Max Payne filmi Ekim ayında sinemalarda…

Written by h'ozerdem on Eyl 9th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Haber / Yorum

Karanlık atmosferi, buz gibi kar yağan mekanlarında koştururken bilgisayarınızın başında üşümenize neden olacak bir oynanışı, insanı zorlayan bir yapısı ile Max Payne çoğu bilgisayar oyuncusunun muhakkak oynadığı bir oyun. Tabii bilmeyenler için şu şekilde de tanıtabiliriz oyunu;

Max Payne, Finlandiyalı Remedy Entertainment tarafından geliştirilip, 3D Realms tarafından üretilmiş ve Gathering of Developers tarafından da yayınlanmış bir third-person shooter oyundur. Oyun 25 Haziran 2001 yılında önce Windows için çıkarılmış ardından Rockstar Games tarafından Microsoft Xbox ve Sony PlayStation 2 versiyonları yayınlanmıştır. Ayrıca Macintosh platformu için 2002 Haziran’ında MacSoft tarafından Kuzey Amerika’da ve dünyanın geri kalanı için de Feral Interactive tarafından yayınlanmıştır.

Filminin yapılacağını ilk duyduğumda ya harika olur ya da fiyasko çıkar dediğimiz andan beri filmle ilgili pek bir gelişmeye rastlamadım ancak yayınlanan ilk fragman oldukça heyecan verici. Zira oyunun atmosferini tahmin ediyoruz ki filme de yansıtmayı başarmışlar.

IMDB bilgilerine göre John Moore tarafından yönetilen filmde, oyuncu listesi oldukça ilginç.

Mark Wahlberg -  Max Payne
Mila Kunis - Mona Sax
Beau Bridges - BB Hensley
Ludacris - Jim Bravura
Donal Logue - Alex Balder
Chris O’Donnell - Jason Colvin
Joel Gordon - Owen Green
Kate Burton - Nicole Horne
Rico Simonini - Dedektif Amerini
Ted Atherton - Dedektif Shipman
Bill Boyd - Bravura’nın şoförü
Marianthi Evans - Michelle Payne

Filmin teaser olarak yayınlanan ilk fragmanını da sizlerle paylaşmak keyifli olur dedik. Buyrun görsel şölenden biraz keyfinizi alın. Ayrıca filmin internet sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.


Haftalık yurtdışında en çok aranan anahtar kelimeler…

Written by h'ozerdem on Eyl 8th, 2008 | Files under SEO

Genel bir sorundur SEO “AMO” işi ile uğraşanlar için keyword bulmak. Tabii bir çok hizmet, yazılım vb olgudan faydalanırız.

Bir süredir kullandığım bir yazılım ile her hafta toparladığım anahtar kelimeleri buradan paylaşmaya karar verdim.

Anahtar kelimeler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır. Bilgiler “Lycos 50 Daily Report”, “Yahoo! Buzz Index”, “Google Zeitgeist”, “Google Hot Trends”, ve “Ask.com Interesting Queries” sonuçlarından elde edilmiştir.

Read more..


Joe Satriani - I Just Wanna Rock videosu…

Written by h'ozerdem on Eyl 5th, 2008 | Files under Müzik

Joe Satriani’nin yeni albümünden I Just Wanna Rock videosu…

İyi seyirler…

Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.


Google sitenizi Sandbox’a attı ve çıkartmıyor mu? Google sizi sevmiyorsa yapmanız gerekenler!

Written by h'ozerdem on Eyl 4th, 2008 | Files under SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim


Bir süredir Google Webmaster Tools ile ilgili grubunda yazışmaları takip ediyorum.

25 Haziran’dan itibaren yapılan değişiklikler doğal olarak bir çok internet sitesini etkiledi ve bir çok web sitesi Google’ın tozlu rafı olan Sandbox’ta uzunca süre alacak bir tatile çıktılar. Nasıl mı?

Bir çok sitede, makalede Google aptal değil denildi, tabii bu site ve makaleler Türk Desinger (!) ve Wepmaster (!) arkadaşları hiç ilgilendirmemekteydi. Nasılsa herşeyi bilen bu uzman (!) kitle inanılmaz tasarımcılık yeteneklerini, akıl almaz SEO işlemleri ve hileleri ile pekiştirip, sıfır içerik, full reklam mentalitesinde sitemsi çalışmalar ile internetin caddelerini semt pazarlarına döndürüyorlardı. Ancak bu sefer Google aptal olmama konusunda ciddiyetin çıtasını biraz daha arttırdı. Önceden biraz gözden kaçan spam kullanımlar bile artık gözden kaçmamaya başlamıştı.

Peki ne oldu web tasarımcılarımızın, uzmanlarımızın Google gruplarında tepkisi?

Bir arkadaşımız şu tepkiyle çıkmış ortaya;

domaın yaklasık bes yıllık bır domaın ve google guvenırlıgını kazanmıs sıte adıyla aratınca sıtemapı de olusmus konumdaydı ve bır cok anahtar kelımede ılk bes arasıdanyken bır gece anıden kayboldu 12 gun boyunca hıc bır anahtar kelımede site ismi dahil anasayfamı goremedım bu konu hakkında eger bır ceza ıse bıle webmastertoolsdan hıc bır ıletı almadım

Nasıl olduysa sitesinde hiç bir sorun yok ancak Google delirmiş siteyi banlamış gibi görünüyor değil mi?
Google’dan cevap gelmiş. Şu sayfanızda CSS’leri kaldırdığımızda karşımıza gizlenmiş metinler çıkıyor dendiğinde bakalım dedik neler gizlenmiş. Size bir ipucu vereyim. Evden eve nakliyat sitesiydi araştırdığımız.

Tertemiz sayfada beyaz üzerine beyaz yazı ile gizlenmiş metin şu şekilde.
Evden eve nakliyat isinde Turcuoglu Kalitesi nakliyat, evden eve nakliyat, istanbul nakliyesi, istanbul nakliyat, nakliyeci, parca esya nakliyesi, sehir ici nakliyat, sehirler arasi nakliyat, Eve Nakliyat şeklinde başlayan metin Word dosyasında 6 sayfa tutuyor ve 3259 sözcükten oluşuyordu. Tabii Google her zamanki gibi eşşeklik etmiş bu kadarCIK spam kullanımına göz yummamıştı. Spam kelime listesine şuradan ulaşabilirsiniz.

Aynı tür başlıklardan birinde “yılların emeği olan blog sayfalarım gitti, neden ilgilenmiyorsunuz?” yakarışı vardı. Sözü edilen sayfalar blogspotta hazırlanmış, sıfır içerik ve Youtube ve Dailymotion’dan video linkleriyle dolu 4 adet blogger.com sayfasıydı. Tek diyeceğim var. Buncacık şeyi yıllar içerisinde yapabiliyorsanız bırakın bu işi, zira 50şer posttan oluşan bloglar yapmak zor işler değil. Yok yapabileceğiniz maksimum bu ise, kopyalayıp yapıştırmayla bir yere varamayacağınızı bilmeniz lazım.

Bir diğer inci ise şu şekilde; “bir sitem ver seo felan kurulu tag etiket sistemi hepsi var arama motorlarında cıkması için hemen hemen herşeyi uyguladım ama halen tık yok”
Tık olmaması ne demek? Ne kadar da ciddi değil mi yaklaşım? Arkadaş SEO’da kurmuş oh ne ala. Nereden indirdin? Nereye kurdun? Versiyonu kaç? SEO yazılım mı ki bu şekilde bir yaklaşımda bulunabiliyorsun? Siteni kaydettin mi herhangi bir yere? İçerik var mı? Hadi hepsini geçtim. Sitenin bari linkini ver de yardımcı olsun insanlar. Ancak daha sorunun ne olduğunu anlatamadan çözüm aramak ile vakit kaybetmek en uyguniş görünüyorsa bu arkadaşa web tasarımcılık konusunda kendini gözden geçirmesini tavsiye etmek en uygun davranış olacaktır.

Şu ana kadar sıralamalarda sitelerinin haksız düşme yaşadığını iddia edenlerin hepsinin muhakkak bir hatalı kullanımı bulunmakta. Ya anlamsız keyword yığınlarından, ya gizli kelimelerden, ya da (kendilerince özgün ancak) özgün olmayan içerikten kaybediyorlar. Bunun sızlanmasını veryansınlarla yapmak yerine sitelerine çeki düzen vermeleri uygun olacaktır.

Her ne olursa olsun sitenizde ÖZGÜN İÇERİKTEN vazgeçmeyin. Oturup yazın, düşünün, tasarlayın.

Forum sitesine post kasmaya benzemez bu iş.


Akıllı dikiz aynası…

Written by h'ozerdem on Ağu 18th, 2008 | Files under Haber / Yorum, İnternet / Bilişim

ds400-gb.jpgBir süredir kullandığım Ford XR3i arabamda kesinlikle görmek istediğim bir ürünü yakaladım internette gezen haberler sonucunda.  Çinli üretici firma DSUS Technology of China tarafından satışa sunulacak olan bir dikiz aynası bir kaç ay önce tasarlanmış. Firmanın internet katalogunda görünen ürünler de iştah kabartıcı.

DS-400GB akıllı ayna bluetooth kamera ile dikiz aynası görevi görüyor, ayrıca arka taraftan görüntü almanıza yarayan kameralar için de giriş yerleri bulunmakta.

1 Ağustos tarihinde satışa sunulmuş olan ürünün satış fiyatı 800$ civarı olacağı belirtiliyor.

Üretici firmanın web sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.


2008 Pekin (Beijing) Olimpiyatlarından bazı ipuçları, görüntüler ve videolar…

Written by h'ozerdem on Ağu 16th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Haber / Yorum

pekin-olimpiyat-logo.jpg2008 Pekin Olimpiyatları baş döndürücü bir açılış ile karşımızdaydı. Çin olimpiyat oyunları açılışında ufak hileler yapılması da doğaldı tabii ki. Ünlü bir yönetmen tarafından yönetilen açılış töreninde Çinli yönetmen Zhang Yimou nasıl hilelere başvurmuş öğrenmek ister misiniz?

1-Havai fişekler ‘animasyon’muş
Olimpiyatların açılış törenleri televizyondan gösterilen bazı havai fişeklerin bilgisayarda meydana getirilen görüntüler olduğu ortaya çıktı. Associated Press’in haberine göre, Çinli organizatörler, seremoni gecesi gerçekten de havai fişeklerin patlatıldığını ancak TV’lerdeki havai fişeklerden bazılarının önceden kaydedilmiş üç boyutlu bilgisayar görüntüleri olduğunu itiraf ettiler.

2- ‘Diş durumundan’ sahneye çıkamadı
Olimpiyatların açılış seremonisinde şarkı söylemesi gereken 7 yaşındaki Çinli kız çocuğunun “dişleri kırık ve çirkin” diye sahneye çıkarılmadığı, onun yerine yüzü daha güzel olduğu için sahneye çıkarılan 9 yaşındaki “sahte şarkıcının” ise playback yaptığı ortaya çıktı.
İngilizce yayımlanan “China Daily” gazetesinin haberine göre, Çinli yetkililerin, “bir meleğin sesine” sahip olduğu belirtilen 7 yaşındaki Yang Peiyi’nin dişleri kırık olduğu gerekçesiyle açılış seremonisi için uygun görmedikleri kaydedildi.
Onun yerine sahneye çıkan 9 yaşındaki Lin Miaoke’nin ise sadece “şirin görünümünden dolayı” seçildiği ancak sesi kötü olduğu için sadece dudaklarını oynattığı, şarkıyı ise Yang Peiyi’nin söylediği bildirildi.

3- Tribünleri ‘kiralık seyirciler’ şenlendiriyor
Bazı oyunlarda seyircilerin az olmasından dolayı tribünlerin boş görünmesinden endişe eden Çinli yetkililerin, parayla “seyirci” kiralayarak sarı olimpiyat tişörtü giydirdikleri ve tribünlere oturttukları ortaya çıktı. Olimpiyat komitesindeki yetkililer, benzer olayların geçmişteki olimpiyatlarda da yaşandığını, “Olimpiyat atmosferinin bozulmaması için” bu tür tedbirler almanın normal olduğunu savundular.
Wang Wei adlı yetkili, “kiralanan seyircilerin” tüm bir olimpiyat sezonu için biletleri bulunduğunu, ancak yalnızca “plaj voleybolu” gibi seyircinin az olduğu belli başlı karşılaşmaları izlediklerini kaydetti.

Bir sinema yönetmeni olan Zhang, olimpiyatlarda başarılı bir çalışma sergiledi. Yönetmen olimpiyat hazırlıkları sırasında günde 2-3 saat uyuyabildiğini ve onlarca film çekse bu kadar yorulamayacağını açıklamıştı.

Yönetmen Zhang Yimou açılış töreninde daha önce provalarda kaydedilen görüntülerin de kullanıldığını açıkladı.

Ekteki 7 video ile 2008 Pekin Olimpiyatları ile ilgili görüntüleri izleyebilirsiniz.

Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.


Sitenizden MSN adresinizi ekletmek istiyorsanız…

Written by h'ozerdem on Ağu 13th, 2008 | Files under Web Tasarım, İnternet / Bilişim

MSN Logo

atgEmlak yazılımında kullandığımız ufak bir kod cambazlığı var ve bir çok HTML ile uğraşan kişi nedense Google ile aramak yerine bize sormayı tercih ediyorlar.

MSN Messenger adresinizi eklemek isteyen kişiler bir linke tıklayarak sizi listelerine ekleyebiliyorlar.

Nasıl mı?

Eğer sadece listeye eklenmek istiyorsanız;
<a href=”msnim:add?contact=ornek@hotmail.com”>MSN Listenize Ekleyin</a>

Listeye eklenip karşılıklı görüşmeye başlatmak istiyorsanız;
<a href=”msnim:chat?contact=ornek@hotmail.com”>MSN Üzerinden Görüşmeye Başlayın</a>

Listeye eklenip video görüşmesi başlatmak istiyorsanız;
<a href=”msnim:video?contact=ornek@hotmail.com”>MSN ile Video Görüşmesine Başlayın</a>

Listeye eklenip sesli görüşme başlatmak istiyorsanız;
<a href=”msnim:voice?contact=ornek@hotmail.com”>MSN ile Sesli Görüşmeye Başlayın</a>

kodlarını kullanmanız yeterli olacaktır.
Bir dipnot olarak belirtelim. Linkler sadece Internet Explorer ile çalışacaktır. Firefox ile uyumlu olması için eklenti gerekmekte.


Popüler web sitesi için 50 tavsiye…

Written by h'ozerdem on Ağu 2nd, 2008 | Files under Genel Yazılar, SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim

web-tasarim-populer.jpgListeler hazırlamak zor iş. Muhakkak bir yerlerde eksikler oluşuyor. Bu yazıda elimden geldiğince “internette görünürlük” konusunda ipuçları vereceğim.

  1. Yeni bir sayfa veya içerik oluşturuyorsanuz Digg, Reddit ve Netscape gibi bazı social bookmarking sitelerine bildirmeyi unutmayın.  23 Top Social Bookmarking sites linkinde bulacağınız sayfalar işinizi görecektir.
  2. Sitenizin konusu ile ilgili bir Yahoo Group kurmanız işe yarayacaktır.
  3. Bir MySpace sayfası ile sitenizin popülerliğini arttırabilirsiniz. Sitenizdeki içerikleri bu sayfadaki bloglarda yayınlamanız da işe yarar.
  4. Del.icio.us bookmarklarına kendinizi eklemeniz tavsiyemdir. Hatta kendinize güveniyorsanız bir “Del.icio.us” butonu da kullanabilirsiniz.
  5. Bir Technorati hesabı oluşturun ve blogunuzu duyurun.
  6. Sitenizi kayıt edebileceğiniz bir çok directory site bulunmakta. Bunlara üye olmak için beklemenize de gerek yok. İşe yarar bir listeyi Info Vilesilencer adresinde bulabilirsiniz.
  7. Sitenizde bulunacak bir anket popülerliğinizin artmasını sağlayacaktır. Anket dediysek, teknolojik yazıların olduğu bir sitede “Bu sene kim şampiyon olur” tadında bir saçmalama olmasın lütfen.
  8. Siteniz için Gumtree adresinden ücretsiz ilan verebilirsiniz.
  9. Sitenizin içeriğini güncellemek için RSS feedleri kullanın.
  10. Sitenizin RSS feed yayınını FeedBurner, Squidoo, Feedboy, Jordomedia, FeedBomb, FeedCat, rssmad, feeddirectory ve feedfury gibi sitelere yapmanız oldukça işe yarayacaktır.
  11. Sitenizin içeriği ile alakalı gerçek(!) bir makale yazın ve işe yarar bir sitede yayınlanmasını sağlayın.
  12. StumbleUpon üyeliğinizi başlatın ve arkadaşlarınızın sizi “Stumble’lamasını” sağlayın.
  13. Özelleştirilmiş bir 404 sayfası ile hatalı aramalardan bile sitenize girildiğinde içeriğinizin yayınlanmasını sağlayabilirsiniz.
  14. Özelleştirilmiş 301 redirect işlemi ile www başlıklı olmayan adreslerden ulaşım sorunu ihtimalini ortadan kaldırabilirsiniz. 301 redirect ile ilgili bilgiye bu linkten ulaşabilirsiniz.
  15. Üyesi olduğunuz forum ve sitelerde imzalarınızda sitenize link kullanın. (İzin verildiği sürece!)
  16. Sitenizdeki imla hatalarını düzeltin. Kimse WEPMAZTER’ları iplemiyor emin olun. Wep Desing gibi saçmalamalar sadece sitenizi komik duruma düşürür. Yazmayı beceremeyeceğiniz kelimeleri hiç kullanmayın. Platform yerine platfrom yazabilirim diyorsanız şekildeki gibi alay konusu olmanız an meselesi olabilir.
  17. Sitenizi çeşitli browser yazılımları ile muhakkak test edin.
  18. Üç kuruş için kötü bir sunucu seçmeyin. İşinize yarayacak bir hosting edinin. Kimse yavaş sayfaları sevmiyor.
  19. Page Rank kaygısı ile yaşamayın. Bir siteyi Page Rank ile ölçmek bir kadın yazarı vücut ölçüleri ile değerlendirmeye benzedi artık.
  20. Bir hizmeti veya bir ürünü ücretsiz sunun. Bedava olan her zaman ilgi çeker.
  21. Arkadaş, eş, dost toplantılarında sitenizden bahsetmeyi unutmayın. Kimin ne zama, hangi siteyi ziyaret edeceğini bilemezsiniz.
  22. Ziyaretçilerin size ulaşması için çeşitli yollar sunun. MSN, Skype, iletişim formu, telefon, adres gibi…
  23. Sitenizi Craigslist sisteminde yayınlayın. Ücretsizdir.
  24. FRAME KULLANMAYIN!
  25. Sitenizin DMOZ.org üyeliğini yapın. Biraz zaman alır ama inanın buna değer.
  26. Bir XML sitemap oluşturun ve Google‘a bildirin.
  27. İletişim sayfanızda haber bülteninize üye olma fikrini sunun.
  28. Bir haber bülteni yayınlayın. Spam mail yapmamak şartıyla!
  29. Seminerlere katılmaya özen gösterin.
  30. Konunuzla ilgili bloglarda (sitenize link vererek) yorumlar ekleyin.
  31. Sakın kimseye sitenizi arama motorlarına kaydetmesi için para vermeyin. Tamamen ziyandır!
  32. YouTube ve Google Video viral kampanyalar yaratmak için ideal yerlerdir. Wired’da bulunan How To Make Your Own Viral Hit makalesi işe yarayacaktır.
  33. Bir eKitap yayınlamak sitenizin isminin duyulması için oldukça iyi bir yoldur.
  34. Bir Wordpress teması (veya benzeri) yaratın ve sitenize link verilmesi koşulu ile ücretsiz dağıtın.
  35. Java ve ActiveX kullanımından uzak durmaya özen gösterin.
  36. Ziyaretçilere indirebilecekleri bazı içerikleri sunmak işe yarayacaktır.
  37. CSS öğrenin!
  38. Wikipedia’da bilgi paylaşımına katkıda bulunun.
  39. www.yourdomain.com/pgInfoPages.cfm?cx=50799399822B gibi adresler yerine SEO uyumlu adresler kullanmaya özen gösterin.
  40. İlla flash giriş kullanacaksanız, “introyu geç” linki bulundurmayı unutmayın.
  41. Yerel medya sizden haberdar olsun. Bir çok yerel gazete haber aramaktadır ve hiç ummadığınız bir yazınızı bile haber yapabilirler.
  42. W3C standartlarına uyun. Uzun vadede işinize yarayacaktır.
  43. “Arkadaşıma gönder” seçeneğini muhakkak bulundurun. İşe yarayacaktır.
  44. Squidoo‘da siteniz için bir “lens” oluşturun.
  45. Müşterilerinizin mailine muhakkakerken cevap verin. Kimse bir cevap için 3-4 gün beklemiyor.
  46. Diğer sitelere link vermekten çekinmeyin.Tabii konunuzla alakalı ve saygın bir içeriğe sahipse.
  47. Çalıntı içerik kullanmayın.
  48. Bir ürün satıyorsanız RSS’ini Froogle’a kaydetmeyi unutmayın.
  49. Sitenizin her tarafını reklamla donatmayın.
  50. Alıntı yaptığınızda, alıntı yapılan yere link vermeyi unutmayın.


Mojave Experiment… Vista’yı beğenmişiz de haberimiz yokmuş…

Written by h'ozerdem on Ağu 1st, 2008 | Files under Genel Yazılar, İnternet / Bilişim

mojave.jpgEvet herkes duydu ilk önce şehir efsanesi tadında başlayan Microsoft’un Mojave deneyini.

Peki neydi bu deney?

“Hala bir türlü beğendirilemeyen Vista’nın negatif yönleri üzerinde durularak bir video oluşturuldu ve belli bir Windows XP kullanıcı topluluğuna seyrettirildi. Topluluktan Vista ile ilgili görüşleri alındıktan sonra Mojave adında bir işletim sistemi gösterildi. İşletim sisteminden yüzde 90 pozitif görüş alındıktan sonra Mojave’nin aslında Vista olduğu açıklandı.”

Ardından bunun gerçek olduğu hatta bu projenin internet sitesinin de yayına girdiği haberi çıktı piyasada. The “Mojave Experiment” web sitesine buradan ulaşabiliyorsunuz. Siteyi arkadaşlarla incelerken bazen epey güldüğümüz anlar da oldu, düşündüren kelimeler de. Bu denli gülmemize neden olan bir işletim sisteminin kullanımı hakkında değil de, görüntüleri hakkında insanların yorum yapması oldu.

“Araba alırken sadece reklamlarını seyredip mi alıyoruz sanıyorlar?” dedi bir arkadaşım…
Öyle ya. Hangi reklamda veya tanıtımda bir firma ürününü kötüler? Bir işletim sisteminin görsel güzelliğinden ziyade stabil çalışması gibi unsurlar ön plandadır diye düşünüyorduk. Ardından bir soru daha geldi.

“Hangi sunucuda şirin wallpaperlar veya görsel temalar kullandık be hocam?” dedi aynı arkadaş…

Videolarda genelde görsel özelliklerden ve hızdan bahsedilirken her nedense hiç bir kullanıcının bilgisayar kullanmamış olması, sadece izledikleir hakkında yorum yapmaları çok ilginç.

Microsoft’un bu tutumuna anlam vermek de güç geliyor. PCWorld’den Levent Polater’in yazısında belirttiği gibi;

Microsoft’un Vista’yı aldırmaya yönelik bu çabaları sonuçsuz kalacak gibi görünmüyor, ancak zaten 140 milyon satmış ve çoğu yeni laptop ve masaüstü bilgisayarların zaten işletim sistemlerinin Vista olarak satılmasına rağmen Microsoft’un bu açgözlülüğünü anlamak zor görünüyor. Windows 7′ye geri sayım yapılan şu günlerde XP kullanıcısıysanız ve alışmışsanız Vista’ya geçmenin şu anda bizce hiçbir nedeni yok.

Bu sözlere katılmamak elde değil. Hele her açtığınızda güncelleme yüklemelerinden internet sitelerini gezemez olduğunuz bir işletim sisteminin güvenilirlik ve düzgün çalışma konularında biraz daha vakite ihtiyacı olduğu su götürmez bir gerçek.

“Neden mi Vista’ya karşıyız?” derseniz kimse Vista’ya karşı değil. Teknolojinin bu denli hızlı geliştiği bir devirde hangimiz ona buna karşı olabiliriz ki? Sadece anlamsız olur. Asıl sorun elimizde halen kullandığımız işletim sistemlerimizden temel anlamda hiçbir farkı olmayan, neredeyse sadece görsel yönden zenginleştirilmiş, inanılmaz derecede işlemci ve hafıza zorlayan, her yazılımı stabil çalıştıramadığınız başka bir işletim sisteminin bize zorla dayatılması oldukça rahatsız edici.


Web site tasarımında Flash kullanımı… Hem iyi, hem kötü, hem de çirkin…

Written by h'ozerdem on Tem 28th, 2008 | Files under Genel Yazılar, SEO, Web Tasarım

01-eye-4-u.jpgHepimiz bir dönemler ağzımız açık bakmıştık bazı sitelere. O döneme kadar dinamik bir web altyapısı olmayan sitelere muhtaç bir şekilde Flash ile tanışmıştık. Resimdeki örnek site www.eye4u.com sitesidir ve 90′lı yılların ortalarından itibaren tasarımda ufak değişiklikler dışında aynı kalarak devam etmiştir yayınına.

Farklıydı, hızlıydı. Bir gif animasyon yaratmak için her imajı teker teker yaratmak lazım olurken, Macromedia Flash ile tıpkı Commodore 64 ve Amiga dönemlerindeki sprite mantığı ile objelere animasyon verilebiliyordu.

İlk 3 sürüme kadar fazla tutmadı tabii ki. Herhangi bir standart oluşmamışken, Netscape Navigator ile Internet Explorer arasındaki savaşa kurban gidecekti ki, sonrasında düzelmeye başladı işler. İnsanlar internet sitelerinden daha fazlasını beklemeye başlamışlardı, daha fazla görsellik ve sadece göze değil, kulağa da hitap etmenin kolaylaştığı bir yol olmuştu Flash siteler. O dönemde halen 56k gibi inanılmaz düşük rakamlarda dakikalar alan yükleme sorunları bile problem değildi hatta.

Müşterilerimiz de, site ziyaretçileri de daha fazla flash çılgınlığına kaptırmıştı kendini. Bir bakıma da iyi oluyordu. Browser uyumsuzluğu gibi bir sorunla mücadele etmek yerine, siteyi izlemek için sadece player yüklemeniz yeterli demek uygun bir tercih gibi görünmeye başlamıştı web tasarım firmalarına.

Geliştikçe farklı kullanım alanları buldu kendine Flash. Sadece internet sitelerinde kalmayıp, multimedya CD hazırlıklarında da ideal bir çözüm olmaya başlamıştı. Ne de olsa Director’dan daha az işlemci ve ram ihtiyacına sahipti. Aynı zamanda bir flash tabanlı web sitesini, ufak bir oynama ile CD’ye basıp multimedya CD olarak sunmak hem müşteri için daha cazipti, hem de kullanıcı için daha rahatlatıcıydı.

Derken HTML ve diğer dil kodlarında yapılan standartizasyon çalışmaları, Google’ın arama sistemlerinde yaptığı devrim sayılabilecek gelişmeler, flash sitelerin bir handikapını ortaya çıkardı.

Evet biz gözlerimizle yazıları okuyabiliyor, animasyonlarda bulunan cıvıl cıvıl efektler arasında sloganları algılayabiliyorduk. Ya arama motorları?

Bir resmin üzerinde bulunan, veya bir animasyonda gördüğünüz (ister flash, ister gif ve benzeri animasyonlar olsun) yazılar ne yazık ki hala arama motorları tarafından okunamıyorlar. Okunmaları için kullanabileceğiniz yollara rağmen tarayıcı uyumsuzluğu vb. durumlarla karşılaşmanız da çok büyük ihtimal. Bu nedenle bazı flash sitelerin kodlarını incelediğinizde, tasarımcının “flash dosyada kullanılan kelimeler” gibi bir tag kullanmasına rastlayabilirsiniz.

Peki flash kötü mü?

Önce Flash’ın bazı artıları ile başlayalım. Öncelikle Flash;

  • Interaktiftir…
    HTML ve diğer diller ile yapamayacağınız kadar etkileşimli siteler yaratabilirsiniz. İster video ister müzik olsun sayfalarınıza ekleyebilir, ve ziyaretçiye etkileşimli formlardan tutun, online oyunlara kadar geniş bir yelpazede gezinme keyfi sağlayabilirsiniz.
  • Standartları bellidir…
    Ziyaretçinin hangi tarayıcı ile girdiği neredeyse önemsizdir. Hangi özelliği eklerseniz ekleyin, kullanılan kodlarda Flash yazılımının dışında bir standarta uyumluluk şartı yoktur. Ziyaretçinin tarayıcısında “flash player” eklentisi bulunması kafidir.
  • Görsellik açısından etkileyicidir…
    Bir ürünün veya mekanın tanıtımını video ile yapmanız demek ziyaretçinin minimum 4-5 MB ‘lık bir dosya yüklemesini gerektirmektedir. Dahası sayfanın açılış hızından tutun, görüntü kalitesine kadar bir çok konuda çeşitli engellerle karşı karşıya kalırsınız. Flash yazılımında ister vektörel çizimler ile ister imaj dosyaları ile çalışın, sonuç olarak görsel yönden daha doyurucu ve daha hızlı yüklenen (tabii burası sizin bilginize kalmış) siteler yaratabilirsiniz.

Flash’ın kötü ve çirkin yönlerine gelirsek Flash;

  • Kendine ait bir player kurulumunu gerektirir…
    Belki evinizde, veya ofisinizde yüksek güvenlikli bir ağ kullanmaya ihtiyacınız olmayabilir. Ancak bir bankanın veya devlet kuruluşunun firewall (güvenlik duvarı) sisteminde engellenen yazılımlardan birisi de “flash player” olmaktadır. Hatta Firefox gibi yazılımların add-on destekleri arasında flash dosyaları engelleme gibi özellikleri de sayabiliriz. Dahası başlangıç seviyesinde bir kullanıcının (düşük ihtimalle de olsa) flash player kurulu olmayan tarayıcısında göreceği boş ekranda “flash player” yüklenmesi için vereceğiniz linki takip etmemesi, veya takip etse dahi kuramaması ihtimaller arasındadır.
  • Site optimizasyonu için uygun değildir…
    Bir çok müşterimiz Flash tasarımlı web siteleri istemekte.
    İlk sorumuz ise “SEO” veya “Arama Motoru Optimizasyonu” ister misiniz?
    Ne denirse densin SEO işlemlerinin temeli içeriktir. İçerik ise yazılarda bulunur. Yazıları okunamayan bir sitenin arama motoru optimizasyonu için ne kadar büyük bir handikap taşıdığını belirtmemize gerek yok sanırız.
  • Yüklenme süresi uzun olabilir…
    Bu madde biraz da size bağlı. Bir çok flash tasarımcısı olarak geçinen kişi henüz loading script kullanımından bihaber. Bu durumda diyelim ki yükleme ekranınız var. Bir ziyaretçinin ortalama olarak % ile başlayıp iki haneli rakamların altındaki barın dolmasını bekleme süresi ortalama 20 saniye!
    Yanlış duymadınız, yazı ile #yirmi saniye#.
    Günümüzde kullanıcı beklemeyi sevmiyor. Bekleten kişilere de pek iyi gözle bakmıyor. Bu nedenle bazı ufak hileleri kullanmanız tavsiyedir. Sitenin ilk sayfasının aslında yükleme scriptinin ta kendisi olması gibi.

Sonuç olarak Flash site, görsel olarak etkileyici sunumlar isteyen firmalar için birebir bir çözüm olabilir. Ancak işin içinde SEO kelimesi geçtiği anda bir daha gözden geçirmeniz tavsiyemdir.