SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) Ne Değildir?

Written by h'ozerdem on Ağu 29th, 2008 | Files under SEO, Web Tasarım

seo-amo.jpgBir çok kere yazdık SEO konusunda. AMO olarak da biliyorsunuz. Hani “Arama Motoru Optimizasyonu” olarak tabir edilen şu unsur.

İnternet kullanımında “know-how” olgusunun yer almadığı ülkemizde doğal olarak binlerce site sahibi SEO işini evinde “Knight Online” oynadığında ailesi tarafından “Sistem Uzmanı” olarak nitelendirilen zihniyetin doğrultusunda mümkün olan en trajikomik seçimlerle yaptırmakta.

Genellikle bize gelen taleplerde önce ufak bir iş olarak bahsedilen, devamında satış grafiğinin artışında nasıl bir kar marjı elde edileceğini izah ettiğimizde o denli de küçük görülemeyecek bir hizmet olduğu anlaşılan bir olgu arama motoru optimizasyonu.

Defalarca SEO şudur, AMO budur deik durduk. Bu sefer de “ne olmadığı” konusunda biraz fikir verelim istedik.

  1. Arama Motoru Optimizasyonu basit bir iş değildir.
    Bir çok web sitesi sahibi sayfalarını anlamsız keywordler ile doldurmakla, gördükleri tüm sitelere kendi adreslerini kaydetmekle, yüzbinlerce spam mail yollamakla arama motorlarında üst sıralarda yer almayı hedeflerler. Ancak kazın ayağı böyle değil. Google aptal değil. Sadece bu denli kolay olsaydı şu anda hedef arama kelimelerinde ilk 10′da binlerce internet sitesi yer alırdı. Bu matematiksel olarak ne denli mümkünse, bu şekilde sitelerin de yer edinmesi o derecede mümkün.
  2. Arama Motoru Optimizasyonu site tasarımı ile aynı iş değildir.
    Evet. İnternet sitesi tasarlanırken standartlara uygunluğu, kodlamalardaki düzgünlük, içeriğin özgünlüğü ve benzeri olgular göz önüne alınır. Daha doğrusu alınmalıdır. Ne yazık ki günümüzde “SUNUCUMUZUN WEB MAIL DESTEĞİ VAR” diyerek bunu bir özellikmiş gibi göstermeye çalışan hosting ve web tasarım firmamsıları “www.mail2web.com” adresinden ne kadar haberdar ise, bu bahsettiğimiz önemli noktalardan da o derecede haberdar olmakta ve bu unsurlara dikkat etmemektedir.
    Her ne olursa olsun, bir sitenin tasarımı tamamlandıktan sonra SEO işlemleri süreci başlar.
  3. Arama Motoru Optimizasyonu bir kaç yazılımla yapılmaz.
    Arama motoru optimizasyonunu bir kaç tıklamayla yapacak bir yazılım şu anda yok. En azından henüz keşfedilmedi. Bu kadar kolay bir iş olduğunu düşünenlere gidip Pong oynamalarını tavsiye ederim sadece.
    Arama motoru optimizasyonunda tamamı ile Google ile ilgili gelişmelerin takibine dayalı olarak sitelerde yapılacak düzenlemeler önem kazanmaktadır. Bu düzenlemelerin içinde güçlü bir link popülerliği oluşturulması, özgün içerik kazandırılması, sitenin faal halde tutulması gibi konular büyük önem taşımaktadır.
  4. Arama Motoru Optimizasyonu tek başına para kazandırmaz.
    Dilerseniz kalıcı olarak ilk sırada olun. Siteniz içerik olarak yetersiz ise, ziyaretçileri cezbedemiyorsa boşuna uğraşmayın. Nasıl bir mağazaya her giren alışveriş yapmıyorsa, her sitenize gelen de size para kazandırmayacaktır.
  5. Arama Motoru Optimizasyonu bir seferlik ilaç değildir.
    Sizin kadar rakipleriniz de uyanık emin olun. Kimse çıktığı sıralamalarda kalıcı olmuyor. Geçen sene “antalya web tasarım” kelimesinde ilk sırada yer alan sitelerin şu anda aylardır birinci sırada olan sitemize bakarak çalışmalar yapmaları da çok doğal. Tabii buradan bizi Google’a yersiz şikayet eden bazı arkadaşlarımıza saygılar. Yetkililer ile görüşmelerimizde epey güldük şikayetlerine sağolsunlar.
    Önemli olan arama motoru optimizasyonundaki devamlılıktır. Bir sitede arama motoru optimizasyonu çalışmasını bir kerelik, veya 3-5 günlük bir iş olarak düşünüyorsanız hiç bulaşmayın derim.
  6. Arama Motoru Optimizasyonu düşündüğünüz kadar ucuz değildir.
    “golf turkey” kelimesi ile ilgili çalışma yaptığımız Bilyana Golf‘ün sahibi Birol Bey ile bir sohbetimizde iş için ücret almak yerine her satışından %0.1 kar payı alsak şu anda bu paralar ile sıfır bir araba alabileceğimizi konuşmuştuk. Epey de gülmüştük tabii. Bunu demek için nedenimiz de oldukça açıktı. Site sıralamalarda yükseldikçe firmanın pazar payı önlenemez biçimde artmıştı.
    Size parayı kazandıran pazarlama elemanınıza verdiğiniz broşürler değil, elemanınızın görüşmedeki yaklaşımıdır. Aynı şekilde sadece sitenizin iyi bir tasarıma sahip olması size müşteriyi kazandırmaz. Arama motoru optimizasyonu size pazarlamacınızın görevini sunmaktadır. Bu da düşük meblağlı bir işlem değildir. Tabii pazarlamacınızı görüşmeye araba yerine bisiklet, düzgün bir kıyafet yerine yırtık pırtık bir kıyafetle göndermeye doğru diyorsanız, ucuz yollu arama motoru optimizasyonu seçeneklerini kullanmanız da doğaldır.
  7. AdWords Reklamlarında çıkmak Arama Motoru Optimizasyonu değildir.
    Hayretler içinde izlediğimiz bazı firmalar var ki, arama motoru optimizasyonu olarak müşterilerine AdWords reklamlarını sunuyorlar. Sakın kanmayın. AdWords size para kazandıran bir sistemdir. Sıralamalarda yer edinmenizi de sağlar. Ancak reklam vererek çıktığınız alan, emin olun ilk 10 sıra kadar önemli değildir.

Sonuç olarak “arama motoru optimizasyonu” bir çok kişinin düşündüğü şekilde bir iş değildir.


İnternette para harcarken kime güveneceksiniz?

Written by h'ozerdem on Ağu 15th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Haber / Yorum, İnternet / Bilişim

soru-isareti.jpgYeni bir haber değil, Weblebi.com iflas etti diyerek geçiştirmenin de anlamı pek yok.

Türkiye’de online alışveriş konusunun gerek insanların alım gücünün, gerek internet kullanımı alışkanlığının emsal alınan ülkelere nazaran az olması nedeniyle bir soru işareti olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu durumda da alışveriş sitesi sahibi olmanın da ilk bakışta çok rahat bir iş gibi görünmesinin aksine ne denli riskli bir iş olduğunu da belirtmek şart.

Evet, Weblebi iflas etti, peki iflas denen olgu bir günlük süreçte mi oluşuyor? Kullanıcılar son güne kadar alışverişlerini yaparken haberdar edilmemeleri ne denli doğru? Bu sorular tartışılır. Ancak daha da vahimi şu anda standart bir internet kullanıcısının weblebi.com ile ilgili ulaşabileceğiniz bir mail adresini bile bulamayacak olması.

Tabii zamanında Weblebi “ŞikayetVar.com adresinde en çok şikayet alan kuruluş” olma başarısıyla kullanıcının aklında silinemeyecek bir iz etmişti. Peki onlarca şikayete weblebi.com adresinin cevabı ne olmuştu farkında mısınız?

Müşterimize siparişi ile ilgili detaylı bilgi mail yoluyla verilmiştir.

Daha detaylı bilgi istediğiniz her türlü sorunuz için satisdestek@weblebi.com ve weblebibilgi@gmail.com adresine mail atabilir, destek alabilirsiniz.

Saygılarımızla…
Weblebi.com

Aynen benim yaptığım gibi bir kopyala / yapıştır hamlesiyle verilen cevaplar ne derecede tatmin edici olabilir siz düşünün gerisini.

Kapanma sürecinde allahtan kargoya verilen ürünlerde sorun yaşanmadı ancak diğer ürünlerde bankaya dilekçe verilmesi şart oldu. Tabii ilk bir hafta bu konuyla ilgili bir yazı yayınlandı sitede. Sonrasında sadece e-posta adresi kalmıştı. Ya şimdi? Site bile yok ortada.

Site kaybolmadan önce yaptıkları açıklama da oldukça duygulandırdı tüm kullanıcıları.

Sayın müşterilerimiz,

2003 yılından beri faaliyet göstermekte olan weblebi.com, maalesef son dönemdeki bazı olumsuz olayların neticesinde ticari hayatını 05.08.2008 tarihinde sonlandırmak zorunda kalmıştır. Maalesef Türkiye’nin ve dünya piyasalarının içinde bulunduğu ekonomik zorluklar ve özellikle son dönemde internet alışveriş sektöründe bazı önemli firmaların zora girerek faaliyetlerine son vermeleri, ürün tedarikçilerinin ve bankaların sektöre olumsuz bakmalarına sebep olmuş ve tüm bunlar zincirleme olarak firmamızı faaliyetlerini sürdüremez duruma getirmiştir.

Sadece 2008 başından bugüne kadar 30.000’den fazla siparişi başarıyla sorunsuz olarak müşterilerine teslim etmiş olan weblebi.com, yakın dönemde sınırlı sayıda siparişi teminci firmalarla yaşanan sıkıntılardan dolayı müşterilerine teslim edememiştir.

Her zaman müşteri memnuniyetini en yüksek seviyede tutmayı ilke edinmiş olan firmamız, bu durumdan alışveriş yapmış siz müşterilerimizin herhangi bir zarar görmemeleri açısından sizi haklarınız konusunda bilgilendirmek istemektedir.

Aşağıdaki adımları uygulamanız durumunda, verdiğiniz siparişle ilgili bir mağduriyetiniz olmayacaktır:

1. Öncelikle, vermiş olduğunuz siparişin kargoya verilip verilmediğini weblebi.com sipariş takibi sayfasından kontrol ediniz. http://www.weblebi.com/siparislerim.aspx
2. Şayet verdiğiniz siparişiniz weblebi.com tarafından henüz kargo şirketine teslim edilmemişse, tüketici olarak öncelikle yapmanız gereken sitemizden yapmış olduğunuz alışverişte kullandığınız kredi kartının bağlı olduğu bankaya bir itiraz dilekçesi yazarak ilgili tutarın kredi kartınıza iade edilmesini talep etmektir.
3. Mastercard/Visa kuralları gereğince eğer siparişinizin kargo fişi ibraz edilemiyorsa, bankanız kredi kartınıza bu meblağı iade edip, firmamız hesabından ilgili tutarı tahsil etmekle yükümlüdür. bu açıdan her durumda siz tüketici olarak mağdur olmadan sipariş tutarınızın tamamını iade olarak alabileceksiniz.
4. Daha önce satın almış olduğunuz ve size teslim edilmiş tüm ürünler üretici ya da ithalatçı firma garantisi altındadır. yasal garanti süresi içersinde herhangi bire sorun yaşamanız durumunda, üretici ya da ithalatçı firma ürününüzdeki kusuru telafi etmekle yükümlüdür.

Tarafınıza yaşattığımız bu olumsuz durum için çok özür diler, bu konuda her türlü sorunuz için bundan sonra bilgi@weblebi.com adresine mail atabileceğinizi belirtmek isteriz.

Saygılarımızla.”

Tabii weblebi.com mağdurlarının açtığı Facebook grubunu ziyaret edebilirsiniz. Tabii sikayetvar.com adresinde Weblebi ile ilgili şikayetleri de inceleyebilirsiniz.

Peki konumuz Weblebi.com adresi mi olmalı, yoksa genel olarak online alışveriş konusu mu?

Bu durumda önemli olan alışveriş yapmadan önce detaylşı bir şekilde araştırma yapmak. Genelde bu tür konularda Türk alışveriş siteleri hakkında Google kadar değerli bilgiler sunan bir site olarak sikayetvar.com adresine başvurmanız tavsiyemdir.

Ayrıca hiç bir sitede bulunmayan bir ürün, eğer bir sitede stoklarda var olarak görünüyorsa öncelikle telefon edip bilgi almanızı tavsiye ederim. Çoğu zaman stoklarda olmayan ürünlerin varmış gibi gösterildiği durumlarla karşılaşabilirsiniz.

Aynı konuda fiyat karşılaştırmasında olağan dışı bir ucuzluk gördüğünüzde de muhakkak telefon yoluna başvurmanız sizin adınıza olumlu olacaktır.


Popüler web sitesi için 50 tavsiye…

Written by h'ozerdem on Ağu 2nd, 2008 | Files under Genel Yazılar, SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim

web-tasarim-populer.jpgListeler hazırlamak zor iş. Muhakkak bir yerlerde eksikler oluşuyor. Bu yazıda elimden geldiğince “internette görünürlük” konusunda ipuçları vereceğim.

  1. Yeni bir sayfa veya içerik oluşturuyorsanuz Digg, Reddit ve Netscape gibi bazı social bookmarking sitelerine bildirmeyi unutmayın.  23 Top Social Bookmarking sites linkinde bulacağınız sayfalar işinizi görecektir.
  2. Sitenizin konusu ile ilgili bir Yahoo Group kurmanız işe yarayacaktır.
  3. Bir MySpace sayfası ile sitenizin popülerliğini arttırabilirsiniz. Sitenizdeki içerikleri bu sayfadaki bloglarda yayınlamanız da işe yarar.
  4. Del.icio.us bookmarklarına kendinizi eklemeniz tavsiyemdir. Hatta kendinize güveniyorsanız bir “Del.icio.us” butonu da kullanabilirsiniz.
  5. Bir Technorati hesabı oluşturun ve blogunuzu duyurun.
  6. Sitenizi kayıt edebileceğiniz bir çok directory site bulunmakta. Bunlara üye olmak için beklemenize de gerek yok. İşe yarar bir listeyi Info Vilesilencer adresinde bulabilirsiniz.
  7. Sitenizde bulunacak bir anket popülerliğinizin artmasını sağlayacaktır. Anket dediysek, teknolojik yazıların olduğu bir sitede “Bu sene kim şampiyon olur” tadında bir saçmalama olmasın lütfen.
  8. Siteniz için Gumtree adresinden ücretsiz ilan verebilirsiniz.
  9. Sitenizin içeriğini güncellemek için RSS feedleri kullanın.
  10. Sitenizin RSS feed yayınını FeedBurner, Squidoo, Feedboy, Jordomedia, FeedBomb, FeedCat, rssmad, feeddirectory ve feedfury gibi sitelere yapmanız oldukça işe yarayacaktır.
  11. Sitenizin içeriği ile alakalı gerçek(!) bir makale yazın ve işe yarar bir sitede yayınlanmasını sağlayın.
  12. StumbleUpon üyeliğinizi başlatın ve arkadaşlarınızın sizi “Stumble’lamasını” sağlayın.
  13. Özelleştirilmiş bir 404 sayfası ile hatalı aramalardan bile sitenize girildiğinde içeriğinizin yayınlanmasını sağlayabilirsiniz.
  14. Özelleştirilmiş 301 redirect işlemi ile www başlıklı olmayan adreslerden ulaşım sorunu ihtimalini ortadan kaldırabilirsiniz. 301 redirect ile ilgili bilgiye bu linkten ulaşabilirsiniz.
  15. Üyesi olduğunuz forum ve sitelerde imzalarınızda sitenize link kullanın. (İzin verildiği sürece!)
  16. Sitenizdeki imla hatalarını düzeltin. Kimse WEPMAZTER’ları iplemiyor emin olun. Wep Desing gibi saçmalamalar sadece sitenizi komik duruma düşürür. Yazmayı beceremeyeceğiniz kelimeleri hiç kullanmayın. Platform yerine platfrom yazabilirim diyorsanız şekildeki gibi alay konusu olmanız an meselesi olabilir.
  17. Sitenizi çeşitli browser yazılımları ile muhakkak test edin.
  18. Üç kuruş için kötü bir sunucu seçmeyin. İşinize yarayacak bir hosting edinin. Kimse yavaş sayfaları sevmiyor.
  19. Page Rank kaygısı ile yaşamayın. Bir siteyi Page Rank ile ölçmek bir kadın yazarı vücut ölçüleri ile değerlendirmeye benzedi artık.
  20. Bir hizmeti veya bir ürünü ücretsiz sunun. Bedava olan her zaman ilgi çeker.
  21. Arkadaş, eş, dost toplantılarında sitenizden bahsetmeyi unutmayın. Kimin ne zama, hangi siteyi ziyaret edeceğini bilemezsiniz.
  22. Ziyaretçilerin size ulaşması için çeşitli yollar sunun. MSN, Skype, iletişim formu, telefon, adres gibi…
  23. Sitenizi Craigslist sisteminde yayınlayın. Ücretsizdir.
  24. FRAME KULLANMAYIN!
  25. Sitenizin DMOZ.org üyeliğini yapın. Biraz zaman alır ama inanın buna değer.
  26. Bir XML sitemap oluşturun ve Google‘a bildirin.
  27. İletişim sayfanızda haber bülteninize üye olma fikrini sunun.
  28. Bir haber bülteni yayınlayın. Spam mail yapmamak şartıyla!
  29. Seminerlere katılmaya özen gösterin.
  30. Konunuzla ilgili bloglarda (sitenize link vererek) yorumlar ekleyin.
  31. Sakın kimseye sitenizi arama motorlarına kaydetmesi için para vermeyin. Tamamen ziyandır!
  32. YouTube ve Google Video viral kampanyalar yaratmak için ideal yerlerdir. Wired’da bulunan How To Make Your Own Viral Hit makalesi işe yarayacaktır.
  33. Bir eKitap yayınlamak sitenizin isminin duyulması için oldukça iyi bir yoldur.
  34. Bir Wordpress teması (veya benzeri) yaratın ve sitenize link verilmesi koşulu ile ücretsiz dağıtın.
  35. Java ve ActiveX kullanımından uzak durmaya özen gösterin.
  36. Ziyaretçilere indirebilecekleri bazı içerikleri sunmak işe yarayacaktır.
  37. CSS öğrenin!
  38. Wikipedia’da bilgi paylaşımına katkıda bulunun.
  39. www.yourdomain.com/pgInfoPages.cfm?cx=50799399822B gibi adresler yerine SEO uyumlu adresler kullanmaya özen gösterin.
  40. İlla flash giriş kullanacaksanız, “introyu geç” linki bulundurmayı unutmayın.
  41. Yerel medya sizden haberdar olsun. Bir çok yerel gazete haber aramaktadır ve hiç ummadığınız bir yazınızı bile haber yapabilirler.
  42. W3C standartlarına uyun. Uzun vadede işinize yarayacaktır.
  43. “Arkadaşıma gönder” seçeneğini muhakkak bulundurun. İşe yarayacaktır.
  44. Squidoo‘da siteniz için bir “lens” oluşturun.
  45. Müşterilerinizin mailine muhakkakerken cevap verin. Kimse bir cevap için 3-4 gün beklemiyor.
  46. Diğer sitelere link vermekten çekinmeyin.Tabii konunuzla alakalı ve saygın bir içeriğe sahipse.
  47. Çalıntı içerik kullanmayın.
  48. Bir ürün satıyorsanız RSS’ini Froogle’a kaydetmeyi unutmayın.
  49. Sitenizin her tarafını reklamla donatmayın.
  50. Alıntı yaptığınızda, alıntı yapılan yere link vermeyi unutmayın.


Temel AdSense Bilgileri

Written by h'ozerdem on Tem 7th, 2008 | Files under Eğitim, Genel Yazılar, SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim

Google AdSense LogoGoogle Adsense programının Türkiye’ye açılması, ardından Türkçe içerikli siteleri de kabul etmesi oldukça hoş bir durum. Tabii işin dalaveresinde olan kullanıcıların çokluğu da bu sistemden onay alınmasını oldukça zorlaştırıyor. Her ne olursa olsun Türkiye’de internet kullanımının gelişmesi adına güzel bir gelişme. Bu yazıda bazı temel unsurları paylaşmayı düşünüyorum.

Google AdSense kullanmaya başlamadan önce biraz araştırma yapılması şart. Sallapati bir şekilde sadece bir kaç dolar para kazanayım diye yapılan çalışmaların herhangi bir işe yaramadığını da belirtmekte fayda var. Dahası şunu unutmayın. Google AdSense ile inanılmaz rakamlar kazanmanız gibi hayallere kapılmaya mahal yok. Evet matematiksel olarak bu tür rakamları edinebilirsiniz. Ancak bu kadar çok hit alan bir siteniz varsa gelir elde edeceğiniz çok daha büyük fırsatlarınız olacaktır.

Her zaman olduğu gibi konu hakkında bilgi edinmek için yine Google temel kılavuzunuz olacaktır. Özellikle aramalarınızın tırnak içinde yapılması (ör. “antalya web tasarım”) daha efektif sonuçlar bulmanıza yardımcı olacaktır. Tabii aramada geçmesini istemediğiniz kelimeler varsa “-” ile çıkartmayı unutmayın derim.

Aslına bakarsanız AdSense ile ilgili yine en güvenilir bilgi Google’ın kendi sayfalarında bulunmakta. “Optimizasyon ipuçları” başlığında reklamın sitenize nasıl yerleştirileceğinden, renklerin ayarlanmasına kadar tüm detaylar sade bir şekilde açıklanmış.

Araştırma dönemi sonrası sitenize AdSense reklamlarını entegre ettiğinizde hemen para kazanmak için sabırsızlanmayın. Bir ay boyunca denemeler yapmanızı tavsiye ederim. Bazen sizin için çok etkili görünen bir arama kelimesi aslında hiç de etkili olmayabilir. İşin başı sabır ve devamlı araştırma bunu aklınızdan çıkarmayın.

Reklamları ekledikten sonra reklam alanlarınızda bazı Amerika kökenli hayır kuruluşlarının reklamlarını veya şu reklamları görebilirsiniz.

  • Ay a ayak basan ikinci insan kimdi?
  • Dünyada en hızlı koşan kuş hangisidir?
  • Dünya’ya en yakın yıldızın adı nedir?
  • Kağıt parayı icat eden kimdi?
  • Okyanus ne kadar derindir?
  • Gökyüzü neden mavidir?
  • Güneş ne kadar sıcaktır?
  • Dünya’daki En Büyük Elmasın Adı Nedir?

Korkmayın reklamlarınıza bir şey olduğu yok. Ancak bu reklamlar yerine alternatif reklamlar ekleyebilir ve bu şekilde reklam çıkmadığı anlarda seçtiğiniz bir reklamın çıkmasını sağlayabilirsiniz. Reklam yayınlanmadığı anlarda “alanları birleştirme” ile o alanın görünmemesini sağlayabilir, hatta o alanın tek renk çıkmasını ayarlayabilirsiniz.

Site içeriğinin özgünlüğüne muhakkak dikkat etmelisiniz. Her zaman diyoruz, Google aptal değil, işin hilesini hurdasını kullananlara da pek hoşgörülü davranmıyor. 100 $’lık ödemenizi beklerken hesabınızın iptal olduğu mesajını görmeniz de iç açıcı olmayacaktır.

İçeriği oluştururken Google’da en fazla aranan kelimeleri kullanmak yerine belirli bir konuda devam etmeye dikkat edin. Ayrıca bir site ile uğraşmanız sizin için daha verimli olacaktır. Bu şekilde sitenizi geliştirmeniz daha hızlı olacaktır.

Tabii ki hazırladığını sayfa içeriğiyle ilgili meta tag ve benzeri donelerin kullanımını da göz ardı etmeyin.

İçeriğe reklamın entegrasyonu konusunda dikkat edin. Her tarafı reklamlarla dolu siteleri kimse umursamaz, kimse de tıklamaz. Ama konuyla ilgili doğru yerlerde yayınlanan reklamlar tıklanma oranını arttıracaktır.

Sonuç olarak reklam yapın, paranızı kazanın, ama sırf reklam amaçlı bir site ile sürekli bir gelir etmeniz mümkün olmayacaktır.


Splog nedir? Spam yenir mi?

Written by h'ozerdem on Haz 3rd, 2008 | Files under Genel Yazılar, İnternet / Bilişim

Splog nedir?Spam kelimesinin asıl anlamı 1930′lu senelerde Hormel Foods Corporation tarafından üretilen bir yiyecek. Evet, domuz etine katılan tuz, su, sodyum nitrat ve şeker ile elde edilen bu yiyeceğe Spam adı verilmişti, ancak günümüzde bu yiyeceği bilmemelerine rağmen hem etkin olarak kullanıcılar, hem de mağdurlar tarafından dile getiriliyor.

Çoğumuz spam kelimesini duyduğumuzda çok bilen webmaster kardeşlerimizin mail kutularımıza gönderdikleri saçma sapan e-postaları düşünüyoruz ancak bu sektörün de ufku genişledi. Artık blog sitelerinden de spam yapılıyor. İşte bu noktada Splog deyimi ortaya çıkıyor.

Merak etmeyin Splog kelimesi de bir yiyecek değil, ancak sanal ortamda oldukça hazımsızlık yaratacak bir etken olduğu su götürmez bir gerçek. Splog siteler ilk dönemlerini 2000li yılların başlarında yaşadı ve günümüzde tam anlamıyla bir bilgi kirliliği oluşturmaya devam ediyor.

Bloglar arasında %80 lere varan spam bloglar genellikle Page Rank değeri arttırmak ve reklamlardan kazanç elde etmek amaçlı kuruluyor. Tabii şahsi psikopatlıkların da etkisiyle bir çok blogun da splog sitelere dönüştüğünü de görebilirsiniz. Weblogs.com gibi adreslere ping yollayan blogların %75 gibi ciddi bir oranda splog olduğu söylentisi de işin vehametini gözler önüne sermekte.

Splogları kategorilemek gerekirse şu şekilde bir sıra düşünülebilinir.

Splog ne değildir?Uzman sploglar : Genellikle splog sahibi konular, anahtar kelimeler ve link takası yapılacak siteleri ayarladıktan sonra otomatik içerik üretimi ile spam sanatını icra eder.

Tembel sploglar : Bu kategorideki splogların sahibi popüler sitelerin RSS kaynaklarını kendi blogunda yayınlanan bir yazı gibi otomatik güncellemeye almaktadır.

Aptal sploglar : Bu kategorinin sahipleri internetin en düşük seviyedeki sözümona webmasterları olarak hayatlarını sürdürürler. Otomatik bir sistem kullanmak için gerekli bilgiye sahip olmadıklarından dolayı, internette arama sonuçlarında karşılarına çıkan bir çok yazıyı efsanevi KOPYALA / YAPIŞTIR hamlesiyle kendi sploglarına eklerler.

Uzman splogların içeriğinde genellikle anlamsız ve sık tekrarlanan anahtar kelimeler bulunduğundan ayırt edilebiliyorlar, ancak tembel sploglar standart internet kullanıcısı için farkedilmesi zor sploglar olarak göze batıyorlar. Aptal sploglara sonra değineceğiz.

Tembel sploglar genellikle seçme yazıları barındırdıklarından içerik yönünden zengin durmakta ancak her tarafı reklamla bezenmiş anlamsız animasyon yığınları rahatsız edici boyutlara varabiliyor. Aslına bakarsanız içerik hırsızlığı ile elde edilen haksız bir kazanç için oldukça masum görünen bir açıklama oldu, fakat telif hakları ihlali son derece yaygınlaşmış durumda.

Gelelim aptal sploglara. Genelde bu tür sploglar internetin eğlenceli yönü olan çok bilmiş kişilerin siteleri olarak göze çarpar. PHP Nedir? gibi bir makaleyi kişisel bir sitede yayınlamakta sakınca var mı yok mu tartışılabilinir, ancak bu yazıyı da gidip PHP eğitim sitelerinden kopyalayıp, splogunuza yapıştırıyorsanız durum içler acısıdır. Bu gibi konularda yüzlerce kopyalanmış içerikle siteler oluşturan bu arkadaşların genelde durumu hep içler acısıdır. Çevremiz bu örneklerle dolu. AJAX’tan bahsederken kendi sitelerinde bir tane bile AJAX yaklaşımı bulunmayan, PHP Nedir diye yazıyı sitesine yapıştırıp sadece html uzantıyı php olarak değiştiren, blog yazılımlarına “piyasayı öldürüyor” derken bu yazısını blogspot adresinde yayınlayan sitelere örnek vermemize gerek yok. Blogumda sabahlayan bir arkadaşımızın sitesi buna en güzel örneklerden birisi olarak tarihe geçmek üzere.

Splogların hırsızlığına maruz kalmak istemeyenlerin pek de kaçışı yok gibi. Eğer içeriğiniz iyi ise hedefte olmanız kaçınılmaz ancak herşey bitmiş değil. Splogları ihbar edebileceğiniz siteler de bulunmakta. Bu siteler arama motorları ile işbirliği içinde olarak splogların arama sonuçlarından temizlenmesini sağlıyor.

Peki splog nasıl oluşturuluyor. (Bu noktadan itibaren aptal sploglara rastlamak imkansız zira bir yatırım gerektiren yazılımlardan bahsediyoruz.)

Yanlış duymadınız. Nasıl bloglar bir yazılım ise, splogları da yazılımlar üretiyor. 90 dolardan başlayıp yüzlerce dolara varan bedelleri olan bu yazılımlardan edinen bir kişi bir kaç tıklama ile splogunu yayına sokabiliyor.

Sploglardan örneklerle yazılar devam edecek…


Microsoft mail gönderememe problemi…

Written by h'ozerdem on May 23rd, 2008 | Files under İnternet / Bilişim

Microsoft’un spam ve phising içerikli postalara takındığı durum malum. Ayrıca sağolsun Türk kullanıcılarının reklam yapmakla spam mail göndermek arasındaki farkı pek anlayamadıkları da bir gerçek. Bir çok hosting firması kıvranıyor Hotmail sistemlerine mail gönderememek durumundan. Doğal olarak Microsoft’da pek aldırmıyor, kendi rahatına bakıyor. Bu durumda iş ister istemez başa düşüyor. Bu hafta bir ajanstan arkadaşların bu sorunla karşı karşıya kalıp yardım istemeleri sonucunda biraz araştırma yapınca bu sorunun da aşılabileceği ortaya çıktı. İşlemleri uyguladıktan sonra gönderilen tüm mailler Hotmail’de inbox kutusuna tıkır tıkır düşmeye başladı.

Öncelikle gereken şartlar şunlar…

1- Mail sunucusu muhakkak ip adresine ait bir reverse kayıt (ptr) ile belirtilmeli

Diyelim ki sunucumuzun IP adresi 11.22.33.44 ve buna atadığımız reverse kayıt mail.sunucu.com. Bu detaylara dnsstuff web sitesinden sorgulama yapıldığında ulaşabilirsiniz.

http://www.dnsstuff.com/tools/ptr.ch?ip=11.22.33.44

2- Alan adıyla ilgili DNS kayıtları SPF kaydını barındırmalı.

Spf kaydı oluşturmak o kadar da zor değil. Bu adresten kayıt oluşturabilirsiniz.

Örneğin: v=spf1 a mx ip4:11.22.33.44/29 ?all

Bu kayıt alan adının DNS kayıtlarına eklenmeli. Bu işlemi kullandığınız sistemin yönetim panelinden ayarlayabilirsiniz..

3- Microsoft SenderId sistemine kayıt işlemini yapın.

senderid@microsoft.com adresine mesaj olarak alan adınızı yazıp mail yollayın. Birden fazla alan adı için her satıra bir alan adı gelecek şekilde elektronik postayı oluşturabilirsiniz. Otomatik e-posta ile mail adresinin senderid sistemine ulaştığına dair bilgilendirme gelecek ve aktivasyon 4-5 gün içinde aktif hale gelecektir.

Bu işlemleri uyguladığınızda mail adresleriniz Hotmail ile sorun yaşamayacaktır.

Alan adlarının hepsine SPF kaydı yapılmalıdır. MX kayıtları ayarlarını yaptığımız mail sunucusuna gidiyor olmalı ve SenderId sistemine kayıt edilmelidir.

Biraz açık konuşmak gerekirse:

Amaç şu. Diyoruz ki, alanadi.com bu mail sunucusundan mail atar. Sunucu ise şu ip ile hizmette. Bunu doğrulayan olgularımız reverse ve SPF kayıtlarıdır. alanadi.com alan adını kullanarak farklı mailler gönderilerek kullanıcıların yanılmasına izin vermeyin.