMATİK PARÇA İSMİ
62-ONU BUNA ÇEVİRMEK
63-BOŞ HÜCRELERİ KONTROL ETMEK
64-NE OLACAK BU VERİLERİN HALİ
65-OTOMATİK TOPLAMA
66-HÜCRELERİ OTOMATİK OLARAK DOLDURMA
67-KÜÇÜK KÜÇÜK NOTLAR
68-SATIRLARI İSTİLA EDEN DEĞERLER
69-KLASÖRLERİNİZLE ÇALIŞIRKEN BEŞ PÜF NOKTASI
70-ALANLARA İSİM VERME
71-FORMÜL GİRMENİN KOLAY YOLU
72-EĞER İŞLEVİNİN KULLANILMASI
73-BİR SÜTUNDA KAÇ TANE (EĞERSAY İŞLEVİ)
74-UZUN İSİM VERMEYİN
75-ORTALAMAYA YAKIN SAYI
76-HÜCREYE BİR SATIRDAN FAZLA YAZMAK
77-SIRALI DEĞERLERİ OTOMATİK DOLDURMA
78-HÜCRE ÇİZGİLERİNİ GÖSTERMEK/GİZLEMEK
79-DÜĞMELERİN TANIMLARINI DEĞİŞTİRMEK
80-EXCEL’DE SIFIR ATMA
81-EXCEL DİZİ FORMÜLLERİ İLE SEÇİLİ VERİLERİN ÖZETLENMESİ
82-WORD VE POSTA LİSTELERİ
83-EXCEL DOSYALARINIZI HTML OLARAK KAYDETMEK
84-GRAFİK YARATMAK
85-GRAFİK TÜRÜ SEÇMEK
86-MAKROLARI TÜM KİTAPLARDA ETKİN KILMAK
87-VERİLERİ SIRALAMAK VE SÜZMEK
88-HESAPLAMA SONUÇLARININ RAKAMSAL DEĞER OLARAK GÖRÜNTÜLENMESİ
89-HESAPLAMA SONUÇLARINI BAŞKA SAYFALARDA KULLANMAK
90-EXCEL’İ SAYFASIZ AÇMAK
91-OTOMATİK DOLDURMA
92-OTOMATİK SÜZME
93-SÜTUNLARI SATIR OLARAK KOPYALAMAK
95-ZAMAN GRAFİĞİNİN EĞİLİMİ

Read more..


2008 Pekin (Beijing) Olimpiyatlarından bazı ipuçları, görüntüler ve videolar…

Written by h'ozerdem on Ağu 16th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Haber / Yorum

pekin-olimpiyat-logo.jpg2008 Pekin Olimpiyatları baş döndürücü bir açılış ile karşımızdaydı. Çin olimpiyat oyunları açılışında ufak hileler yapılması da doğaldı tabii ki. Ünlü bir yönetmen tarafından yönetilen açılış töreninde Çinli yönetmen Zhang Yimou nasıl hilelere başvurmuş öğrenmek ister misiniz?

1-Havai fişekler ‘animasyon’muş
Olimpiyatların açılış törenleri televizyondan gösterilen bazı havai fişeklerin bilgisayarda meydana getirilen görüntüler olduğu ortaya çıktı. Associated Press’in haberine göre, Çinli organizatörler, seremoni gecesi gerçekten de havai fişeklerin patlatıldığını ancak TV’lerdeki havai fişeklerden bazılarının önceden kaydedilmiş üç boyutlu bilgisayar görüntüleri olduğunu itiraf ettiler.

2- ‘Diş durumundan’ sahneye çıkamadı
Olimpiyatların açılış seremonisinde şarkı söylemesi gereken 7 yaşındaki Çinli kız çocuğunun “dişleri kırık ve çirkin” diye sahneye çıkarılmadığı, onun yerine yüzü daha güzel olduğu için sahneye çıkarılan 9 yaşındaki “sahte şarkıcının” ise playback yaptığı ortaya çıktı.
İngilizce yayımlanan “China Daily” gazetesinin haberine göre, Çinli yetkililerin, “bir meleğin sesine” sahip olduğu belirtilen 7 yaşındaki Yang Peiyi’nin dişleri kırık olduğu gerekçesiyle açılış seremonisi için uygun görmedikleri kaydedildi.
Onun yerine sahneye çıkan 9 yaşındaki Lin Miaoke’nin ise sadece “şirin görünümünden dolayı” seçildiği ancak sesi kötü olduğu için sadece dudaklarını oynattığı, şarkıyı ise Yang Peiyi’nin söylediği bildirildi.

3- Tribünleri ‘kiralık seyirciler’ şenlendiriyor
Bazı oyunlarda seyircilerin az olmasından dolayı tribünlerin boş görünmesinden endişe eden Çinli yetkililerin, parayla “seyirci” kiralayarak sarı olimpiyat tişörtü giydirdikleri ve tribünlere oturttukları ortaya çıktı. Olimpiyat komitesindeki yetkililer, benzer olayların geçmişteki olimpiyatlarda da yaşandığını, “Olimpiyat atmosferinin bozulmaması için” bu tür tedbirler almanın normal olduğunu savundular.
Wang Wei adlı yetkili, “kiralanan seyircilerin” tüm bir olimpiyat sezonu için biletleri bulunduğunu, ancak yalnızca “plaj voleybolu” gibi seyircinin az olduğu belli başlı karşılaşmaları izlediklerini kaydetti.

Bir sinema yönetmeni olan Zhang, olimpiyatlarda başarılı bir çalışma sergiledi. Yönetmen olimpiyat hazırlıkları sırasında günde 2-3 saat uyuyabildiğini ve onlarca film çekse bu kadar yorulamayacağını açıklamıştı.

Yönetmen Zhang Yimou açılış töreninde daha önce provalarda kaydedilen görüntülerin de kullanıldığını açıkladı.

Ekteki 7 video ile 2008 Pekin Olimpiyatları ile ilgili görüntüleri izleyebilirsiniz.

Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.


Maksat makale olsun…

Written by h'ozerdem on Ağu 16th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Haber / Yorum, SEO, İnternet / Bilişim

google.jpgİnternetin getirdiği en önemli fayda “bilgiye kolay ulaşım” iken bir sorunu da beraberinde taşıdı hayatımıza.

“Bilgi Kirliliği”
Herkesin, her konuda kolaylıkla ahkamlar kesmesini sağlayan bu durum, yalan yanlış ne varsa internette bilgi gibi paylaşılmasını sağlamakta.

Son karşılaştığımız bir örnekte ise neredeyse “Lost” dizisinin senaryosu olabilecek bir hayal gücüne şahit olduk arkadaşlarla.

Makalenin orjinali İngilizce, Türkçeleştirip gerçekmiş gibi sunulan halini, şu şekilde (açıklamalarla) sunmakta fayda var.

Google arama motoru efsanesinin kökleri biizm bildiğimizin aksine 1990′lı yılların ortasına değil, ondan çok daha eskilere yani Almanların 1. dünya savaşı sonrası 1923 yılında kurduğu Googel Cars & Co. şirketine dayanmaktadır. Şirketin ürettiği yarış otomobillerinden birisinin 1931 yılındaki alman ulusal yarış şampiyonasında feci bir kaza yapması neticesinde Google şirketinin iflasını açıklanmış ve bu marka adı 20 yıl kadar ortalıkta görünmemiştir..

Öncelikle bu firma hakkında bir araştırma yapalım dedik, ancak dünya tarihinde bu isimle bir firma bulunmadığı bariz bir gerçek. Hadi bunu geçelim, 1931 senesinde bahsi geçen Alman Ulusal Yarış Şampiyonası’ndan kastedilen yarışın ne olduğunu merak ettik doğrusu. Araştırdığımızda 1931 senesinde Almanya’da yapılan yarış büyük ihtimalle “1931 Alman Grand Prix” ve Wikipedia‘da bulunan bilgilere göre pek de inandırıcı gelmiyor.

1953 yılında New York’lu terzi Thomas Rafner Jr. çalıştığı sektörü değiştirmeye karar vererek “Barney Google” adında bir turizm şirketi kurmuş ve şirketin logosunda ise bir at kullanmıştır. Bu şirketin sloganı ise “Google- Büyük elmayı bir ısırışta ye” anlamına gelen “Google - The Big Apple in One Bite” mottosuydu. Saç kesiminden şehir içi turlara kadar çok değişik alanlarda faaliyet gösteren bu şirket daha sonraları 1970 lerde teknoloji sektörüne de ayak basacaktı. Şirketin yeni faaliyet alanı yabancılara servis yapacak ilkel bir arama motoru yazılımının geliştirlmesiydi.

İlginç. Hatta çılgınca. Bu denli büyük bir firmayı kurmuş, ve tarihe iz atmış bir kişi hakkında bilgilere nedense hiç bir yerde ulaşamıyorsunuz. Dharma’ya benzeyen bir şirket sanırım. Adaları da vardır şimdi bu arkadaşların. 1970′lerde bu tür bir arama motorunun yazılımının geliştirilmesi biraz zor olurdu sanırım. Zira bu tür işler o dönemlerde rehber kitaplardan zaten yapılmaktaydı.

Massachusetts Yüksek Teknoloji Enstitüsü ile yapılan işbirliği neticesinde elektronik şehir rehberi programı hazırlamaya karar verilmesiyle New york şehrindeki bulunması zor yerler ve Anahtar kelime arama sistemi ilk defa 1974 yılında şirket tarafından ticari manada uygulamaya konulmuştur. Bu sistemin gelişmiş bir versiyonu daha sonra Nobel ödülüne aday gösterilmiştir. Yani diğer bir deyişle günümüzde Googling adı verilen arama motoru dizaynının ilk sürümünün 1979 daki atası olan teknolojiye First Generation Googling (FGG) adı verilmiştir.

1974 senesinde bu tür bir çalışma hiçbir kayıtta görünmüyor. İlk e-posta yollanmasının 1971′de olduğunu göz önüne alırsak sizce bu tür bir çalışma tarihe geçmez miydi? Yoksa MIT çok mu fazla mütevazi?

Google arama teknolojisinin IBM tarafından 1984 IBM tarafından satın alınmasına kadar geçen sürede bu teknoloji yatırımcıların pek dikkatini çekmemiştir. 1988, yılında Google Inc. National Security Agency yani Amerikan Ulusal güvenlik Ajansı tarafından satın alınmasıyla kullanım amacı daha çok istihpari faaliyetlere kaymıştır. Ajansın bu yazılım hakkındaki sır saklama eğilimleri nedeniyle Google ismini satın almayı bile unutmuş ve 1991 yılında sembolik bir fiyata Peter-Paul Sovri tarafından isim ve patent hakları satın almıştır.

IBM 1984 yılında klavyelerindeki hataları düzeltmekle meşgul iken tarihe geçecek bu buluşu almış. Hatta IBM gibi bir devin aldığı bu destansı iş nedense kimsenin ilgisini bile çekmemiş. Dahası ne kadar doğrudur bilinmez ama NSA ile Google arasında bir bağlantının olup olmadığı hala tartışma konusuyken madem bu denli bilgi sahibisiniz gösterin evrakları, kaynağı da tarihe geçirin isminizi.

Ayrıca şu konuda hemfikirim. Amerika’nın bir çok istihbarat hatası yaptığını kendileri de kabul ediyorlar ama bu kadarı da komik olur. Yok efendim Google ismini satın almayı unutmuş. Ardından da Peter-Paul Sovri (bkz. Google aramalarında sadece 3 sayfada ismi var) nasıl uyanık bir adammış ki bu ismi satın almış. Biraz yavaş :)

1990 ların ortasında World Wide Web fikrinin ve atılımının yaygınlaşmasıyla üvey oğlu Larry Page, ve oğlunun arkadaşı Sergey Brin, tarafından günümüzde bildiğimiz Google web arama motoru geliştirilmiş veya icat edilmiştir.

Üvey oğlu? Yahu Larry Page’in babasının ismi “Carl Victor Page” ve annesinin ismi “Gloria Page”. Biraz usturuplu sallasanız. Bakın Wikipedia sayfasına.

Yazının devamını sadece bilgi için verelim, gerisini araştırmaktan vazgeçtik. Sadece şahsi yorumlarımızı sunuyoruz. Arkadaşlara bu denli bir hayalgücü hakkında saygılar!

Site ziyaretçileri zamanla artmaya başlamış ancak P.P. Sovri nin 1998 yılında trajik ölümüyle Google arama motoru çalışmaları Sovriye adanmıştır.Diğer arama motorlarından daha iyi sonuç verebilmek amacıyla 20,000 internet aşığı ispanyol gencinden yardım alınmış bu gençlere 2 milyar web sayfasının tektek inceletilerek safya kalitelerini 1 den 10 a kadar numaralandırmak suretiyle tespit etmeleri istenmiştir. Binlerce gencin 2 ay boyunca uykusuz kalarak harcadığı performans sonucunda google arama motorunun bugünkü algoritmasının temeli atılmıştır. Bu çılgın fikir, Bring ve Page’in yıllar sonra milyarder olmalarını sağlayacaktır.

20bin internet aşığı İspanyol genç! Vay anasını. Evet Google ilk denemelerinde bir çok beta tester tarafından kullanıldı, hatta bunların arasında “hispanik” dediğimiz İspanyol kökenli kişiler de vardı, ama bu kadar da değildi. Hem neden sadece İspanyol? Onu da açıklasaydınız bari.

Günümüzde on milyarlarca web sayfası google SEO tarafından indekslenmiş durumdadır ve ortalama günlük 300 milyon arama yapmaktadır. , Gördüğünüz gibi Kastlowski’nin arabalarından günümüze oldukça uzun ve zorlu bir yol katedilmiştir. Her ne kadar 70′li yıllardan beri devam eden arama motoru fikrinin günümüzde geldiği mesafe inanılmaz görünse de gelecekte google markasının daha akıl almaz işleri yapacağını düşünmekteyim. Ayrıca Google SEO işine uzun bir süre yani google.com un popülaritesinin devam ettiği müddetçe devam edeceğimizi ummaktayım

Ummaya devam etmenizi tavsiye ederim. Evet Google daha da devam edecek yoluna ancak geçmişi hakkında bu denli uçuk (!) bir senaryo konusunda sizi başta belirttiğim gibi Lost dizisinin senaristleri arasına almak lazım. Bravo arkadaşlar! Sonuç olarak imla hatalarını bırakın bu denli mesnetsiz sallamaların da internette yer aldığını unutmamak lazım. Ayrıca bu çeviri için zaman harcayan arkadaşlarımıza da teşekkürler. Onlar da umarız her okuduklarını doğru olarak algılamaktan vazgeçerler.

Her sunulan doğru değil bu sanal alemde. Lütfen okuduğunuz her konuda kaynak araştırmasını yapmayı unutmayın.

Not: Yazının orjinaline link vermekte oldukça hassasız ancak arkadaşların deşifre olmalarına pek gerek yok. Ayrıca yazının ingilizce orjinalini http://blogoscoped.com/history/google.html adresinde görüntüleyebilirsiniz.


GNU lisansı (GPL) ve Copyleft hakkında…

Written by h'ozerdem on Ağu 16th, 2008 | Files under Eğitim, İnternet / Bilişim

gpl.jpgHepimizin gözüne muhakkak en az bir kere çarpmış kavramlar. Tabii “ben biliyorum zaten” edasıyla hiç bir maddesini anlamamış bazı zihniyetler var ki hayatlarında şamar oğlanı olmaya alışmış olduklarından pek fark etmiyor bilmemeleri ama yine de merak edenlere bu lisans teriminin tam açıklamasını sunalım.

Bu, GNU Genel Kamu Lisansının (GPL) Türkçe’ye gayrıresmi çevirisidir. Bu çeviri Free software Foundation tarafından yayınlanmamış olup GNU GPL kullanan yazılımların dağıtım şartlarını belirleme açısından hukuki bağlayıcılığı yoktur — Hukuki açıdan yalnızca GNU GPL’in İngilizce metni bağlayıcıdır. Bu çeviri, Türkçe kullanıcılarının GNU GPL’i daha iyi anlayabilmeleri için hazırlanmıştır.
GNU Genel Kamu Lisansı (GPL)
Sürüm 2, Haziran 1991

Telif Hakkı © 1989, 1991 Free software Foundation, Inc. 59 Temple Place - Suite 330, Boston, MA 02111-1307, USA

Bu lisans dökümanının birebir kopyalarını yapma ve dağıtma izni herkese verilmiştir, fakat metinde değişiklik yapma izni yoktur.

GİRİŞ

Yazılım lisanslarının çoğu sizin yazılımı paylaşma ve değiştirme hakkınızın elinizden alınması için hazırlanmıştır. Buna karşılık, GNU Genel Kamu Lisansı sizin serbest yazılımları değiştirme ve paylaşma hakkınızın mahfuz tutulması ve yazılımın bütün kullanıcıları için serbest olması amacı ile yazılmıştır. Bu Genel Kamu Lisansı, Free software Foundation’un çoğu yazılımı ve bu lisansı kullanmayı düstur edinen diğer yazılımcıların yazılımları için kullanılmaktadır. (Free software Foundation’un bazı yazılımları GNU Kitaplık Genel Kamu Lisansı — GNU LGPL — altında dağıtılmaktadır.) Siz de bu lisansı yazılımlarınıza uygulayabilirsiniz.

Serbest yazılımdan bahsettiğimiz zaman fiyattan değil, özgürlükten bahsediyoruz. Bizim Genel Kamu Lisanslarımız, sizin serbest yazılımların kopyalarını dağıtma özgürlüğünüzü (ve isterseniz bu hizmet için para almanızı), yazılım kaynak kodlarının size dağıtım esnasında veya eğer isterseniz verilmesini, yazılımı değiştirebilmenizi, yazılımın parçalarını yeni yazılımlar içerisinde kullanabilmenizi ve bunları yapabileceğinizi bilmenizi sağlamaktadır.

Haklarınızı koruyabilmemiz için sizin haklarınızı kısıtlama veya sizin bu haklarınızdan feragat etmenizi isteme yollarını yasaklayıcı bazı kısıtlamalar getirmemiz gerekmektedir. Bu kısıtlamalar eğer serbest yazılım dağıtıyor veya değiştiriyorsanız size bazı yükümlülükler getirmektedir.

Örneğin böyle bir programın kopyalarını, bedava veya ücret karşılığı dağıtıyorsanız alıcılara sizin sahip olduğunuz bütün hakları sağlamalısınız. Onların da kaynak kodlarına sahip olmalarını veya ulaşabilmelerini sağlamalısınız. Onlara da haklarını bilebilmeleri için bu şartları göstermelisiniz.

Haklarınızı iki koruma iki aşamada gerçekleşmektedir:
Yazılıma telif hakkı alınmaktadır.
Yazılım lisansı olarak size, hukuki olarak, yazılımı kopyalama, dağıtma ve/veya değiştirme hakkı tanıyan bu lisans sunulmaktadır.

Ayrıca, yazarların ve bizim korunmamız için bu serbest yazılımın herhangi bir garantisi olmadığını herkesin anlamasını istiyoruz. Eğer yazılım başkası tarafından değiştirilmiş ve değiştirilmiş hali ile tarafınıza ulaştırılmış ise alıcıların, ellerinde olan yazılımın orjinal olmadığını, dolayısıyla başkaları tarafından eklenen problemlerin ilk yazarların şöhretlerine olumsuz etkide bulunmaması gerektiğini bilmelerini istiyoruz.

Son olarak, bütün serbest yazılımlar yazılım patentleri tarafından sürekli tehdit altında bulunmaktadır. Serbest bir yazılımın dağıtıcılarının bireysel olarak patent lisansı almalarını ve bu yol ile yazılımı müseccel hale getirmelerine imkan vermemek istiyoruz. Bunu engellemek için, yazılım için alınacak her patentin herkesin serbest kullanımına izin vermesi veya patentlenmemesi gerektiğini açık olarak ortaya koyuyoruz.

Kopyalama, dağıtım ve değiştirme ile ilgili kesin şart ve kayıtlar aşağıda yer almaktadır.

KOPYALAMA, DAĞITIM VE DEĞİŞTİRME İLE İLGİLİ ŞART VE KAYITLAR

0. Bu Lisans, telif hakkı sahibi tarafından içerisine bu Genel Kamu Lisansı altında dağıtıldığına dair ibare konmuş olan herhangi bir yazılım veya başka eseri kapsamaktadır. Aşağıda “Yazılım”, bu kapsamdaki herhangi bir yazılım veya eser, “Yazılımı baz alan ürün”, ise Yazılım veya telif kanunu altında Yazılım’dan iştikak etmiş, yani Yazılım’ın tamamını veya bir parçasını, değiştirmeden veya değişiklikler ile, veya başka bir dile tercüme edilmiş hali ile içeren herhangi bir ürün, manasında kullanılmaktadır. (Bundan sonra tercüme “değiştirme” kapsamında sınırsız olarak içerilecektir.) Her ruhsat sahibine “siz” olarak hitap edilmektedir.

Kopyalama, dağıtım ve değiştirme haricinde kalan faaliyetler bu Lisans’ın kapsamı dışındadırlar. Yazılım’ı çalıştırma eylemi sınırlandırılmamıştır ve Yazılım’ın çıktısı yalnızca çıktının içeriği (Yazılım’ı çalıştırmak yolu ile elde edilmesinden bağımsız olarak) Yazılım’ı baz alan ürün kapsamına girer ise bu Lisans kapsamındadır. Bu koşulun sağlanıp sağlanmadığı Yazılım’ın ne yaptığı ile ilgilidir.

1. Yazılım’ın kaynak kodlarını birebir, aldığınız şekilde, herhangi bir ortamda ve vasıta ile, uygun ve görünür bir şekilde telif hakkı bildirimi ve garantisiz olduğuna dair bildirim koymak, bu Lisans’dan bahseden herhangi bir bildirimi aynen muhafaza etmek ve bütün diğer alıcılara Yazılım ile birlikte bu Lisans’ın bir kopyasını vermek şartı ile kopyalayabilir ve dağıtabilirsiniz.

Kopyalamak fiili işlemi için bir ücret talep edebilir ve sizin seçiminize bağlı olarak ücret karşılığı garanti verebilirsiniz.

2. Yazılım’ın kopyasını veya kopyalarını veya herhangi bir parçasını değiştirerek Yazılım’ı baz alan ürün elde edebilir, bu değişiklikleri veya ürünün kendisini yukarıda 1. bölümdeki şartlar dahilinde ve aşağıda sıralanan şartların yerine getirilmesi koşulu ile kopyalayabilir ve dağıtabilirsiniz.

a) Değiştirilen dosyaların görünür bir şekilde dosyaların sizin tarafınızdan değiştirildiğine dair, tarihli bir bildirim içermesini sağlamalısınız.

b) Yazılım’dan veya Yazılım’ın bir parçasından tamamen veya kısmen iştikak etmiş ve sizin tarafınızdan dağıtılan veya yayınlanan herhangi bir ürünün bütün üçüncü şahıslara bu Lisans şartları altında ücretsiz olarak ruhsatlanmasını sağlamalısınız.

c) Eğer değiştirilen yazılım olağan kullanım altında komutları interaktif olarak alıyor ise, yazılım, en olağan kullanım için interaktif olarak çalıştırıldığı zaman uygun bir telif hakkı bildirimi, garantisi olmadığına (veya sizin tarafınızdan garanti verildiğine), kullanıcıların bu yazılımı bu şartlar altında tekrar dağıtabileceklerine, ve kullanıcının bu Lisansın bir kopyasını nasıl görebileceğine dair bir bildirim yazdırmalı veya göstermelidir. (İstisna: Eğer Yazılım’ın kendisi interaktif ise fakat böyle bir bildirimi olağan kullanım esnasında yazdırmıyor ise, sizin Yazılım’ı baz alan ürününüz böyle bir bildirimde bulunmak zorunda değildir.)

Bu şartlar değiştirilmiş eserin tamamını kapsamaktadır. Eğer eserin tespit edilebilir kısımları Yazılım’dan iştikak etmemiş ise ve makul surette kendi başlarına bağımsız ve ayrı eserler olarak kabul edilebilir ise, o zaman bu Lisans ve şartları, bu parçaları ayrı eser olarak dağıttığınız zaman bağlayıcı değildir. Fakat, aynı parçaları Yazılım’ı baz alan bir ürün bütününün bir parçası olarak dağıttığınız zaman bütünün dağıtımı, diğer ruhsat sahiplerine verilen izinlerin bütüne ait olduğu ve parçalarına, yazarının kim olduğuna bakılmaksızın bütün parçalarına tek tek ve müşterek olarak uygulandığı bu Lisans şartlarına uygun olmalıdır.

Bu bölümün hedefi tamamen sizin tarafınızdan yazılan bir eser üzerinde hak iddia etmek veya sizin böyle bir eser üzerindeki haklarınıza muhalefet etmek değil, Yazılım’ı baz alan, Yazılım’dan iştikak etmiş veya müşterek olarak ortaya çıkarılmış eserlerin dağıtımını kontrol etme haklarını düzenlemektir.

Buna ek olarak, Yazılım’ı baz almayan herhangi bir ürünün Yazılım ile (veya Yazılım’ı baz alan bir ürün ile) bir bilgi saklama ortamında veya bir dağıtım ortamında beraber tutulması diğer eseri bu Lisans kapsamına sokmaz.

3. Ya