İnternet Psikolojisi ve Bağımlılık

Written by h'ozerdem on Tem 7th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Kişisel Yazılar, İnternet / Bilişim

İnternet Psikolojisi ve BağımlılıkDünyanın yeni bağımlılığı internet. Biz çocuklarımızı sigara, uyuşturucu ve alkol bağımlılığından korumaya çalışırken bu yenilik (aslında uzunca bir süredir varolan bir olgu) oldukça düşündürücü.

Peki nedir internet bağımlılığı. Bir kaynakta aynen şu şekilde özetlenmiş;

“Bilgisayar başında çok fazla zaman harcanması ve bu durumun kullanıcıda, kişisel sıkıntı yaratması.”

Bu bağımlılık genellikle bireysel iletişimde ve çalışma hayatında problemler yaratmakta. Binlerce kişi günümüzde vaktini MSN Messenger ve benzeri yazılımlar ile chat yaparak, internette sörf yaparak ve oyun oynayarak geçirmekte. Destek verdiğimiz bir çok kuruluş elemanlarını çeşitli yazılımlarla takip ettirmekte ve inanın elimize geçen günlük raporlar hiç iç açıcı değiller.

Genel kanı olarak insanların interneti tam amacında kullanmadığını belirtebiliriz. Hoş amaçlarla sonuçlar genelde birbirinden çok uzak kalır insan doğasında fakat bu konuda durum daha da değişik. Araştırmalara göre insanlar internet alışkanlıklarını devam ettirebilmek için arkadaşlarını, işlerini ve hatta ailelerini ihmal ediyorlar. Dahası olmadıkları kişilikler edinip bu kişiliklerin yansımalarını hayatlarında da sürdürmeye çalışıyorlar. Varın siz düşünün sonuçları.

Avrupa Birliği ülkelerinde yapılan bir araştırmaya göre günlük 4 saatten fazla internet kullanımında bulunan kişilerin beyinlerinde dopomin maddesinin daha fazla salgılandığı tespit edilmiş durumda. Dopomin maddesinin aynı şekilde fazla salgılanması kumar bağımlılarında olmakta. Dahası bir çok psikiyatri dergisinde yayınlanan çalışmalar aşırı internet kullanımını, uyuşturucu ve alkol bağımlılığı, kişilik bozuklukları gibi ruh hastalıkları arasında göstermekte.

Halen Amerika Birleşik Devletleri’nde bilgisayar bağımlıları için bir çok rehabilitasyon merkezi bulunuyor. Gününün büyük bölümünü internette geçiren kullanıcıların yardım gördüğü bu merkezlerin açılması da boş yere değil. Psikolog Kimberly Young’a göre aşağıdaki kriterlerden dördünü veya daha fazlasını bulunduran kişiler bağımlı internet kullanıcıları olarak sınıflandırılıyor;

  • Internet’te çok fazla zaman harcadığını hissetme
  • Doyuma ulaşmak için Internet’i daha fazla süre kullanma ihtiyacı duyma
  • Internet kullanımını kontrol edememe
  • Internet kullanımına son verdiğinde veya kesmeye çalıştığında kendini rahatsız ve sinirli hissetme
  • Internet’i, sorunlardan kaçmak veya karamsar ruh halinden kurtulmak için kullanmak
  • Internet kullanımının derecesini gizli tutmak için aileye veya arkadaşlara yalan söylemek.
  • Internet yüzünden tehlikeye atılmak veya önemli bir ilişkiyi, işi, eğitim veya kariyerle ilgili bir fırsatı riske atmak.
  • Internet’e bağlanmadığında içe çekilme, depresyon ve sıkıntı seviyesinde artış
  • Tasarladığından daha fazla süre Internet kullanma

Peki bağımlı mısınız?

En kolay kontrol için tavsiye edilen şu yol. Bilgisayar monitörünüzü kapayıp monitördeki yansımanıza bakın. Ardından günün ne kadar vaktini bu şekilde geçirdiğinizi düşünün. İşyerinizde internet başında geçirdiğiniz saatlere rağmen evinize gider gitmez bilgisayarınıza saldırıyorsanız bağımlılığınız tehlikeli seviyede bulunmaktadır.

Anne babalar için çocuklarının bağımlılığını kontrol etmek için bazı önerilerimiz de var. Aşağıdaki gözlemleri uygulamanızı tavsiye ederiz;

  •  Okula geç kalmasına rağmen bilgisayar başından kalkamama,
  • Aksatmadan her gün internete girmek, girdikten sonra uykusuz kalma pahasına kendini oyundan alamamak
  • Gerçek dünyadan kopup arkadaşlarıyla beraber olmak yerine internette sohbet odalarında sanal arkadaşlıkları tercih etmek,
  • Yemek yemeye giderek daha az zaman ayırmak veya bilgisayar başında bir şeyler atıştırmak,
  • Bilgisayarda çok fazla zaman harcadıkları halde bunu inkar etmek.

Düşündürücü olan diğer bir konu ise 2002′de Türkiye Bilişim Fuarı Raporu. 7-15 yaş arası çocuk ve gençlerin %90 gibi bir oranı interneti sadece eğlence amaçlı kullanmakta. Bu durumun bir başka vahim yansıması ise gençlerin fiziksel egzersiz ve sosyal aktivitelerden uzak kalmaları ile düzensiz beslenme şeklinde olmakta. Tabii karpal tünel sendromu, boyun kaslarında tutulma, uyku düzensizlikleri ve görme kayıplarını da ekleyebiliriz. Tabii ruhsal olarak kişinin daha saldırgan, anlamsız hareketlerde bulunması, her olayı internet üzerinden çözmeye çalışması ve gerçek ortamda yapamadığı bir çok şeyi sanal ortamdaki hayali karakterinde bulunan bir özelliği olarak göstermeye çalışması da eklenebilir.

İnternet psikolojisi uzmanı Dr. Adam Joinson, “Konuşurken birçok duygumuzu vücut diliyle anlatırız. Ancak yazarken tüm duygularımızı daha yoğun ifade ederiz. Bir klavyenin karşısında cinsel konuları açmak daha kolay” demekte. Özgür mekanımız olan zihnimizde istediğimizi düşünür ve hatta yaşarız ancak hiç bir baskı ile karşılaşmaz veya hesap vermek zorunda kalmayız. Hayal gücü sınırsız özgürlüğün yeridir yani. Bu özgürlüğün diğer mekanı olarak bir çok kişi interneti görmektedir. Gerçek hayatta yaptıklarınızın, söylediklerinizin muhakkak bir karşılığı vardır. Ancak sanal ortamda bilgisayarın başına geçilir, istenen kişiye tüm hakaretler edilir ve bilgisayar kapatılır. Ne bir karşılık verilebilinir, ne de bir cevap hakkı vardır ortada. Tabii bağımlı ve sorunlu olmanın temel ögelerinden birisi burada ortaya çıkmaktadır.

Çeşitli sorunları olan insanlar en çok sanal ortamda rahatlamaktadırlar. Burası bir gerçek. Ne yazık ki bu tür kişilerle hepimiz çeşitli zamanlarda muhatap oluruz.  Gerek sosyal içerikli sitelerde, gerek yazışmalarımızda.

Neden mi?

Sanal ortamda denilenlerin karşısında bir söylemle karşılaşsanız bile önemli değildir. Hatta gerçek hayatta bir insanın yüzüne karşı söylemekten çekinilen kelimelerin en çirkinlerini bile söylenir, mesnetsiz atıflarda bulunulur ve bağımlılığın, kişilik bozukluğunun karşılığı olan davranışlar ortaya çıkar.

Peki sanal ortamda bu tür davranışları neler cazip kılar?

Bir şemsiye tamircisi, yazmış olduğu şiirleri incelemesi için Shakespeare’a gönderdiğinde, ünlü yazarın cevabı şu olur: “Dostum siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın, sadece şemsiye yapın.”

İnternet ortamında kendisini şair olarak tanıtan şemsiye tamircilerini yoğun olarak görebilirsiniz. Özellilkle forumlarda konu ile ilgili hiçbir gerçekçi ve bilimsel bilgisi olmadığı halde kendini konu uzmanı olarak tanıtan ve diğer insanlar tarafından onaylanan  bu karakterler, internetin güvenirliğinde bir tehdit unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır.

İşin ilginç noktası bu yalan yanlış bilgiler kısa sürede internet aleminde  kabul görmekte, onaylanmaktadır. Peki bu nasıl gerçekleşmektedir? Bir arkadaşınız size bir zürafa resmi gösterse ve bunun bir zebra olduğunu söylese ne tepki gösterirsiniz? Tabii ki itiraz kaçınılmazdır. Ama sosyal psikoloji, ortadaki görüşü destekleyen insanlar çoğaldıkça itirazın azaldığını söylemektedir. Etrafınızdaki 30 insan, size gösterilen zürafanın, zebra olduğunu söylediğinde çoğu insan bunu onaylar. 1953 tarihinde Solomon Asch tarafından yapılan bir deneyde tahtaya farklı uzunluklarda çizgiler çizilir. Sınıftaki bulunan öğrencilerin görevi farklı uzunluktaki çizgilerin eşit olduğunu söylemektir. Durumdan haberi olmayan kurban konumundaki deneklerin yarıya yakını, çizgilerin eşit uzunlukta olduğunu kabul ederler. Tabi bu arada çoğu denek büyük bir gerginlik hisseder. Özellikle forumlar gibi sitelerde grup büyüdüğünde, o ortamın güvenirliği azalmaktadır.

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü tarafından İzmir ve Mersin’deki 240 internet kullanıcısı üzerinde yapılan “İnternet ve İnternet Yalanları” konulu araştırmanın ilginç sonuçları ise şöyledir. Araştırmaya katılan kişilerin internet üzerinde kendisini tanıtmakta %35′inin yaşını, %32’sinin cinsiyetini, %38′inin mesleğini, %77’sinin adını ve %53′ünün beğenmediği fiziksel özellikleri değiştirdiği görülmüştür. Erkeklerin, kendilerini kadın olarak tanıtmasının sebepleri; daha kolay arkadaş edinmeyi sağlaması ve eğlence olması. Tabii ki kadınların da daha az sarkıntılığa maruz kalmalarıdır. İnternet kullanıcılarının %44’ü, “başka birisi olarak kendimi tanıtmak beni rahatlatıyor” ifadesini kullanmaktadır. İnternet kafe vb. mekanları kullanım amaçları araştırıldığında ise birinci sırada arkadaşlıklar edinme, ikinci sırada sörf yapma, üçüncü sırada ise flört ve e-mail ile haberleşme bulunmaktadır.


Altivi: Açık arttırma mı? Dönme dolap mı?

Written by h'ozerdem on May 30th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Haber / Yorum

AltiviGenelde açık arttırma ve online alışveriş yapacağınız internet sitelerinde hepimiz kuruluşun güvenilirliğini ararız. Ne de olsa işin riski artık “bilgisayarıma virüs girer mi” endişesinden çıkıp, “banka hesabım talan olur mu” paranoyasına dönmeye başlamıştır. İçimiz rahatlasın diye genelde sitelerin alt tarafında bulunan “Satış Sözleşmesi” vb başlıkları incelemeye başlarız.

Altivi’de uzunca bir süredir internet dünyasında riskli olduğu tartışmaları bir çok yerde uzayıp giden bir site olmaya başlamıştı. “Benzersiz Teklif” adı altında bir uygulama ile ihale ismi altında, daha çok çekilişe benzeyen bir sistemde bir malın satışı yapılabiliyordu siteye. Her ihaleye katılmak için katılım bedelini ödemeniz ve en yüksek “Benzersiz Teklifi” yapmanız şartı bulunmaktaydı.

Peki ne idi bu benzersiz teklif?

Site alışveriş sitesi diye balıklama atlayan bir çok kişinin, “50 YTL’lik malı 5 YTL’ye veriyorlar” beklentisi ile hüsrana uğraması ihtimali yüksek bir durum var ortada. Diyelim ki piyasa değeri 40bin YTL tutarında bir arabanın Altivi’de tavan fiyatı 10bin YTL olsun. İhale bedelini ödeyerek 1000 kişi katıldığını düşünelim.

İhale giriş bedeli genellikle öyle bir rakam seçilmekte ki, istenen katılımcı sayısı gerçekleştiğinde Altivi satılan emtianın bedelini garantilemiş oluyor genelde. Teklifler de gelmeye başlasın.

Ahmet : 10bin YTL desin
Mehmet : 9bin 58 YTL
Osman : 9bin 48 YTL
Emre : 9bin 58 YTL
Ceyhun : 10bin YTL
Ayşe : 9bin 23 YTL
Cihan : 9bin 43 YTL demiş olsunlar.

Bu durumda en yüksek teklifi vermelerine rağmen Ceyhun ve Ahmet hiç bir şey kazanamamış durumdalar. Çünkü aynı tekliften iki adet zaten bulunmaktadır. Hakeza Mehmet ve Emre de teklifleri benzersiz olmadığından kaybederler. Ancak Osman 9bin 48 YTL gibi bir ücretle benzersiz teklif verdiğinden arabayı kazanır. Suyun bulanmaya başladığı nokta da burada başlıyor. Altivi zaten katılım bedellerinden oldukça büyük bir oranda karını garantilemeyi başarıyor, zaten başaramadığı an ihale iptal ediliyordu. Üstüne bir de 9bin 48 YTL alıyor Osman’dan. Tabii verilen teklifler ne derecede doğru düzgün tutuluyordu orası da bir muammadır.

Bir süredir Şikayet Var gibi sitelerde sayfalar dolusu şikayete maruz kalan firmanın ilgili kuruluşlar tarafından incelenmeye alınması doğal geldi bugün televizyonlarda çıkan haberleri duyduğumuzda. Haber metnini şu şekilde özetleyebiliriz.

Altivi adlı internet açık artırma sitesinin sahiplerinden Mehmet Germiyanlıgil ile şirkette çalışan 32 kişi dolandırıcılık suçlaması ile gözaltına alındı.

Anlaşmalı şebeke üyelerine ihale edilen ürünlerin tekrar tekrar ihaleye çıkarıldığı, katılımcı ücretleriyle milyonlarca YTL vurgun yapıldığı ve ihaleyi kazanan kişilere ürünlerinin teslim edilmediği iddia edildi.
Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/9055789.asp?gid=229&sz=17766

Tabii bu soruşturmanın sonucu ne olur, nereye varır bunu yüksek yargı belirleyecektir, ancak kokular zaten zamanında çıkmaya başlamıştı.

Yardım sayfasında, “Kazandığım mamul için ödemeyi nasıl yapıcam(!)” şeklinde Türkçe’yi katletmek ufak bir hata gibi görünse de işin ciddiyetsizliğini gözler önüne sermekteydi zaten. Bari cevabı da “MSN’e gel hallederiz koçum” şeklinde yapsalardı. Hiç sakil kaçmazdı açıkçası. İbret sayfası olarak resmi bu linkten görebilirsiniz.

Zamanında birilerinin “bu kadar yüksek bir rantın olduğu yerde yazılımcı ve/veya veritabanı uzmanınızın teklif bilgilerini satmayacağını veya kullanmayacağını nereden bilebiliriz?” sorusuna şu yanıtı vererek ilginçliklerine bir yenisini eklemişti Altivi.

“tekliflerin veritabanımızda şifreli olarak saklandığı doğrudur. bu verilere ulaşılması halinde güvenlik açısından ihale iptal olmaktadır. teklif bilgileri dışında veritabanına altivi çalışanları ancak birkaç kişinin şifrelerini birleştirmesi ile ulaşabilirler.”

Yani birileri sisteme erişecek kadar uzman ve eriştiğini itiraf edecek saf ise ihale iptal olabilecek. İçimiz rahatladı. Milyarların döndüğü bir sisteme girmeyi kafasına koymuş birisinin şifreleri birleştirmek gibi bir olguyu göze alacağını da soran arkadaşlar düşünememişti zaten yüreğimize su serptiniz.

Yardım sayfasında söylemleri ile bir çelişki oluşturabilen bir sistemdi Altivi. Önce “bütün tekliflerden 1′den fazla olması durumunda en yüksek, 2 tane olan tekliflerden hangisi önce verilmiş ise o kazanacaktır.” deniyor, ardından “belirtilen teklif sayısına ulaşıldığı halde benzersiz bir fiyat oluşmamışsa, yani verilen her teklif kademesinde en az 2 kişinin teklifi varsa ihale iptal edilir ve katılım payları üyelerin hesaplarına geri yüklenir. ” deniyordu. Tabii bu iki maddenin ne kadar alakalı olduğunu varın siz düşünün.

Peki gelinen nokta nedir? Soruşturma. Hayırlısı olsun vatana millete, bir sektörde daha ilkleri başarıyoruz.

* Bir süredir internette aradığım konularda klasik kaynak olan Ekşi Sözlük’te konuyla ilgili yorumları yapan kişilere teşekkür etmek şart.


Platfrom? Where are you from Emre Güller? Sakın platform olmasın?

Written by h'ozerdem on May 20th, 2008 | Files under Kişisel Yazılar

Emre Güller kardeşimizden bir inci daha gördük bugün, sağolsun çalışanlarımızdan birisi bu sabah haber verdi.

Arkadaşımız sitesini yenilemiş yenilemesine de, şu profesyonel kavramlardan bahsederken henüz daha doğru dürüst yazmak konusunda yeterli ilerlemeyi gösterememiş. Biz de dikkat ettik cidden durum trajikomikti yine.

Arkadaşımız o kadar dev aynasında görüyor ki kendini “Bilgi Teknolojileri Platformu” olarak nitelendirmiş sitesini. Bravo! Kendisini tebrik ederiz ancak ufak bir hata mı var? Platfrom ne demek ola ki?

emre-guller.jpg

Kendisine daha fazla bir şey söylemeyelim ama şunları hatırlatalım tekrar.

Emre Güller kardeşim GPL lisans hakkında biraz araştırma yapmışsın ancak yeterince kavrayamamışsın konuyu. Bu sektörü mahveden GPL lisans değil bilgi eksikliğidir. GPL lisanslı yazılımları kınarken onları geliştirenleri de kınamış oluyorsun ve inan bu tür yazılımları yapan kişilerin seninki gibi söylemlere oldukça güzel cevapları var. Biz yazmayalım işi şahsi olarak algılıyorsun.

Dahası sevgili Emre Güller kardeşim Wordpress kullanımını kınıyorsun, iyi hoş. O zaman bizimle ilgili yazıları neden bedava yazılımlardan olmaktan öte bedava site olan blogger’da yayınlıyorsun? Hatta matematik ile ilgili bir blogda gördük bugün oldukça iyi yazılar var. O da GPL lisanslı bir yazılım gibi duruyor, hatta ücretsiz tasarım kullanılmış. Hadi onu da kınayalım evladım Emre Güller.

Bir de sonunda hazır template kullanmayı bırakmışsın sevgili Emre Güller kardeşim. İstanbul’dan bir arkadaşımız senin en son yayında olan siteni görmüş sonra da tanıdık gelmiş. Bir de bakmış ki karşısında şu adres duruyor.

http://www.templateworld.com/zero/in_action/time_manager/index.html

Umarız bundan sonra kendi tasarımlarınla siteler açarsın sevgili Emre Güller. Hadi bir siten hazır template idi tamam. İkincisi de öyleymiş haberimiz yokmuş. Unutma yalancının mumu yatsıya kadar yanıyor. Bize ücretsiz sistemlerden, bedava yazılımlardan KÖTÜ şekilde bahsederken kendin kullanıyorsan ilginçlikte sınır tanımaz bir tutum alıyorsun. Lütfen biraz efendi ol da işine bak artık. Gerçekten adına üzülüyoruz.

Cidden gülüyoruz, hem de çok gülüyoruz sayende. Allah da seni güldürsün.

Güncelleme (03.Haziran.2008)
Emre Güller kardeşimiz düzeltmiş yazısını. Özene bezene sitesini de bloga benzetmeye çalışmış, hatta webrazzi.com sitesine de üye olmaya çalışmış. Doğal olarak RSS feed desteği veremediğinden üyeliği oradan da yok olmuş.

Bu süreç içinde sahte isimlerle, splog’unda (splog nedir diye merak edenler biraz araştırma yapsınlar) yorumlar ekleyip durmuş, sonra da bizi bununla suçlamış.

Cember.Net sitesinde ziyaretçi defterimize gelenlere dikkatinizi çekelim. Altta tartışmaların kopmasına neden olan müşterinin bizimle yazışması, devamında Emre Güller’den rahatsız olan bir kişiden gelen mesaj açık ve net görünmekte.

cember-net-profil.jpg