Fiyatlarımıza gelir vergisi dahildir!

Written by h'ozerdem on Eyl 4th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Web Tasarım, Öylesine..., İnternet / Bilişim

Geçtiğimiz hafta içinde başımıza gelen bir olayı paylaşmak lazım. İnanın ki uzun süredir ticaret yaptığım halde ilk defa bu tür bir söylemle karşılaşmanın şokunu atlatmak uzun sürdü.

Öncelikle Katma Değer Vergisi ve Gelir Vergisi nedir onları açıklayalım.

Gelir Vergisi : Gerçek kişilerin genellikle bir yıl gibi belirli bir dönem içerisinde elde ettikleri net gelirlerden alınan vergidir. Bu vergi alınırken, yükümlünün kişisel veya ailesel pozisyonu gözönüne alınır.

Katma Değer Vergisi : Katma değer, bir üretim sürecindeki çıktı ile girdi arasındaki farktır. Örneğin 10 YTL değerinde hammadde alınmış, bu hammadde toplam olarak 20 YTL ücretle çalıştırılan işçilerle işlenmiş ve 50 YTL değerinde bir ürün ortaya konmuş olsun. Burada girdi 10 YTL olarak ölçülür. İşyerinde çalışan işçilere ödenen ücretler girdi olarak değerlendirilmez. Çıktı ise 50 YTL’dir. Fark 40 YTL katma değeri oluşturur. Bu katma değerin 20 YTL’sini işçiler alır. Geri kalan 20 YTL de kârdır.

Şimdi dönelim konumuza. Geçtiğimiz günlerde bir telefon aldık. Sitemizden bize ulaşan bir firmanın yetkilisi bizden acil bir şekilde Multimedya CD tasarımı istemekteydi. Kendisi ile görüşmek için telefonda randevulaştık ve akşam saatlerinde kendisi ile görüşmeye gittik.

Görüşmeye giderken doğal olarak bizden başka Antalya web tasarım firmalarıyla da görüşeceklerini biliyorduk, kim oldukları da aşağı yukarı genelde belli olduğundan toplantıya başlarken gözümüz masanın üstünde bulunan kartvizitleri araştırdı. Firmamın doğru dürüst rakip olarak gördüğü bir Antalya internet sitesi tasarım firmasının kartı bulunmaktaydı orada. Biz teklifimizi sunduk, multimedya CD si için bir elemanımızı ayırıp 3 günde kendisine çalışmayı teslim edeceğimizi belirttik, ve fiyatta da anlaştık. Bu esnada müşterimiz bizden önceki görüşmede neden işi diğer firmaya verdiğini anlattı bize.

Firmanın yetkilisi kişinin dediğine göre eğer fatura keserlerse hem %18 KDV hem de %20 gelir vergisi fazladan vermeleri gerekirmiş. Bu da fiyata yansırmış. Yani firma fatura kesmeden, vergi vermekten kaçarak işler yapıyor, dahası bunu müşteriye o kadar rahat yansıtıyor ki, bildiğimiz ticareti yeniden öğrenmek zorunda olduğumuzu düşündürtüyordu.

Bu yazıyı okuduğunda bana şahsi bir kızgınlığı olacağını biliyorum ancak şu bir gerçek ki, gelir vergisi işiniz dolayısıyla cebinize giren paradan devlete ödemeniz gereken vergidir. Bunu ödemeniz sizin için bir yük olacaksa hiç iş yapmayın, fatura kesmeden iş yapacaksanız hiç profesyoneliz demeyin, kaldırın o deyimleri internet sitenizden. En azından samimi olursunuz.


Microsoft Excel için 95 adet püf noktası…

Written by h'ozerdem on Ağu 18th, 2008 | Files under Eğitim

excel-logo.jpgİnternette bulduğum ve bir çok kişinin işine yarayacağını düşündüğüm bir kaynak.

İçerikte bulunan maddeler aşağıda sıralandığı gibidir;

1-OTOMATİK KAYDETME
2-ÜST VE ALT BİLGİ
3-SAYILARI BİÇİMLEME
4-PARA BİRİMİNİ DEĞİŞTİRME
5-DEFAULT AYARLARINI DEĞİŞTİRMEK
6-Excel Sayfasız Açılsın.
7-ONDALIK VE BASAMAK AYRAÇLARI.
8-SAYFALARA İSİM VERMEK
9-ÖZEL DÜĞMELER EKLEMEK.
10-EXCEL’İN DOSYA AÇ KLASÖRÜYLE AÇILMASI: 5
11-BULUNAN DEĞERLERİ BAŞKA HÜCRELERDE KULLANMA: 5
12-HATA MESAJLARININ ANLAMI
13-BÜYÜK KÜÇÜK HARF DEĞİŞİMİ
14-OTOMATİK DOLDURMA
15-SEÇİLİ SÜTUNU BAŞKA SÜTUNA TAŞIMA
16-BİRİM DÖNÜŞTÜRME
17-HÜCRE ORTASINA ÇİZGİ ÇİZMEK
18-HÜCREYİ METNE UYDURMAK.
19-ÇOK UZUN SAYFALAR.
20-OTOMATİK TOPLAM.
21-ENTER TUŞUNU KONTROL EDİN.
22-HIZLI KOPYALAMA.
23-FORMÜL KOPYALAMA.
24-BÜYÜK ALANLARI SEÇMEK.
25-EXCEL’DEN WORD’E TABLO AKTARMA
26-Bazı tablolarımız, sayfayı yatay konuma getirsek bile sayfaya sığmıyor. Ne yapmalıyız?
27-Hücrenin içinde birden fazla satır kullanmanın yolu nedir?
28-İki farklı sayfadaki hesap tablolarımı raporumuzun tek sayfasına nasıl bastırabiliriz?
29-SEÇİMİN VAZİYETİ.
30-BAŞLIK ORTALAMA.
31-TABLO YAPIŞTIRMA.
32-WORD’DEN EXCEL’E TABLO.
33-EXCEL’DE BİR GRAFİĞİ NASIL ÇİZDİRİRİZ?
34-RAKAMLARIN EN YAKIN TAM SAYIYA YUVARLANMASI
36- Makroları tüm kitaplarda geçerli kılmanın yolu
37-Formül (işlev) kullanarak yaptığım hesapların, formül olarak değil, rakamsal değer olarak görünmesini istiyorum
38-DİKİNE BAŞLIKLAR KULLANMAK
39-OTOMATİK BİÇİM
40-ROMEN RAKAMLARI
41-HÜCRE DEĞERİNİ ARTTIRIP AZALTACAK DÜĞMELER
42-EXCEL İÇİNDE HESAP MAKİNASI
43-EXCEL SAYFALARINI BİRLEŞTİRMEK
44-SÜTUNLARI SATIR OLARAK KOPYALAMAK
46-EXCEL VE SERİLER
47-ÇALIŞMA SAYFALARINA KOLAY ERİŞİM
48-EXCEL GRAFİKLERİNE YENİ DEĞERLER EKLEMEK
49-KOMUTLARI DÜĞMELEŞTİRMEK
50-EXCEL BELGELERİNDE VURGULAMA
51-WORD VE EXCEL DOSYALARINA ŞİFRE
52-EXCEL’DE FONT LİSTELERİ
53-TÜRKÇE KARAKTER PROBLEMLERİNDEN BIKMADIK
54-EXCEL TABLOLARI VE DEĞERLER
55-ÇALIŞMA SAATLERİ GRAFİĞİ
56-EXCEL’DE KILAVUZ ÇİZGİLERİ
57-TABLOLAR KULLANMA
58-KÜÇÜK OFFICE PÜFLERİ
59-MAKROLARI DÜĞMELERE DÖNÜŞTÜRMEK
60-SAYFALAR ARASINDA HIZLI GEÇİŞ
61-OTOMATİK PARÇA İSMİ
62-ONU BUNA ÇEVİRMEK
63-BOŞ HÜCRELERİ KONTROL ETMEK
64-NE OLACAK BU VERİLERİN HALİ
65-OTOMATİK TOPLAMA
66-HÜCRELERİ OTOMATİK OLARAK DOLDURMA
67-KÜÇÜK KÜÇÜK NOTLAR
68-SATIRLARI İSTİLA EDEN DEĞERLER
69-KLASÖRLERİNİZLE ÇALIŞIRKEN BEŞ PÜF NOKTASI
70-ALANLARA İSİM VERME
71-FORMÜL GİRMENİN KOLAY YOLU
72-EĞER İŞLEVİNİN KULLANILMASI
73-BİR SÜTUNDA KAÇ TANE (EĞERSAY İŞLEVİ)
74-UZUN İSİM VERMEYİN
75-ORTALAMAYA YAKIN SAYI
76-HÜCREYE BİR SATIRDAN FAZLA YAZMAK
77-SIRALI DEĞERLERİ OTOMATİK DOLDURMA
78-HÜCRE ÇİZGİLERİNİ GÖSTERMEK/GİZLEMEK
79-DÜĞMELERİN TANIMLARINI DEĞİŞTİRMEK
80-EXCEL’DE SIFIR ATMA
81-EXCEL DİZİ FORMÜLLERİ İLE SEÇİLİ VERİLERİN ÖZETLENMESİ
82-WORD VE POSTA LİSTELERİ
83-EXCEL DOSYALARINIZI HTML OLARAK KAYDETMEK
84-GRAFİK YARATMAK
85-GRAFİK TÜRÜ SEÇMEK
86-MAKROLARI TÜM KİTAPLARDA ETKİN KILMAK
87-VERİLERİ SIRALAMAK VE SÜZMEK
88-HESAPLAMA SONUÇLARININ RAKAMSAL DEĞER OLARAK GÖRÜNTÜLENMESİ
89-HESAPLAMA SONUÇLARINI BAŞKA SAYFALARDA KULLANMAK
90-EXCEL’İ SAYFASIZ AÇMAK
91-OTOMATİK DOLDURMA
92-OTOMATİK SÜZME
93-SÜTUNLARI SATIR OLARAK KOPYALAMAK
95-ZAMAN GRAFİĞİNİN EĞİLİMİ

Read more..


Web Tasarımda 10 Temel Hata

Written by h'ozerdem on Tem 20th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Web Tasarım

Bu yazıda genellikle göze batmayan ancak oldukça kullanıcının site ziyaretlerini sonlandırdıkları 10 temel hatadan bahsedeceğiz.

Yazımızda Jakob Nielsen’in bazı yazılarından faydalananılmış, ve sitelerinde kullanılan bazı çizimlere yer verilmiştir.

Yazıda bulunan bilgiler arama motoru optimizasyonuna direk olarak etkili değildir. Sitede ziyaretçinin kalma süresini arttırma ve site kullanımı oranını çoğaltmak için önemli bulduğumuz 10 adet konunun açıklamalarına yer verilmiştir.

01-kotu-aramalar.jpg1- Hatalı aramalar, bulunamayan arama sonuçları

Evet hatalı aramalar diyoruz. Ne yazık ki her kullanıcı muhteşem derecede gramer bilgisine veya klavye kullanma yeteneğine sahip değil ve bu zorunlulukları da yok. Yardımcı olmaya çalışan siteler her zaman avantajlı konumdadırlar ve ziyaretçi arama kriterini yanlış yazmış bile olsa Google’ın “Bunu mu demek istediniz…” yaklaşımı en güzel çözüm olmaktadır. Arama sisteminizi hazırlarken Google tarafından kullanılan sistem kadar gelişmiş olmasa bile, “Sonuç bulunamadı” kelimesinin bir kenarına “Tavsiye edilenler” veya “En sık arananlar” seçeneklerini koymanız bile sitenizin kullanılırlığı açısından oldukça büyük bir avantaj sağlayacaktır.

2- PDF dosyaların tarayıcılarda açılmaları

Doğrudur. Bir çok kullanıcı için standart bir yazılım Acrobat Reader ve muadilleri olan yazılımlar. Peki kaç kullanıcının tarayıcı yazılımı sorunsuz? Veya kaç kullanıcımız gerçekten PDF dosyanın ne işe yaradığı hakkında fikir sahibi?

Tavsiye etmiyoruz açıkçası. GÜnümüzde 5 sayfa yazı okumak için ek yazılımla açılacak bir dosya ile karşılaşmak istemiyor. Çok fazla sayfadan oluşan bir PDF dökümanı tarayıcı yazılım ile açtırmak da hem sitenizin bandwithi hem de kullanıcının beklemesi açısından ızdırap olacaktır. Bırakın kullanıcı ne yapacağını kendisi seçsin. Veya bu PDF dosyaları HTML olarak kaydedin. Çok da zor değil bu iş.

3- Ziyaret edilen linklerin renginin değişmemesi

Sitenizi hazırlarken her köşesinizi siz avucunuzun içi gibi biliyor olabilirsiniz ama ya kullanıcılar? İlk defa girdikleri bir sitede hangi sayfaya nereden girdikleri konusunda kaybolmamak için yere attıkları ekmek kırıntıları misali ziyaret edilen linklerin farklı renkleri onlara nerede olduklarını belirtmekte iken, aynı renkte olduğunda site içinde kaybolmaları ne kadar yararlı olabilir ki?

Hiç tavsiye etmiyoruz. Küçük çaplı kurumsal sitelerde belki kullanmanız pek göze batmayacaktır, ancak çok daha kapsamlı sitelerde bu ufacık fark bile sitenin kullanılabilirliği açısından büyük fark yaratacaktır emin olun.

02-okunamayan-yazilar.jpg4- Okunamayan yazılar, sırf yazıdan oluşmuş sayfalar

Devamlı olarak karşınızda aynı ses tonu ile mırıl mırıl bir konuyu anlatan öğretmenlerinizi hatırlarsınız çoğunuz. Ne kadar sıkıcı oldukları konusunda da hemfikirizdir.

Peki sitenizde neden bu tür davranasınız? Sırf yazılardan oluşmuş bir sayfayı, başlıklarla, paragraflarla, kalın ve italik harflerle, renkler ile belirtilmemiş bir makaleyi ne derecede etkili sunabilirsiniz? Cevabı belirtelim. Gereken etkinin en az yarısından fazlasını yitirdiğinizi belirtiyor uzmanlar. Hatta yazı içinde kullandığınız tarzın etkisini de göz ardı etmemeniz sizin yararınıza olacaktır.

Bir web tasarımcıya AJAX’tan bahsederken “aslında bir de bu isimde futbol takımı var” demeniz sadece laf kalabalığı olacak ve ilginin dağılmasına yol açacaktır. Zira sitenizde AJAX ile bilgiyi arayıp ulaşan kişinin sizden istediği bilgiyi ne kadar yalın, öz ve kısa yoldan ulaştırabilirseniz o derecede etkili olursunuz.

5- Değiştirilemeyen yazı boyutları

CSS, web tasarım için bugüne kadar düşünülmüş en iyi düzenlemelerden birisi bu konuda hepimiz hemfikiriz ancak yazı boyutlarının büyütülüp küçültülmesi konusunda kısıtlama yapması da ufak bir handikap olabilir.

Eğer sitenizde 40 yaş üzerinde kullanıcılar bulunmakta ise ve bu kullanıcıların oldukça düşük bir yüzdesinin tarayıcının yakınlaştırma (zoom) özelliğinden haberdar olduğunu düşünürseniz yazıtipi boyutunun değiştirilebilir olması için CSS dosyalarınıza bir kaç satır daha eklemenizi tavsiye ederiz.

6- Arama motorları için uygun olmayan başlık kullanımı

Günümüzün kütüphanesi Google. 7′den 70′e her kullanıcı bir bilgi için “gugıllıyor” interneti. Bilgi erişiminde ise ön plana çıkmak için atılan her takla SEO kelimesi içinde toplanmakta ne yazık ki. White hat veya black hat tabir edilen yolları kullanan bir çok site arasında sunduğunuz bilgiye ulaşan yoksa sitenizden ne bekleyebilirsiniz ki?

<title> tag ile belirtilen başlık kelimesi genellikle arama motorlarının sonuç sayfalarında tıklayarak sayfaya ulaşabileceğiniz bağlantıyı oluşturur. Genellikle ilk 66 karakterinin gösterildiği bu linkte aslında tamamı ile sayfanızın bir mikro içeriği belirtilir.

Bu başlıklar aynı zamanda bir kullanıcı sayfanızı “Sık Kullanılanlar” arasına eklediğinde de sitenizi belirten isim olarak kaydedilir.

Tavsiyemiz başlangıçta firmanızın ismi ardından da sayfanızın açıklamasının yer aldığı bir başlık kullanmanız olacaktır. Emin olun kimse “Yeni Sayfa”, “Merhaba” ve benzeri anlamsız başlıklardan sayfanızı aramalarda önemsemez veya sık kullanılanlarında tutsa bile sayfanızı hatırlamaz.

Tabii bu başlıkların SEO işlemlerinde kullanımları ile ilgili kurallara da riayet etmeniz sizin yararınıza olacaktır.

7- Reklam vb materyallerin karmaşa yaratması

Algıda seçicilik günümüzde oldukça önemli bir unsur ve bu konu üstüne trajikomik bir başlığa Google’da “algıda seçicilik algida” araması yaparak ulaşabilirsiniz.

Bahsettiğimiz konu hakkında alakası ne derseniz açıklayalım. Kullanıcılar bir sitede istediklerini görmeyi beklerler her zaman. Kafalarında şekillenen bir siteyi ise standartlar belirler. Elbette hiç bir site tasarımcısı “menü solda, reklamlar altta, yazılar sağda olacak” gibi bir yaklaşımla davranmasa da reklamların sayfa içine yerleştirilmesi konusunda dikkatli olunması gerektiği bir gerçek.

Evet bir site açıyorsunuz, belirli bir masraf yapıyorsunuz ve bu siteden de bir gelir beklentiniz var. Ancak kimse sırf reklamdan oluşan sayfalar içinde 3-5 satır bilgiyi aramak zorunda değil. Şu durumlardan uzak durun;

Banner körlüğü
Araştırmalarda kullanıcıların banner alanlarını göz ardı ettikleri ispatlanmış durumda. Bu nedenle sitenizin içeriğinin arasına bu tür bannerlar yerleştirmeniz tamamen site içeriğinize zarar verecektir.

Animasyon körlüğü
Devamlı olarak sayfanızda yanıp sönen, veya hareket halinde bulunan yazılar, animasyonlar kullanmanız halinde kullanıcıların dikkati emin olun dağılacaktır. Firefox gibi bazı tarayıcıların bu tür animasyonların iptali için eklentileri bile bulunmakta.

Popup iptali
Herhalde hala popup pencerelerle para kazanmaa çalışmıyorsunuzdur. Veya sitenizde bir çok sayfanızı popuplar ile açtırmak gibi anlamsızlıklara girişmeye kalkmıyorsunuzdur. Kullanıcıların popup pencerelere olan nefreti bir kenara biraz düşünün bakalım sizin popup pencerelerinize Internet Explorer, Firefox, Opera veya Safari izin veriyor mu?

Evet sitenizden para kazanmak en doğal hakkınız ama dilencilik yapmanızın da gereği yok bunu sakın unutmayın. Kimse reklamlarla dolu sayfalara önem vermiyor emin olun.

8- Tasarım adetlerine uymamak

Kullanılabilirliğin en önemli unsuru tutarlılıktır. Kullanıcılar alışkanlıklarından vazgeçmeyi sevmezler. Hele standart bir site için asla. Evet, facebook kullanımını öğrenmek veya myspace profillerini düzenlemek için araştırmalar yapacaklardır, ancak (çok üst derecede bie çalışma olmadıkça) sizin siteniz için site içi mesajlaşma konusunda ders almak istemeyeceklerdir.

Siteniz her zaman “diğer” sitelerle karşılaştırılacaktır. Burada önemli olan hangi sitenin kullanıcıyı daha az zora soktuğudur. Eğer site içinde bir alana girmek için siz daha dolambaçlı bir yol gösterdiyseniz vay halinize.

Rakip ve benzer siteleri her zaman araştırın ve notlar alın. Artı ve eksilerini bir kenara yazın muhakkak. Emin olun bu notlar çok işinize yarayacak.

9- Yeni sayfaları yeni pencerelerde açtırmak

Hatırlar mısınız bir dönemler değişik markalarda elektrik süpürgelerinin pazarlama elemanları dolaşırdı büyük şehirlerde siteleri, apartmanları. Hepsi evinizin kapısını çalarak rahatsız etmek ile satış yapmak arasındaki ince çizgide dolaşmaya başlardı. Kendi markalarının en iyi olduğunu göstermek için evinizdeki küllüğü halınızın üstüne dökecek kadar cüretkar olanları bile bulunmaktaydı.

Her sayfanın yeni pencerede açılması da bu benzerliği taşıyor. Size bilgi ulaştırmakla, kullanıcının bilgisayarında anlamsız pencereler veya sekmeler oluşturmaktan öte gidemeyen bu girişime hiç bir kullanıcı iyi gözle bakmamakta.

“Ekranımın kirlenmesine gerek yok, ben kapatayım sayfayı” kelimesini ziyaretçinize söyletirken, tarayıcı yazılımın “geri” tuşunu işlev dışı bırakıp, site içi gezinmenin olanaksızlaşması için ideal bir hamle olmasına rağmen, hala bir çok tasarım dehası(!) bu tür pencereleri ziyaretçilerin sitede daha fazla görünmesi için kullanabilmekte.

Unutmayın. DÜrüstlük bir erdem değil bir şarttır hayatta. Linkleriniz de dürüst olsun kullanıcılara. Zorunlu kalmanız dışında bu tür yollara başvurmamanız en doğrusu. Bu durumda bile “yeni pencerede açılır” şeklinde bir dipnot düşmeniz tavsiyemizdir.

03-anlamsiz-cevaplar.jpg10- Kullanıcılara aradıkları cevapları sunmamak

Ziyaretçileriniz oldukça basit bir amaç için siteleri kullanırlar.

“Sorularına aradıkları cevapları bulmak!”

İster Kongo’nun yüzölçümünü arasınlar, ister satın almak istedikleri fotoğraf makinesinin fiyatını araştırsınlar beklenti hep aynıdır.

Çoğu zaman müşterilerinizin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak ürününüzün, veya hizmetinizin satılamadığından yakınanların bu maddeye dikkat etmesi şart.

Birçok B2C sitesinde ürünlerin yanında fiyatları görememeniz sizi nasıl siteden soğutuyorsa, sizin sitenizde de ziyaretçilerin sitenizden çıkmaları an meselesi olacaktır. B2B sitelerinde fiyat göstermemek belirli durumlarda uygun olabilir ancak “online satış” kelimesinin yer aldığı noktada en önemli unsurlardan birisi fiyattır. Belirtmeniz de sizin yararınızadır.


Antalya - Ayvalık yolculuğu…

Written by h'ozerdem on Tem 20th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Kişisel Yazılar, Öylesine...

yol-haritasi.jpgAyvalık’a giden yol fazla uzun değil, bir gece koşumu gidiyorsunuz tabii duraklamak için şirin ve sevimli mekanları da göz ardı etmemek lazım.

Antalya’dan yola çıkacaksanız, hele de yaz aylarının ortasındaysanız gece yolculuğu tavsiyem olacak, hatta gecenin serinliğinde gitmenin tadına doyulmuyor.

İlk olarak Korkuteli’ni geçeceksiniz. Korkuteli’nin içinde dilerseniz bir çay içebilirsiniz, ancak tavsiyem Korkuteli’ni 10 dk geçtikten sonra sağda göreceğiniz gözlemeciler olacak. Gecenin yarısında bile size güleryüzleri ile bir sıcak çay ikram etmeleri içinizi ısıtacaktır. Korkuteli öncesi ve sonrası tırmanma şeritlerine dikkat!

Yola devam ederken dilerseniz Acıpayam’da duraklayabilirsiniz ancak biz maskotumuz Nil’in uykusunu bölmemek adına yolumuza devam ettik.

Serinhisar üzerinden Denizli’ye devam eden yolda keyifli bir sürüş sizi bekleyecek. Denizli yakınlarında belirli yerlerde radar kontrolüne dikkat etmenizi tavsiye ederim. Denizli’ye girmeden güzergahınız üzerinde manzarası güzel bazı restoranlar bulunmakta. Bir çöp şiş molası tavsiyemdir pişman olmazsınız.

Alaşehir üzerinden Salihli’ye vardığınızda iki seçeneğiniz var. Ya rahat bir yol olsun diyerek İzmir üstünden devam edebilir, veya daha eski bir yol olan Gölmarmara güzergahını tercih edebilirsiniz. Bu yolun başlangıcında köprülere dikkat. Tek araç sığabilecek köprüler gibi eğlenceli unsurlar ile 20 km kadar bozuk satıhda gideceksiniz. Ancak devamı kaymak gibi asfalt olmasa da keyifli bir yol. Özellikle eski zaman yolculuklarını özleyen benim gibiler için ideal bir güzergah seçmiş olacaksınız.

Akhisardan sonra Kırkağaç, Soma, Kınık güzergahı ile Bergama’ya kadar eski ancak sürüş ve manzara yönünden keyif verici bir yoldan gideceksiniz. Bergama’ya vardıktan sonra geniş bir otobana ulaşıyorsunuz.

Nedendir bilmem bu otoban olgusu bana sıkıcı gelir ve devamlı bir an önce bitse düşüncesi ile gaz pedalını biraz zorlarım. Bergama, Dikili ve Ayvalık hattı sizin için de bu şekilde geçecek büyük ihtimalle.

Tavsiyelerim:
- Yaz ayları içinde gidecekseniz gece yolculuğu hem sizi hem de otomobilinizi daha az yoracaktır.
- Direksiyonuna güvenmeyenler için Salihli’den sonra İzmir üzerinden devam etmek daha iyi bir seçenek olacaktır.
- Özellikle Acıpayam, Alaşehir ve Salihli dolaylarında radar kontrolüne dikkat.
- Sarıgöl, Alaşehir hattı arasında yolda karşınıza tilki, tavşan gibi bazı sevimli dostlar çıkabiliyor. Aman dikkat edelim.
- Gölmarmara, Akhisar yolunu tercih edenlerin fazla gaz pedalına yüklenmemelerini tavsiye edebilirim. Virajlarda oldıkça fazla kör nokta ile karşılaşabilirsiniz.


Temel AdSense Bilgileri

Written by h'ozerdem on Tem 7th, 2008 | Files under Eğitim, Genel Yazılar, SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim

Google AdSense LogoGoogle Adsense programının Türkiye’ye açılması, ardından Türkçe içerikli siteleri de kabul etmesi oldukça hoş bir durum. Tabii işin dalaveresinde olan kullanıcıların çokluğu da bu sistemden onay alınmasını oldukça zorlaştırıyor. Her ne olursa olsun Türkiye’de internet kullanımının gelişmesi adına güzel bir gelişme. Bu yazıda bazı temel unsurları paylaşmayı düşünüyorum.

Google AdSense kullanmaya başlamadan önce biraz araştırma yapılması şart. Sallapati bir şekilde sadece bir kaç dolar para kazanayım diye yapılan çalışmaların herhangi bir işe yaramadığını da belirtmekte fayda var. Dahası şunu unutmayın. Google AdSense ile inanılmaz rakamlar kazanmanız gibi hayallere kapılmaya mahal yok. Evet matematiksel olarak bu tür rakamları edinebilirsiniz. Ancak bu kadar çok hit alan bir siteniz varsa gelir elde edeceğiniz çok daha büyük fırsatlarınız olacaktır.

Her zaman olduğu gibi konu hakkında bilgi edinmek için yine Google temel kılavuzunuz olacaktır. Özellikle aramalarınızın tırnak içinde yapılması (ör. “antalya web tasarım”) daha efektif sonuçlar bulmanıza yardımcı olacaktır. Tabii aramada geçmesini istemediğiniz kelimeler varsa “-” ile çıkartmayı unutmayın derim.

Aslına bakarsanız AdSense ile ilgili yine en güvenilir bilgi Google’ın kendi sayfalarında bulunmakta. “Optimizasyon ipuçları” başlığında reklamın sitenize nasıl yerleştirileceğinden, renklerin ayarlanmasına kadar tüm detaylar sade bir şekilde açıklanmış.

Araştırma dönemi sonrası sitenize AdSense reklamlarını entegre ettiğinizde hemen para kazanmak için sabırsızlanmayın. Bir ay boyunca denemeler yapmanızı tavsiye ederim. Bazen sizin için çok etkili görünen bir arama kelimesi aslında hiç de etkili olmayabilir. İşin başı sabır ve devamlı araştırma bunu aklınızdan çıkarmayın.

Reklamları ekledikten sonra reklam alanlarınızda bazı Amerika kökenli hayır kuruluşlarının reklamlarını veya şu reklamları görebilirsiniz.

  • Ay a ayak basan ikinci insan kimdi?
  • Dünyada en hızlı koşan kuş hangisidir?
  • Dünya’ya en yakın yıldızın adı nedir?
  • Kağıt parayı icat eden kimdi?
  • Okyanus ne kadar derindir?
  • Gökyüzü neden mavidir?
  • Güneş ne kadar sıcaktır?
  • Dünya’daki En Büyük Elmasın Adı Nedir?

Korkmayın reklamlarınıza bir şey olduğu yok. Ancak bu reklamlar yerine alternatif reklamlar ekleyebilir ve bu şekilde reklam çıkmadığı anlarda seçtiğiniz bir reklamın çıkmasını sağlayabilirsiniz. Reklam yayınlanmadığı anlarda “alanları birleştirme” ile o alanın görünmemesini sağlayabilir, hatta o alanın tek renk çıkmasını ayarlayabilirsiniz.

Site içeriğinin özgünlüğüne muhakkak dikkat etmelisiniz. Her zaman diyoruz, Google aptal değil, işin hilesini hurdasını kullananlara da pek hoşgörülü davranmıyor. 100 $’lık ödemenizi beklerken hesabınızın iptal olduğu mesajını görmeniz de iç açıcı olmayacaktır.

İçeriği oluştururken Google’da en fazla aranan kelimeleri kullanmak yerine belirli bir konuda devam etmeye dikkat edin. Ayrıca bir site ile uğraşmanız sizin için daha verimli olacaktır. Bu şekilde sitenizi geliştirmeniz daha hızlı olacaktır.

Tabii ki hazırladığını sayfa içeriğiyle ilgili meta tag ve benzeri donelerin kullanımını da göz ardı etmeyin.

İçeriğe reklamın entegrasyonu konusunda dikkat edin. Her tarafı reklamlarla dolu siteleri kimse umursamaz, kimse de tıklamaz. Ama konuyla ilgili doğru yerlerde yayınlanan reklamlar tıklanma oranını arttıracaktır.

Sonuç olarak reklam yapın, paranızı kazanın, ama sırf reklam amaçlı bir site ile sürekli bir gelir etmeniz mümkün olmayacaktır.