Fiyatlarımıza gelir vergisi dahildir!

Written by h'ozerdem on Eyl 4th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Web Tasarım, Öylesine..., İnternet / Bilişim

Geçtiğimiz hafta içinde başımıza gelen bir olayı paylaşmak lazım. İnanın ki uzun süredir ticaret yaptığım halde ilk defa bu tür bir söylemle karşılaşmanın şokunu atlatmak uzun sürdü.

Öncelikle Katma Değer Vergisi ve Gelir Vergisi nedir onları açıklayalım.

Gelir Vergisi : Gerçek kişilerin genellikle bir yıl gibi belirli bir dönem içerisinde elde ettikleri net gelirlerden alınan vergidir. Bu vergi alınırken, yükümlünün kişisel veya ailesel pozisyonu gözönüne alınır.

Katma Değer Vergisi : Katma değer, bir üretim sürecindeki çıktı ile girdi arasındaki farktır. Örneğin 10 YTL değerinde hammadde alınmış, bu hammadde toplam olarak 20 YTL ücretle çalıştırılan işçilerle işlenmiş ve 50 YTL değerinde bir ürün ortaya konmuş olsun. Burada girdi 10 YTL olarak ölçülür. İşyerinde çalışan işçilere ödenen ücretler girdi olarak değerlendirilmez. Çıktı ise 50 YTL’dir. Fark 40 YTL katma değeri oluşturur. Bu katma değerin 20 YTL’sini işçiler alır. Geri kalan 20 YTL de kârdır.

Şimdi dönelim konumuza. Geçtiğimiz günlerde bir telefon aldık. Sitemizden bize ulaşan bir firmanın yetkilisi bizden acil bir şekilde Multimedya CD tasarımı istemekteydi. Kendisi ile görüşmek için telefonda randevulaştık ve akşam saatlerinde kendisi ile görüşmeye gittik.

Görüşmeye giderken doğal olarak bizden başka Antalya web tasarım firmalarıyla da görüşeceklerini biliyorduk, kim oldukları da aşağı yukarı genelde belli olduğundan toplantıya başlarken gözümüz masanın üstünde bulunan kartvizitleri araştırdı. Firmamın doğru dürüst rakip olarak gördüğü bir Antalya internet sitesi tasarım firmasının kartı bulunmaktaydı orada. Biz teklifimizi sunduk, multimedya CD si için bir elemanımızı ayırıp 3 günde kendisine çalışmayı teslim edeceğimizi belirttik, ve fiyatta da anlaştık. Bu esnada müşterimiz bizden önceki görüşmede neden işi diğer firmaya verdiğini anlattı bize.

Firmanın yetkilisi kişinin dediğine göre eğer fatura keserlerse hem %18 KDV hem de %20 gelir vergisi fazladan vermeleri gerekirmiş. Bu da fiyata yansırmış. Yani firma fatura kesmeden, vergi vermekten kaçarak işler yapıyor, dahası bunu müşteriye o kadar rahat yansıtıyor ki, bildiğimiz ticareti yeniden öğrenmek zorunda olduğumuzu düşündürtüyordu.

Bu yazıyı okuduğunda bana şahsi bir kızgınlığı olacağını biliyorum ancak şu bir gerçek ki, gelir vergisi işiniz dolayısıyla cebinize giren paradan devlete ödemeniz gereken vergidir. Bunu ödemeniz sizin için bir yük olacaksa hiç iş yapmayın, fatura kesmeden iş yapacaksanız hiç profesyoneliz demeyin, kaldırın o deyimleri internet sitenizden. En azından samimi olursunuz.


Renk Uyum Şablonları

Written by h'ozerdem on May 17th, 2008 | Files under Eğitim

Web tasarım konusunda bir çok site geziyor ve kiminin renk uyumları bizi kendine hayran bırakırken kimisi de oldukça itici kalabiliyor.

Renk uyumu sadece web tasarım ile ilgili olarak ele alınmamalı tabii ki. Sonuç olarak tasarımcıların bir çoğunun başvurduğu kılavuzlar vb doneler varken biz de eğitimlerimizde bu konuya yer veriyoruz.

Örnek olarak öğrencilerimize verdiğimiz renk uyum şablonlarından bazılarını burada yayınlayalım istedik.


Herkes eleştirmen, herkes tasarımcı…

Written by h'ozerdem on Mar 27th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Web Tasarım

Eleştiri, çamur atmak değildir.Son zamanlarda bir çok sitede görüyoruz. Bir arkadaşımız çıkıyor, “bir site tasarladım, nasıl olmuş” diyor, ardından kıyamet kopuyor…

“Bu da tasarım mı?”, “Sen profesyonel misin?”, ve özellikle CMS çalışmalarında efsane cevap “Buna ne gerek var, Joomla çak gitsin” gibi yanıtlarla doluyor başlık. Bir bakıyorsunuz ki herkes tasarımcıymış, kimsenin haberi yokmuş.

Bu aralar firmamın sevdiğim elemanlarından “Cynydlan” üniversite sınavına hazırlanmak amacıyla 2 aylık bir izin istedi bizden. Doğal olarak biz de ona istediği izni memnuniyetle verdik, ancak onun yerini doldurabilecek kadar olmasa da, eli yüzü düzgün bir eleman arayışına çıktık. Bir kaç siteye ilan verdik doğal olarak, gazete ilanı da cabası. Gelen CV’leri okuduğumuzda şu dikkatimi çekti. Tüm CV’ler sahiplerinin PHP uzmanı olduğunu iddia etmekteydi. Hatta bazıları aşmış bir Photoshop bilgisinin yanısıra 3d tasarım konusunda da uzman olduklarını eklemişlerdi. Ancak ne hikmetse bu özgeçmişlerin hiçbirisinde referanslarda bu aşmışlıkta bir çalışma göremedik. İçlerinden bazılarını ayıkladık ve çağırdık görüşmeye. Gördük ki, bu ayıklamaya rağmen eli yüzü düzgün CV’ler bile gerçekleri anlatmıyordu. TemplateMonster.com adresinde yayınlanan şablonların warez olarak yaygın olanlarının düzenlenmiş hallerini, beleş hostlara kurulmaya çalışılmış forum site benzeri unsurları gördükçe güleyim mi, ağlayayım mı karar veremedim.

Öncelikle şu konuya açıklık getirmek lazım. Her konuda uzman olmak kimsenin harcı değil. Doktorlar, (benim de dahil olduğum) mühendisler ve buna benzer meslek grupları çok iyi örnekler bence. Bir Makine Mühendisi ile Endüstri Mühendisi temelde aynı bilgilere sahip ancak uygulama alanları çok farklı. Hakeza Web Tasarım konusunda çalışanlar da öyleler.

Read more..


Bilişim sektöründe kriz rüzgarları…

Written by h'ozerdem on Oca 31st, 2008 | Files under Genel Yazılar, Haber / Yorum, Kişisel Yazılar

Son günlerde Antalya web tasarım firmalarını izliyoruz da, belli başlı olanlar hariç bir çoğu sapır sapır dökülüyorlar birer yaprak misali. Arabanıza atlayıp Lara’dan 100. Yıl’a kadar giderken tabelası üstünde Antalya Emlak firmalarının “kiralık” ibareleri bulunan en az 10 tane ajans sayabilirsiniz.

Çoğu kişi internet sitesi tasarımı işini konuyu bilen kişilerin kolayca oturdukları yerden yaptıkları basit işler zannederler. Her ne kadar kınadığım bir görüş olsa da bir çok yerde, bir çok müşterinin bu görüşü taşıdığına defalarca şahit oldum. Dahası Microsoft Word yazılımında hazırladığı yazıyı HTML olarak kaydedip web sitesi yaptım diyenler bile varken, üstüne üstlük çalma çırpma kodlarla yazılımcı olduğunu iddia edenlerin olduğu bir sektörde bu düşüncede olan müşterilerin yer alması gayet doğal.

Açıkçası her apartmanda bir webmaster varken, her bilgisayara XP kurabilen donanım uzmanı iken ajans olduğunu iddia eden firmaların da web tasarım işine soyunmaları çok doğal. Kendilerince de haklılar, ancak “iyi kötü bir portföyüm var, asgari ücretten de elemanı çalıştırırım, internet sitelerini de müşterilere satar giderim” zihniyetinde başlayan bu yaklaşımların sonunun hüsran olduğunu acı bir gülümsemeyle seyrediyorum sadece.

Bir müşterim bana bir ayda Photoshop öğret demişti hiç unutmam. Kendisine hayırlı işler dileyerek çıkmıştım ofisinden. Aylar sonra aynı müşteri photoshop’ta afiş tasarladım şunu basıver dediğinde sadece kaç renk baskı istiyorsunuz dediğimde “o ne ki?” diye sorunca şimdi Photoshop öğrenmeye başlayabilirsin demiştim. Bu zihniyetin yıkılması bir ütopya tabii ki, böyle bir beklentimiz de yok ancak bu zihniyet hem bu işi yapanları hem de müşterilerin kendilerini mağdur etmekten başka bir işe yaramamakta.

Gelelim ajanslarımıza. Bu yeni açılan ajanslar furyasında bir kaç ajans bize web tasarım işlerini devretmeyi önerdiğinde sadece sözleşme örneğini masaya koyduğumuzda küçük dillerini yutmak üzere oldular. Neden mi? Yüzme bilmeden dalgalı denizde cankurtaranlık yapmaya çalıştıklarını söylemiştik onlara. Kendilerine örnek aldıkları evinde bir kaç yazılımı kısmen öğrenmiş, tasarım ile uzaktan yakından alakası olmayan kişiler olduğu için web tasarım işinin de bu denli basit olduğunu düşünüyorlardı.

Bu ajanslardan gelen bir iş için müşterimize sözleşmeyi imzalattığımızda bizden habersiz olarak işin teslim süresinin 3 gün olarak kendilerine pazarlamacı tarafından belirtildiğini öğrendiğimizde durumun vehameti konusunda ajansın sahibi ile konuşmuştuk. Kendileri şu an ofislerini kapattılar, milyarlarca zararları ile bir kenarda oturuyorlar şimdi.

İster web design densin, ister web tasarım, bu iş çocuk oyuncağı değil. Bu işi yapmak ise inanın ömür törpüsü. Ancak bir ajans iseniz ve web tasarımı da yan ürün olarak satarız diyorsanız biraz daha detaylı düşünmenizi tavsiye ederim. Daha domain ve hosting nedir bilmeden, “Ahmet para basıyor bu işten, biz de girer voleyi vururuz” zihniyeti ile başlayan her iş sonunda yok olmaya mahkumdur unutmayın bunu.

Evet, Antalya’da firmam “Antalya Tasarım Grubu” ve rakibim olmaya değer gördüğüm toplam 5 adet firma bu işten para kazanıyoruz ve kazanmaya da devam edeceğiz. Bu firmalarla güzel bir rekabet içinde olmanın keyfi de bize kar olacak orası kesin. Ancak her araba kullanan, ralli sürücüsü olamayacağı gibi, her bilgisayar kullanan da konunun uzmanı olmuyor. Bu zorlamayla da elde edilecek bir şey değil.

Bugün Yahoo bile 1000 adet elemanını işten çıkartmayı düşünürken* bu sularda yüzmek için biraz daha temkinli olmanızı tavsiye ederim.

* http://www.imedya.com/articleDisplay.aspx?articleid=222269&zid=5