Yurtdışı aramalarda en çok aranan kelimeler (20 Eylül 2008)

Written by h'ozerdem on Eyl 20th, 2008 | Files under SEO

Her hafta toparladığım anahtar kelimelerin listesini paylaşalım.

Anahtar kelimeler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır. Bilgiler “Lycos 50 Daily Report”, “Yahoo! Buzz Index”, “Google Zeitgeist”, “Google Hot Trends”, ve “Ask.com Interesting Queries” sonuçlarından elde edilmiştir.

This is the most searched keywords within the last week. The information has been gathered through “Lycos 50 Daily Report”, “Yahoo! Buzz Index”, “Google Zeitgeist”, “Google Hot Trends”, and “Ask.com Interesting Queries”.

Read more..


Haftalık yurtdışında en çok aranan anahtar kelimeler…

Written by h'ozerdem on Eyl 8th, 2008 | Files under SEO

Genel bir sorundur SEO “AMO” işi ile uğraşanlar için keyword bulmak. Tabii bir çok hizmet, yazılım vb olgudan faydalanırız.

Bir süredir kullandığım bir yazılım ile her hafta toparladığım anahtar kelimeleri buradan paylaşmaya karar verdim.

Anahtar kelimeler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır. Bilgiler “Lycos 50 Daily Report”, “Yahoo! Buzz Index”, “Google Zeitgeist”, “Google Hot Trends”, ve “Ask.com Interesting Queries” sonuçlarından elde edilmiştir.

Read more..


Google sitenizi Sandbox’a attı ve çıkartmıyor mu? Google sizi sevmiyorsa yapmanız gerekenler!

Written by h'ozerdem on Eyl 4th, 2008 | Files under SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim


Bir süredir Google Webmaster Tools ile ilgili grubunda yazışmaları takip ediyorum.

25 Haziran’dan itibaren yapılan değişiklikler doğal olarak bir çok internet sitesini etkiledi ve bir çok web sitesi Google’ın tozlu rafı olan Sandbox’ta uzunca süre alacak bir tatile çıktılar. Nasıl mı?

Bir çok sitede, makalede Google aptal değil denildi, tabii bu site ve makaleler Türk Desinger (!) ve Wepmaster (!) arkadaşları hiç ilgilendirmemekteydi. Nasılsa herşeyi bilen bu uzman (!) kitle inanılmaz tasarımcılık yeteneklerini, akıl almaz SEO işlemleri ve hileleri ile pekiştirip, sıfır içerik, full reklam mentalitesinde sitemsi çalışmalar ile internetin caddelerini semt pazarlarına döndürüyorlardı. Ancak bu sefer Google aptal olmama konusunda ciddiyetin çıtasını biraz daha arttırdı. Önceden biraz gözden kaçan spam kullanımlar bile artık gözden kaçmamaya başlamıştı.

Peki ne oldu web tasarımcılarımızın, uzmanlarımızın Google gruplarında tepkisi?

Bir arkadaşımız şu tepkiyle çıkmış ortaya;

domaın yaklasık bes yıllık bır domaın ve google guvenırlıgını kazanmıs sıte adıyla aratınca sıtemapı de olusmus konumdaydı ve bır cok anahtar kelımede ılk bes arasıdanyken bır gece anıden kayboldu 12 gun boyunca hıc bır anahtar kelımede site ismi dahil anasayfamı goremedım bu konu hakkında eger bır ceza ıse bıle webmastertoolsdan hıc bır ıletı almadım

Nasıl olduysa sitesinde hiç bir sorun yok ancak Google delirmiş siteyi banlamış gibi görünüyor değil mi?
Google’dan cevap gelmiş. Şu sayfanızda CSS’leri kaldırdığımızda karşımıza gizlenmiş metinler çıkıyor dendiğinde bakalım dedik neler gizlenmiş. Size bir ipucu vereyim. Evden eve nakliyat sitesiydi araştırdığımız.

Tertemiz sayfada beyaz üzerine beyaz yazı ile gizlenmiş metin şu şekilde.
Evden eve nakliyat isinde Turcuoglu Kalitesi nakliyat, evden eve nakliyat, istanbul nakliyesi, istanbul nakliyat, nakliyeci, parca esya nakliyesi, sehir ici nakliyat, sehirler arasi nakliyat, Eve Nakliyat şeklinde başlayan metin Word dosyasında 6 sayfa tutuyor ve 3259 sözcükten oluşuyordu. Tabii Google her zamanki gibi eşşeklik etmiş bu kadarCIK spam kullanımına göz yummamıştı. Spam kelime listesine şuradan ulaşabilirsiniz.

Aynı tür başlıklardan birinde “yılların emeği olan blog sayfalarım gitti, neden ilgilenmiyorsunuz?” yakarışı vardı. Sözü edilen sayfalar blogspotta hazırlanmış, sıfır içerik ve Youtube ve Dailymotion’dan video linkleriyle dolu 4 adet blogger.com sayfasıydı. Tek diyeceğim var. Buncacık şeyi yıllar içerisinde yapabiliyorsanız bırakın bu işi, zira 50şer posttan oluşan bloglar yapmak zor işler değil. Yok yapabileceğiniz maksimum bu ise, kopyalayıp yapıştırmayla bir yere varamayacağınızı bilmeniz lazım.

Bir diğer inci ise şu şekilde; “bir sitem ver seo felan kurulu tag etiket sistemi hepsi var arama motorlarında cıkması için hemen hemen herşeyi uyguladım ama halen tık yok”
Tık olmaması ne demek? Ne kadar da ciddi değil mi yaklaşım? Arkadaş SEO’da kurmuş oh ne ala. Nereden indirdin? Nereye kurdun? Versiyonu kaç? SEO yazılım mı ki bu şekilde bir yaklaşımda bulunabiliyorsun? Siteni kaydettin mi herhangi bir yere? İçerik var mı? Hadi hepsini geçtim. Sitenin bari linkini ver de yardımcı olsun insanlar. Ancak daha sorunun ne olduğunu anlatamadan çözüm aramak ile vakit kaybetmek en uyguniş görünüyorsa bu arkadaşa web tasarımcılık konusunda kendini gözden geçirmesini tavsiye etmek en uygun davranış olacaktır.

Şu ana kadar sıralamalarda sitelerinin haksız düşme yaşadığını iddia edenlerin hepsinin muhakkak bir hatalı kullanımı bulunmakta. Ya anlamsız keyword yığınlarından, ya gizli kelimelerden, ya da (kendilerince özgün ancak) özgün olmayan içerikten kaybediyorlar. Bunun sızlanmasını veryansınlarla yapmak yerine sitelerine çeki düzen vermeleri uygun olacaktır.

Her ne olursa olsun sitenizde ÖZGÜN İÇERİKTEN vazgeçmeyin. Oturup yazın, düşünün, tasarlayın.

Forum sitesine post kasmaya benzemez bu iş.


Google Chrome - Yeni browser yazılımı hayırlı olsun!

Written by h'ozerdem on Eyl 4th, 2008 | Files under Haber / Yorum, İnternet / Bilişim


Son zamanlarda bir çok yerde duyduk Google’ın yeni tarayıcı yazılımı Chrome ismini. Google Blog’unda belirtilene göre Google çok daha sade ve hızlı bir yazılım için çalışmalarda bulunmuş. Göründüğü kadarıyla da başarmış. Zira iki gündür kullandığım yazılım oldukça hızlı ve stabil çalışmakta. Ayrıca bir Open Source Project ürünü olması da oldukça güzel.

Google Chrome arkasındaki Chromium Open Source Project sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Google Chrome Kurulumu, Kullanımı ve Özellikleri

Google Chrome için indirilen dosya aslında kurulum dosyası değil, bu dosya kurulumu başlatıp gereken verilerin bilgisayarınıza indirilmesini sağlıyor. Merak etmeyin bu işlem de 1 dakikada bitiyor. Kurulum sonrasında bilgisayarın yeniden başlatılması gibi bir şart bulunmamakta. Ayrıca Firefox ve IE gibi yazılımlardan da verileri alabiliyorsunuz.

Tarayıcı oldukça sade. Herşey Türkçe ve kusursuz bir Türkçe ile karşılaşacaksınız.

Sık ziyaret ettiğiniz internet sitelerine kısayol oluşturabilmeniz hoş bir özellik, diğer tarayıcılarda da olan bu özelliği Google biraz daha ön planda tutmakta. Sayfa denetleme butonuna tıklayın ve açılan menüden “Uygulama kısayolları oluştur” seçeneğine tıklayın. Masaüstüne o anda bulunduğunuz sayfaya ait bir kısayol eklenecektir.

Firefox ve benzeri yazılımların Windows Görev Yöneticisi’nde görülen RAM ve işlemci kullanımları tek kalemde 80 vb megabytelar ile ölçülürken Google Chrome, chrome.exe dosyasını açtığınız her tab için tekrar tekrar çalıştırmakta. Tab başına da 20 - 30 MB civarı bir RAM kullanımı şu anda pek de iç açıcı değil gibi görünse de Google bunu her pencereyi ayrı “sandbox” içinde tutmaktan bahsederek izha etmekte ve gerekçe olarak da bir sayfada oluşacak işlem hatasının tüm yazılımı kapatmaması amacını ortaya sürmekte.

Daha hızlı bir Javascript Engine yaratıldığı belirtilmiş. V8 olarak adlandırılan bu sistem ile henüz diğer tarayıcıların kullanamadığı javascriptleri kullanabilir olacağınız belirtiliyor.

Ağustos 2008′de Mozilla ile ortaklık anlaşması imzalayan Google’ın bu atağı zaten Firefox ve Opera tarafından şamar oğlanına dönmüş olan Internet Explorer’ı ne hale getireceği merak konusu.

Google Chrome’un bazı yönlerden Firefox, bazı yönlerden Safari ile benzerlikleri olduğu aşikar. Hatta “şifreleri kaydetme sekmesi” de oldukça tanıdık gelebilir Firefox kullanıcılarına. Peki şimdiye kadar Firefox browser’e destek veren Google acaba neden yeni bir tarayıcı geliştirdi bunu zaman gösterecek.

Google AdSense ile web yayıncılarına Firefox tavsiye ettirirken, web sitesinde yayınlayan yayıncı her indirme başına Google’den ücret alırken Ağustos ayının son haftasında bu tavsiyenin kalkması biraz ilginç. Hemen ardından da Google, Google Chrome browseri ortaya çıkardı.

Google chrome ile gezdiğimiz sayfalarda kullanılan user Agent bilgisi
Mozilla/5.0 (Windows; U; Windows NT 6.0; en-US) AppleWebKit/525.13 (KHTML, like Gecko) Chrome/0.2.149.27 Safari/525.13 bu şekilde görünmektedir.

Google Chrome, otomatik olarak ilgili sorguları, tarama geçmişin eşleşmeler ve adres çubuğu girişine dayanan popüler web sitelerini önerebiliyor. Adres çubuğuna yazdığınız kelime ile ilgili arama kelimeleri size öneri olarak sunuluyor ve bu sistem için “Google Öneri” hizmeti kullanılıyor.

Hediyeler veya doğum günleri gibi sürprizlerin planlaması için gizli modu kullanmanız söz konusu. Her ne kadar minarenin kılıfı olarak bunu sunsalar da gizli moddayken açtığınız web sayfalarını, tarama geçmişinizde izlenmeyecek şekilde kullanıyorsunuz Google Chrome ile. Gizli pencere kapatıldığında yeni çerezlerin tümü siliniyor.

İnternet sitelerinin olmazsa olmazı formlarda vazgeçilmezlerinden olan textarea kutuları hakkında oldukça güzel bir özellik sunuyor Google Chrome. Formlarda yazıları yazacağımız textarea alanları bazen bize küçük veya fazla büyük gelebilir. Artık bu büyüklüğü kendimiz Google Chrome ile düzenleyebiliyoruz. Textarea kutusunun sağ alt köşesindeki noktalı üçgen kısmına mouse ile gelip ve sürüklememiz yeterli. Tabii bu özelliğe Firefox’da buradan edineceğiniz eklenti ile de sahip olabiliyorsunuz.

Buna benzer bir çok yeni özellikle Google Chrome ilginç ve çekici bir alternatif olarak yola çıktı gerçi ama ileride vazgeçilmez olması söz konusu. Fakat kullanıcılara baştan belirtelim. Şİmdiden yazılımın bir güvenlik açığı ortaya çıktı. Oldukça da büyük bir açık bu. Bir script ile iframe içerisinden dilediğiniz .exe uzantılı dosyanın kullanıcının bilgisayarında çalıştırılabilmesi kadar büyük ve riskli bir açık. Henüz de bir değişiklik yapılmadığını duyuyoruz. Kullanıcıları yazılımın hala “BETA” aşamasında olarak bu adresten edinebilecekleri konusunda da bilgilendirelim.

Google Kısayolları şöyle sunulabilinir.

Ctrl+N Yeni pencere açma
Ctrl tuşuna basın ve bir bağlantıyı tıklayın Bağlantıyı yeni sekmede aç
ÜstKrkt tuşuna basın ve bir bağlantıyı tıklayın Bağlantıyı yeni pencerede aç
Alt+F4 Geçerli pencereyi kapat
Ctrl+T Yeni sekme açma
Ctrl+ÜstKrkt+T Kapattığınız son sekmeyi tekrar açma. Chrome, kapattığınız son 10 sekmeyi hatırlar.
Bağlantıyı sekmeye sürükle Bağlantıyı belirtilen sekmede aç
Bağlantıyı sekmeler arasındaki alana sürükle Bağlantıyı, sekme şeridinde belirtilen konumda yeni bir sekmede aç
Ctrl+1 - Ctrl+8 Rakamın temsil ettiği konumdaki sekmeye gitme. Basacağınız her rakam, sekme şeridinde bir konumu temsil eder.
Ctrl+9 Son sekmeye git
Ctrl+Sekme Sonraki sekmeye git
Ctrl+ÜstKrkt+Sekme Önceki sekmeye git
Ctrl+W veya Ctrl+F4 Geçerli sekmeyi veya pop-up’ı kapat

Adres çubuğu kısayolları

Adres çubuğunda aşağıdaki eylemlerden birini gerçekleştirin:

Bir arama terimi girin Varsayılan arama motorunu kullanarak arama yapın
Web adresinin ‘www.’ ile ‘.com’ arasında kalan kısmını girin, ardından Ctrl+Enter tuşlarına basın Adres çubuğundaki girişinize www. ve .com ekleyerek web adresini açın
Bir arama motoru anahtar kelimesi veya URL girin, Sekme tuşuna basın ve ardından arama terimi girin Anahtar kelimeyle veya URL ile ilişkili arama motorunu kullanarak arama yapın Chrome, kullanmaya çalıştığınız arama motorunu tanırsa Sekme tuşuna basmanızı ister.
F6 veya Ctrl+L Web adresi alanındaki içeriği vurgula
Bir web adresi girin, ardından Alt+Enter tuşlarına basın. Web adresinizi yeni bir sekmede açma

Google Chrome özelliklerini açmak için kısayollar

Ctrl+B Yer imleri çubuğunu etkinleştirme ve devre dışı bırakma
Ctrl+H Geçmiş sayfasını görüntüleme
Ctrl+J İndirilenler sayfasını görüntüleme
ÜstKrkt+Escape Görev yöneticisini görüntüleme
ÜstKrkt+Alt+T Klavye odağını Chrome araç çubuğuna getirme. Araç çubuğunun farklı alanlarına gitmek için klavye üzerindeki sağ ve sol okları kullanın.

Web sayfası kısayolları

Ctrl+P Geçerli sayfayı yazdırma
F5 Geçerli sayfayı yeniden yükle
Ctrl+F5 veya ÜstKrkt+F5 Önbelleğe alınmış içeriği yok sayarak geçerli sayfayı yeniden yükle
Alt tuşuna basıp bir bağlantıyı tıklama Bağlantıyı indir
Ctrl+F Sayfada bul kutusunu açma
Ctrl+G veya F3 Sayfada bul kutusunda girişiniz için sonraki eşleşmeyi bulma
Ctrl+ÜstKrkt+G veya ÜstKrkt+F3 Sayfada bul kutusunda girişiniz için önceki eşleşmeyi bulma
Ctrl+U Kaynağı görüntüle
Bağlantıyı yer imleri çubuğuna sürükle Bağlantıyı yer imlerine ekle
Ctrl+D Geçerli web sayfanızı yer imlerine ekleme
Ctrl++ Metni büyüt
Ctrl+- Metni küçült
Ctrl+0 Normal metin boyutuna dön

Metin kısayolları

İçeriği vurgulayıp Ctrl+C tuşlarına basma İçeriği panoya kopyalama
İmlecinizi bir metin alanına getirip Ctrl+V tuşlarına basma Panodaki içeriği yapıştırma
İmlecinizi bir metin alanına getirip Ctrl+ÜstKrkt+V tuşlarına basma Panodaki içeriği düz metin olarak yapıştırma
Metin alanındaki içeriği vurgulayıp Ctrl+X tuşlarına basma İçeriği silme

Google Chrome Browser’ı buradan indirebilirsiniz.

Google Chrome hakkında tanıtım videosunu ne yazık ki Youtube’a erişimde hala sorunlar yaşayanlar olduğundan sitemizden yayınlıyoruz.

Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.

Google Chrome tanıtım çizgi roman şeklinde yapılmış. İngilizce olarak siteden yayınlanmış. Buradan da inceleyebilirsiniz.


SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) Ne Değildir?

Written by h'ozerdem on Ağu 29th, 2008 | Files under SEO, Web Tasarım

seo-amo.jpgBir çok kere yazdık SEO konusunda. AMO olarak da biliyorsunuz. Hani “Arama Motoru Optimizasyonu” olarak tabir edilen şu unsur.

İnternet kullanımında “know-how” olgusunun yer almadığı ülkemizde doğal olarak binlerce site sahibi SEO işini evinde “Knight Online” oynadığında ailesi tarafından “Sistem Uzmanı” olarak nitelendirilen zihniyetin doğrultusunda mümkün olan en trajikomik seçimlerle yaptırmakta.

Genellikle bize gelen taleplerde önce ufak bir iş olarak bahsedilen, devamında satış grafiğinin artışında nasıl bir kar marjı elde edileceğini izah ettiğimizde o denli de küçük görülemeyecek bir hizmet olduğu anlaşılan bir olgu arama motoru optimizasyonu.

Defalarca SEO şudur, AMO budur deik durduk. Bu sefer de “ne olmadığı” konusunda biraz fikir verelim istedik.

  1. Arama Motoru Optimizasyonu basit bir iş değildir.
    Bir çok web sitesi sahibi sayfalarını anlamsız keywordler ile doldurmakla, gördükleri tüm sitelere kendi adreslerini kaydetmekle, yüzbinlerce spam mail yollamakla arama motorlarında üst sıralarda yer almayı hedeflerler. Ancak kazın ayağı böyle değil. Google aptal değil. Sadece bu denli kolay olsaydı şu anda hedef arama kelimelerinde ilk 10′da binlerce internet sitesi yer alırdı. Bu matematiksel olarak ne denli mümkünse, bu şekilde sitelerin de yer edinmesi o derecede mümkün.
  2. Arama Motoru Optimizasyonu site tasarımı ile aynı iş değildir.
    Evet. İnternet sitesi tasarlanırken standartlara uygunluğu, kodlamalardaki düzgünlük, içeriğin özgünlüğü ve benzeri olgular göz önüne alınır. Daha doğrusu alınmalıdır. Ne yazık ki günümüzde “SUNUCUMUZUN WEB MAIL DESTEĞİ VAR” diyerek bunu bir özellikmiş gibi göstermeye çalışan hosting ve web tasarım firmamsıları “www.mail2web.com” adresinden ne kadar haberdar ise, bu bahsettiğimiz önemli noktalardan da o derecede haberdar olmakta ve bu unsurlara dikkat etmemektedir.
    Her ne olursa olsun, bir sitenin tasarımı tamamlandıktan sonra SEO işlemleri süreci başlar.
  3. Arama Motoru Optimizasyonu bir kaç yazılımla yapılmaz.
    Arama motoru optimizasyonunu bir kaç tıklamayla yapacak bir yazılım şu anda yok. En azından henüz keşfedilmedi. Bu kadar kolay bir iş olduğunu düşünenlere gidip Pong oynamalarını tavsiye ederim sadece.
    Arama motoru optimizasyonunda tamamı ile Google ile ilgili gelişmelerin takibine dayalı olarak sitelerde yapılacak düzenlemeler önem kazanmaktadır. Bu düzenlemelerin içinde güçlü bir link popülerliği oluşturulması, özgün içerik kazandırılması, sitenin faal halde tutulması gibi konular büyük önem taşımaktadır.
  4. Arama Motoru Optimizasyonu tek başına para kazandırmaz.
    Dilerseniz kalıcı olarak ilk sırada olun. Siteniz içerik olarak yetersiz ise, ziyaretçileri cezbedemiyorsa boşuna uğraşmayın. Nasıl bir mağazaya her giren alışveriş yapmıyorsa, her sitenize gelen de size para kazandırmayacaktır.
  5. Arama Motoru Optimizasyonu bir seferlik ilaç değildir.
    Sizin kadar rakipleriniz de uyanık emin olun. Kimse çıktığı sıralamalarda kalıcı olmuyor. Geçen sene “antalya web tasarım” kelimesinde ilk sırada yer alan sitelerin şu anda aylardır birinci sırada olan sitemize bakarak çalışmalar yapmaları da çok doğal. Tabii buradan bizi Google’a yersiz şikayet eden bazı arkadaşlarımıza saygılar. Yetkililer ile görüşmelerimizde epey güldük şikayetlerine sağolsunlar.
    Önemli olan arama motoru optimizasyonundaki devamlılıktır. Bir sitede arama motoru optimizasyonu çalışmasını bir kerelik, veya 3-5 günlük bir iş olarak düşünüyorsanız hiç bulaşmayın derim.
  6. Arama Motoru Optimizasyonu düşündüğünüz kadar ucuz değildir.
    “golf turkey” kelimesi ile ilgili çalışma yaptığımız Bilyana Golf‘ün sahibi Birol Bey ile bir sohbetimizde iş için ücret almak yerine her satışından %0.1 kar payı alsak şu anda bu paralar ile sıfır bir araba alabileceğimizi konuşmuştuk. Epey de gülmüştük tabii. Bunu demek için nedenimiz de oldukça açıktı. Site sıralamalarda yükseldikçe firmanın pazar payı önlenemez biçimde artmıştı.
    Size parayı kazandıran pazarlama elemanınıza verdiğiniz broşürler değil, elemanınızın görüşmedeki yaklaşımıdır. Aynı şekilde sadece sitenizin iyi bir tasarıma sahip olması size müşteriyi kazandırmaz. Arama motoru optimizasyonu size pazarlamacınızın görevini sunmaktadır. Bu da düşük meblağlı bir işlem değildir. Tabii pazarlamacınızı görüşmeye araba yerine bisiklet, düzgün bir kıyafet yerine yırtık pırtık bir kıyafetle göndermeye doğru diyorsanız, ucuz yollu arama motoru optimizasyonu seçeneklerini kullanmanız da doğaldır.
  7. AdWords Reklamlarında çıkmak Arama Motoru Optimizasyonu değildir.
    Hayretler içinde izlediğimiz bazı firmalar var ki, arama motoru optimizasyonu olarak müşterilerine AdWords reklamlarını sunuyorlar. Sakın kanmayın. AdWords size para kazandıran bir sistemdir. Sıralamalarda yer edinmenizi de sağlar. Ancak reklam vererek çıktığınız alan, emin olun ilk 10 sıra kadar önemli değildir.

Sonuç olarak “arama motoru optimizasyonu” bir çok kişinin düşündüğü şekilde bir iş değildir.


SEO işinin yüz karası “evden eve nakliyat”

Written by h'ozerdem on Ağu 19th, 2008 | Files under Genel Yazılar, SEO

evden-eve-nakliyat.jpegGenelde yurt dışına çalışan firmalara verdiğim bir hizmet SEO. Genellikle de yaşadığım şehir Antalya olduğundan doğal olarak turizm acentaları ile çalışmalar yürütmekteyim.

Yurtdışı siteler arasında “arama motoru optimizasyonu” işleri çok daha keyifli, zira çoğunlukla eli yüzü düzgün işler yapan, hileye hurdaya fazla kaçmayan ve bilgi sahibi rakiplerle kapışmak çok daha keyif verici. Açıkçası “golf turkey” kelimesi ile ilgili çalışmalarımda rakip olarak tanıştığım ve halen irtibatımın devam ettiği SEO uzmanları olması insanı mutlu etmekte.

Doğal olarak Antalya Tasarım Grubu olarak bu hizmeti yurt içi firmalar için de sunmaktayız. Fakat yurtiçinde SEO işlemlerinden o kadar da keyif aldığımı söyleyemeyeceğim. Arama motoru optimizasyonunu sadece sayfasına hile hurda katmak, pornografik içerikli siteler açıp o sitelerden link satmak olarak görenler cidden bizim de müşterinin gözünde “onlardan birisi” olarak görünmemize yol açtıkça tepkimizi çeşitli durumlarda ortaya koyuyoruz.

Peki arama motoru optimizasyonu işinin en varoş sokağı neresidir diye araştırdığımızda tek kelime ile karşılaştık. “EVDEN EVE NAKLİYAT”

Hadi arayalım şu “evden eve nakliyat” kelimesini Google‘da.
Karşımıza çıkan sonuçlara bir göz atalım…

Diyelim ki evinizi taşıyacaksınız, bu sitelerden hangisinin güvenilir olduğunu düşünmek lazım. Aynı kelimenin yabancı ülkelerde arama sonuçlarına Google‘da göz attığımızda çıkan sonuçlarda çok daha eli yüzü düzgün kullanımlarla karşı karşıya oluyoruz.

Hele bu kelimede üst sıralarda çıkmak için nerelerden linkler alınıyor bir gördük ki içler acısı durumu anlatmak lazım olduğunu anladık. Bazı sitelerin aldığı linkleri araştırdığınızda pornografik hikayeler içeren sitelerle dolu olduğunu, bir tanesinin tamamen sploglardan kurulu bir ağdan link bombardımanına tutulduğunu görebiliyoruz.

Peki nedir bu denli hile hurda dönmesinde sebep?
Yurtdışı siteler doğal olarak İngilizce içerikle yaratılıyor ve Google tarafından değerlendirilmelerinde düzgün içeriğin olmasına daha fazla önem veriliyor, ancak dilimiz ile ilgili bu denli kapsamlı bir altyapının (henüz) oluşmadığı bir gerçek. Google’ın da link takası işlemlerinde yapacağı yeni düzenlemeler henüz dedikodu olsa da ateş olan yerden duman çıkmayacağı kesin.

Arama motoru optimizasyonu işlemlerinin daha temiz şekillerde yapılacağı günleri görmek dileğiyle.


“Reklamın iyisi kötüsü olmaz” derler… Yoksa olur mu?

Written by h'ozerdem on Ağu 19th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Haber / Yorum, İnternet / Bilişim

takvim-moda-elinizde.jpgBir çok kez duymuşuzdur, pişkin ve genelde kurnaz fakat pek de yaratıcı olmayan girişimcilerimizin atasözüdür “Reklamın kötüsü olmaz!” deyimi.

Yıllar önce kurumsal internet sitelerine vesikalık resimlerin koyduran zihniyet zaman içinde doğal bir gelişime uğradı. Artık giriş sayfalarında firma kurucusunun önsözü tadında yaklaşımlarda bulunuyorlar. Daha etik, ama aynı derecede negatif etki sahibi davranışlar tabii ki bunlar.

Daha önceleri bu tür kampanyaların olumlu kullanımlarına da rastladık tabii ki. “İnsanların güvenini kaybetmektense..” şeklinde başlayan bir deyim ile Bosch’un marka güvenilirliğini arttırma çalışmasının da ne derecede etkili olduğu su götürmez bir gerçek.

Evet, günümüzde internetin bir çok medya aracından daha etkili olduğu anlaşıldı, fakat bu konunun reklamını yapmak için gereken altyapı henüz hazır mı derseniz, tam da bu konuyla ilgili ilginç bir habere yer vermek lazım.

Söz konusu haber Takvim Gazetesi’nin 28.06.2006 tarihli baskısında yer almıştı. Nereden buldun hocam diyenlere de söyleyeyim, yeni ofisimiz iki sene boş kalmış ve içerideki gazeteler de atılmamıştı. Biz de boya esnasında camları kaplarken gözüme çarptı. Tabii şok edici bir gelişmeydi tahmin edersiniz.

Resimde gördüğünüz imajda geçen haberde aynen şu kelime belirtilmekteydi.
“Modaelinizde.com’a Google’dan tam 5 puan!”
Vay anasını dedim. Biz neden çıkmıyoruz gazetelere diye düşünmek lazım. Şahsi sitem 2 almış durumda halen üzgünüm ama bir çok müşterimize hazırladığımız 7 puanlı sitelerimiz var onları da haber yapalım dedik.

Öncelikle madem bu tür bir “gizli” reklam yapıp bir siteye ziyaretçi akını sağlamayı düşünüyorsunuz elle tutulur bir şeyler belirtseniz daha iyi olmaz mı? Madem Google bu kadar beğendi, neden hala PR (page rank) 5′de kaldı? 2 sene önce PR’ı olmayan sayfalarımız şu anda PR3 ile 5 arasında geziniyor.

“Haydi Takvim! Bizi de haber et!”


Google Adsense sözleşmesinde değişikliklere dikkat!

Written by h'ozerdem on Ağu 18th, 2008 | Files under Genel Yazılar, SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim

google-adsense.jpgGoogle Adsense kullanıcısı olan müşterilerimizden bazılarından gelen sorulara cevaben ekliyoruz yazımızı. Zira kullanıcılar sisteme giriş yaptıklarında uzunca bir metin karşılıyor onları. Tabii onaylıyorsunuz ancak ne tür bir sorumluluk getirdiğinin farkında mısınız?

Tedirgin olmaya gerek yok, zira Google Adsense yayımcılarının sorumluluğun altına ellerini koymalarını istiyor. Şöyle ki; gizlilik politikasında ve yeni ürünler ve özellikleri konularında bazı değişikliklere gidilmiş.

Gizlilik politikası hakkında değişiklik şu şekilde;
Reklamların internet sitenizde sunulması esnasında üçüncü kişilerin, kullanıcılarınızın web tarayıcısı üzerine çerez (cookie) yerleştirebileceğini ve bunları okuyabileceğini veya bilgi toplamak amacı ile web işaretleri kullanabileceğini açıkça ifşa eden, uygun bir gizlilik politikanızın sitenizde yer alması ve bu politikaya uymanız gerekmektedir. Gizlilik politikanızın, cookie yönetimi için kullanıcı seçenekleri hakkında bilgi içermesi gerekmektedir. (İlgili yazı…)

Peki burada söylemek istedikleri nelerdir?
Sitenizde kullanıcıların ve ziyaretçilerin açıkça görebileceği şekilde reklamların çerezler aracılığıyla bilgi topladığını belirtmeniz artık bir şart haline geliyor.

Peki nereden çıktı bu kural derseniz Avrupa Birliği ülkeleri tarafından kabul edilen internet üzerinden bilgi toplama ile ilgili yasal bir düzenlemeden kaynaklandığını belirtelim. (İlgili yazı…)

Yeni ürünler ve özellikleri hakkındaki değişiklik ise şu şekilde;
Bu değişiklik DoubleClick’in Google tarafından satın alınması ile ilgili. 20.Aralık.2007 tarihinde Federal Ticaret Komisyonu tarafından verilen onayla gerçekleşen bu işlem sonucunda Gadget Ads gibi yeni ürünlerin gelmesi, ve bunların fiyatlandırma, yönetim ve ödeme şekillerinde değişiklikler olacağı belirtiliyor.

Bu değişikliğin pek gerici bir noktası bulunmamakta. Olacak değişiklikleri de zaman içerisinde hepimiz göreceğiz. Tabii ki sitenize buna benzer bir sayfa koymanız şartı geçerli.


Maksat makale olsun…

Written by h'ozerdem on Ağu 16th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Haber / Yorum, SEO, İnternet / Bilişim

google.jpgİnternetin getirdiği en önemli fayda “bilgiye kolay ulaşım” iken bir sorunu da beraberinde taşıdı hayatımıza.

“Bilgi Kirliliği”
Herkesin, her konuda kolaylıkla ahkamlar kesmesini sağlayan bu durum, yalan yanlış ne varsa internette bilgi gibi paylaşılmasını sağlamakta.

Son karşılaştığımız bir örnekte ise neredeyse “Lost” dizisinin senaryosu olabilecek bir hayal gücüne şahit olduk arkadaşlarla.

Makalenin orjinali İngilizce, Türkçeleştirip gerçekmiş gibi sunulan halini, şu şekilde (açıklamalarla) sunmakta fayda var.

Google arama motoru efsanesinin kökleri biizm bildiğimizin aksine 1990′lı yılların ortasına değil, ondan çok daha eskilere yani Almanların 1. dünya savaşı sonrası 1923 yılında kurduğu Googel Cars & Co. şirketine dayanmaktadır. Şirketin ürettiği yarış otomobillerinden birisinin 1931 yılındaki alman ulusal yarış şampiyonasında feci bir kaza yapması neticesinde Google şirketinin iflasını açıklanmış ve bu marka adı 20 yıl kadar ortalıkta görünmemiştir..

Öncelikle bu firma hakkında bir araştırma yapalım dedik, ancak dünya tarihinde bu isimle bir firma bulunmadığı bariz bir gerçek. Hadi bunu geçelim, 1931 senesinde bahsi geçen Alman Ulusal Yarış Şampiyonası’ndan kastedilen yarışın ne olduğunu merak ettik doğrusu. Araştırdığımızda 1931 senesinde Almanya’da yapılan yarış büyük ihtimalle “1931 Alman Grand Prix” ve Wikipedia‘da bulunan bilgilere göre pek de inandırıcı gelmiyor.

1953 yılında New York’lu terzi Thomas Rafner Jr. çalıştığı sektörü değiştirmeye karar vererek “Barney Google” adında bir turizm şirketi kurmuş ve şirketin logosunda ise bir at kullanmıştır. Bu şirketin sloganı ise “Google- Büyük elmayı bir ısırışta ye” anlamına gelen “Google - The Big Apple in One Bite” mottosuydu. Saç kesiminden şehir içi turlara kadar çok değişik alanlarda faaliyet gösteren bu şirket daha sonraları 1970 lerde teknoloji sektörüne de ayak basacaktı. Şirketin yeni faaliyet alanı yabancılara servis yapacak ilkel bir arama motoru yazılımının geliştirlmesiydi.

İlginç. Hatta çılgınca. Bu denli büyük bir firmayı kurmuş, ve tarihe iz atmış bir kişi hakkında bilgilere nedense hiç bir yerde ulaşamıyorsunuz. Dharma’ya benzeyen bir şirket sanırım. Adaları da vardır şimdi bu arkadaşların. 1970′lerde bu tür bir arama motorunun yazılımının geliştirilmesi biraz zor olurdu sanırım. Zira bu tür işler o dönemlerde rehber kitaplardan zaten yapılmaktaydı.

Massachusetts Yüksek Teknoloji Enstitüsü ile yapılan işbirliği neticesinde elektronik şehir rehberi programı hazırlamaya karar verilmesiyle New york şehrindeki bulunması zor yerler ve Anahtar kelime arama sistemi ilk defa 1974 yılında şirket tarafından ticari manada uygulamaya konulmuştur. Bu sistemin gelişmiş bir versiyonu daha sonra Nobel ödülüne aday gösterilmiştir. Yani diğer bir deyişle günümüzde Googling adı verilen arama motoru dizaynının ilk sürümünün 1979 daki atası olan teknolojiye First Generation Googling (FGG) adı verilmiştir.

1974 senesinde bu tür bir çalışma hiçbir kayıtta görünmüyor. İlk e-posta yollanmasının 1971′de olduğunu göz önüne alırsak sizce bu tür bir çalışma tarihe geçmez miydi? Yoksa MIT çok mu fazla mütevazi?

Google arama teknolojisinin IBM tarafından 1984 IBM tarafından satın alınmasına kadar geçen sürede bu teknoloji yatırımcıların pek dikkatini çekmemiştir. 1988, yılında Google Inc. National Security Agency yani Amerikan Ulusal güvenlik Ajansı tarafından satın alınmasıyla kullanım amacı daha çok istihpari faaliyetlere kaymıştır. Ajansın bu yazılım hakkındaki sır saklama eğilimleri nedeniyle Google ismini satın almayı bile unutmuş ve 1991 yılında sembolik bir fiyata Peter-Paul Sovri tarafından isim ve patent hakları satın almıştır.

IBM 1984 yılında klavyelerindeki hataları düzeltmekle meşgul iken tarihe geçecek bu buluşu almış. Hatta IBM gibi bir devin aldığı bu destansı iş nedense kimsenin ilgisini bile çekmemiş. Dahası ne kadar doğrudur bilinmez ama NSA ile Google arasında bir bağlantının olup olmadığı hala tartışma konusuyken madem bu denli bilgi sahibisiniz gösterin evrakları, kaynağı da tarihe geçirin isminizi.

Ayrıca şu konuda hemfikirim. Amerika’nın bir çok istihbarat hatası yaptığını kendileri de kabul ediyorlar ama bu kadarı da komik olur. Yok efendim Google ismini satın almayı unutmuş. Ardından da Peter-Paul Sovri (bkz. Google aramalarında sadece 3 sayfada ismi var) nasıl uyanık bir adammış ki bu ismi satın almış. Biraz yavaş :)

1990 ların ortasında World Wide Web fikrinin ve atılımının yaygınlaşmasıyla üvey oğlu Larry Page, ve oğlunun arkadaşı Sergey Brin, tarafından günümüzde bildiğimiz Google web arama motoru geliştirilmiş veya icat edilmiştir.

Üvey oğlu? Yahu Larry Page’in babasının ismi “Carl Victor Page” ve annesinin ismi “Gloria Page”. Biraz usturuplu sallasanız. Bakın Wikipedia sayfasına.

Yazının devamını sadece bilgi için verelim, gerisini araştırmaktan vazgeçtik. Sadece şahsi yorumlarımızı sunuyoruz. Arkadaşlara bu denli bir hayalgücü hakkında saygılar!

Site ziyaretçileri zamanla artmaya başlamış ancak P.P. Sovri nin 1998 yılında trajik ölümüyle Google arama motoru çalışmaları Sovriye adanmıştır.Diğer arama motorlarından daha iyi sonuç verebilmek amacıyla 20,000 internet aşığı ispanyol gencinden yardım alınmış bu gençlere 2 milyar web sayfasının tektek inceletilerek safya kalitelerini 1 den 10 a kadar numaralandırmak suretiyle tespit etmeleri istenmiştir. Binlerce gencin 2 ay boyunca uykusuz kalarak harcadığı performans sonucunda google arama motorunun bugünkü algoritmasının temeli atılmıştır. Bu çılgın fikir, Bring ve Page’in yıllar sonra milyarder olmalarını sağlayacaktır.

20bin internet aşığı İspanyol genç! Vay anasını. Evet Google ilk denemelerinde bir çok beta tester tarafından kullanıldı, hatta bunların arasında “hispanik” dediğimiz İspanyol kökenli kişiler de vardı, ama bu kadar da değildi. Hem neden sadece İspanyol? Onu da açıklasaydınız bari.

Günümüzde on milyarlarca web sayfası google SEO tarafından indekslenmiş durumdadır ve ortalama günlük 300 milyon arama yapmaktadır. , Gördüğünüz gibi Kastlowski’nin arabalarından günümüze oldukça uzun ve zorlu bir yol katedilmiştir. Her ne kadar 70′li yıllardan beri devam eden arama motoru fikrinin günümüzde geldiği mesafe inanılmaz görünse de gelecekte google markasının daha akıl almaz işleri yapacağını düşünmekteyim. Ayrıca Google SEO işine uzun bir süre yani google.com un popülaritesinin devam ettiği müddetçe devam edeceğimizi ummaktayım

Ummaya devam etmenizi tavsiye ederim. Evet Google daha da devam edecek yoluna ancak geçmişi hakkında bu denli uçuk (!) bir senaryo konusunda sizi başta belirttiğim gibi Lost dizisinin senaristleri arasına almak lazım. Bravo arkadaşlar! Sonuç olarak imla hatalarını bırakın bu denli mesnetsiz sallamaların da internette yer aldığını unutmamak lazım. Ayrıca bu çeviri için zaman harcayan arkadaşlarımıza da teşekkürler. Onlar da umarız her okuduklarını doğru olarak algılamaktan vazgeçerler.

Her sunulan doğru değil bu sanal alemde. Lütfen okuduğunuz her konuda kaynak araştırmasını yapmayı unutmayın.

Not: Yazının orjinaline link vermekte oldukça hassasız ancak arkadaşların deşifre olmalarına pek gerek yok. Ayrıca yazının ingilizce orjinalini http://blogoscoped.com/history/google.html adresinde görüntüleyebilirsiniz.


İnternette para harcarken kime güveneceksiniz?

Written by h'ozerdem on Ağu 15th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Haber / Yorum, İnternet / Bilişim

soru-isareti.jpgYeni bir haber değil, Weblebi.com iflas etti diyerek geçiştirmenin de anlamı pek yok.

Türkiye’de online alışveriş konusunun gerek insanların alım gücünün, gerek internet kullanımı alışkanlığının emsal alınan ülkelere nazaran az olması nedeniyle bir soru işareti olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu durumda da alışveriş sitesi sahibi olmanın da ilk bakışta çok rahat bir iş gibi görünmesinin aksine ne denli riskli bir iş olduğunu da belirtmek şart.

Evet, Weblebi iflas etti, peki iflas denen olgu bir günlük süreçte mi oluşuyor? Kullanıcılar son güne kadar alışverişlerini yaparken haberdar edilmemeleri ne denli doğru? Bu sorular tartışılır. Ancak daha da vahimi şu anda standart bir internet kullanıcısının weblebi.com ile ilgili ulaşabileceğiniz bir mail adresini bile bulamayacak olması.

Tabii zamanında Weblebi “ŞikayetVar.com adresinde en çok şikayet alan kuruluş” olma başarısıyla kullanıcının aklında silinemeyecek bir iz etmişti. Peki onlarca şikayete weblebi.com adresinin cevabı ne olmuştu farkında mısınız?

Müşterimize siparişi ile ilgili detaylı bilgi mail yoluyla verilmiştir.

Daha detaylı bilgi istediğiniz her türlü sorunuz için satisdestek@weblebi.com ve weblebibilgi@gmail.com adresine mail atabilir, destek alabilirsiniz.

Saygılarımızla…
Weblebi.com

Aynen benim yaptığım gibi bir kopyala / yapıştır hamlesiyle verilen cevaplar ne derecede tatmin edici olabilir siz düşünün gerisini.

Kapanma sürecinde allahtan kargoya verilen ürünlerde sorun yaşanmadı ancak diğer ürünlerde bankaya dilekçe verilmesi şart oldu. Tabii ilk bir hafta bu konuyla ilgili bir yazı yayınlandı sitede. Sonrasında sadece e-posta adresi kalmıştı. Ya şimdi? Site bile yok ortada.

Site kaybolmadan önce yaptıkları açıklama da oldukça duygulandırdı tüm kullanıcıları.

Sayın müşterilerimiz,

2003 yılından beri faaliyet göstermekte olan weblebi.com, maalesef son dönemdeki bazı olumsuz olayların neticesinde ticari hayatını 05.08.2008 tarihinde sonlandırmak zorunda kalmıştır. Maalesef Türkiye’nin ve dünya piyasalarının içinde bulunduğu ekonomik zorluklar ve özellikle son dönemde internet alışveriş sektöründe bazı önemli firmaların zora girerek faaliyetlerine son vermeleri, ürün tedarikçilerinin ve bankaların sektöre olumsuz bakmalarına sebep olmuş ve tüm bunlar zincirleme olarak firmamızı faaliyetlerini sürdüremez duruma getirmiştir.

Sadece 2008 başından bugüne kadar 30.000’den fazla siparişi başarıyla sorunsuz olarak müşterilerine teslim etmiş olan weblebi.com, yakın dönemde sınırlı sayıda siparişi teminci firmalarla yaşanan sıkıntılardan dolayı müşterilerine teslim edememiştir.

Her zaman müşteri memnuniyetini en yüksek seviyede tutmayı ilke edinmiş olan firmamız, bu durumdan alışveriş yapmış siz müşterilerimizin herhangi bir zarar görmemeleri açısından sizi haklarınız konusunda bilgilendirmek istemektedir.

Aşağıdaki adımları uygulamanız durumunda, verdiğiniz siparişle ilgili bir mağduriyetiniz olmayacaktır:

1. Öncelikle, vermiş olduğunuz siparişin kargoya verilip verilmediğini weblebi.com sipariş takibi sayfasından kontrol ediniz. http://www.weblebi.com/siparislerim.aspx
2. Şayet verdiğiniz siparişiniz weblebi.com tarafından henüz kargo şirketine teslim edilmemişse, tüketici olarak öncelikle yapmanız gereken sitemizden yapmış olduğunuz alışverişte kullandığınız kredi kartının bağlı olduğu bankaya bir itiraz dilekçesi yazarak ilgili tutarın kredi kartınıza iade edilmesini talep etmektir.
3. Mastercard/Visa kuralları gereğince eğer siparişinizin kargo fişi ibraz edilemiyorsa, bankanız kredi kartınıza bu meblağı iade edip, firmamız hesabından ilgili tutarı tahsil etmekle yükümlüdür. bu açıdan her durumda siz tüketici olarak mağdur olmadan sipariş tutarınızın tamamını iade olarak alabileceksiniz.
4. Daha önce satın almış olduğunuz ve size teslim edilmiş tüm ürünler üretici ya da ithalatçı firma garantisi altındadır. yasal garanti süresi içersinde herhangi bire sorun yaşamanız durumunda, üretici ya da ithalatçı firma ürününüzdeki kusuru telafi etmekle yükümlüdür.

Tarafınıza yaşattığımız bu olumsuz durum için çok özür diler, bu konuda her türlü sorunuz için bundan sonra bilgi@weblebi.com adresine mail atabileceğinizi belirtmek isteriz.

Saygılarımızla.”

Tabii weblebi.com mağdurlarının açtığı Facebook grubunu ziyaret edebilirsiniz. Tabii sikayetvar.com adresinde Weblebi ile ilgili şikayetleri de inceleyebilirsiniz.

Peki konumuz Weblebi.com adresi mi olmalı, yoksa genel olarak online alışveriş konusu mu?

Bu durumda önemli olan alışveriş yapmadan önce detaylşı bir şekilde araştırma yapmak. Genelde bu tür konularda Türk alışveriş siteleri hakkında Google kadar değerli bilgiler sunan bir site olarak sikayetvar.com adresine başvurmanız tavsiyemdir.

Ayrıca hiç bir sitede bulunmayan bir ürün, eğer bir sitede stoklarda var olarak görünüyorsa öncelikle telefon edip bilgi almanızı tavsiye ederim. Çoğu zaman stoklarda olmayan ürünlerin varmış gibi gösterildiği durumlarla karşılaşabilirsiniz.

Aynı konuda fiyat karşılaştırmasında olağan dışı bir ucuzluk gördüğünüzde de muhakkak telefon yoluna başvurmanız sizin adınıza olumlu olacaktır.