Google sitenizi Sandbox’a attı ve çıkartmıyor mu? Google sizi sevmiyorsa yapmanız gerekenler!

Written by h'ozerdem on Eyl 4th, 2008 | Files under SEO, Web Tasarım, İnternet / Bilişim


Bir süredir Google Webmaster Tools ile ilgili grubunda yazışmaları takip ediyorum.

25 Haziran’dan itibaren yapılan değişiklikler doğal olarak bir çok internet sitesini etkiledi ve bir çok web sitesi Google’ın tozlu rafı olan Sandbox’ta uzunca süre alacak bir tatile çıktılar. Nasıl mı?

Bir çok sitede, makalede Google aptal değil denildi, tabii bu site ve makaleler Türk Desinger (!) ve Wepmaster (!) arkadaşları hiç ilgilendirmemekteydi. Nasılsa herşeyi bilen bu uzman (!) kitle inanılmaz tasarımcılık yeteneklerini, akıl almaz SEO işlemleri ve hileleri ile pekiştirip, sıfır içerik, full reklam mentalitesinde sitemsi çalışmalar ile internetin caddelerini semt pazarlarına döndürüyorlardı. Ancak bu sefer Google aptal olmama konusunda ciddiyetin çıtasını biraz daha arttırdı. Önceden biraz gözden kaçan spam kullanımlar bile artık gözden kaçmamaya başlamıştı.

Peki ne oldu web tasarımcılarımızın, uzmanlarımızın Google gruplarında tepkisi?

Bir arkadaşımız şu tepkiyle çıkmış ortaya;

domaın yaklasık bes yıllık bır domaın ve google guvenırlıgını kazanmıs sıte adıyla aratınca sıtemapı de olusmus konumdaydı ve bır cok anahtar kelımede ılk bes arasıdanyken bır gece anıden kayboldu 12 gun boyunca hıc bır anahtar kelımede site ismi dahil anasayfamı goremedım bu konu hakkında eger bır ceza ıse bıle webmastertoolsdan hıc bır ıletı almadım

Nasıl olduysa sitesinde hiç bir sorun yok ancak Google delirmiş siteyi banlamış gibi görünüyor değil mi?
Google’dan cevap gelmiş. Şu sayfanızda CSS’leri kaldırdığımızda karşımıza gizlenmiş metinler çıkıyor dendiğinde bakalım dedik neler gizlenmiş. Size bir ipucu vereyim. Evden eve nakliyat sitesiydi araştırdığımız.

Tertemiz sayfada beyaz üzerine beyaz yazı ile gizlenmiş metin şu şekilde.
Evden eve nakliyat isinde Turcuoglu Kalitesi nakliyat, evden eve nakliyat, istanbul nakliyesi, istanbul nakliyat, nakliyeci, parca esya nakliyesi, sehir ici nakliyat, sehirler arasi nakliyat, Eve Nakliyat şeklinde başlayan metin Word dosyasında 6 sayfa tutuyor ve 3259 sözcükten oluşuyordu. Tabii Google her zamanki gibi eşşeklik etmiş bu kadarCIK spam kullanımına göz yummamıştı. Spam kelime listesine şuradan ulaşabilirsiniz.

Aynı tür başlıklardan birinde “yılların emeği olan blog sayfalarım gitti, neden ilgilenmiyorsunuz?” yakarışı vardı. Sözü edilen sayfalar blogspotta hazırlanmış, sıfır içerik ve Youtube ve Dailymotion’dan video linkleriyle dolu 4 adet blogger.com sayfasıydı. Tek diyeceğim var. Buncacık şeyi yıllar içerisinde yapabiliyorsanız bırakın bu işi, zira 50şer posttan oluşan bloglar yapmak zor işler değil. Yok yapabileceğiniz maksimum bu ise, kopyalayıp yapıştırmayla bir yere varamayacağınızı bilmeniz lazım.

Bir diğer inci ise şu şekilde; “bir sitem ver seo felan kurulu tag etiket sistemi hepsi var arama motorlarında cıkması için hemen hemen herşeyi uyguladım ama halen tık yok”
Tık olmaması ne demek? Ne kadar da ciddi değil mi yaklaşım? Arkadaş SEO’da kurmuş oh ne ala. Nereden indirdin? Nereye kurdun? Versiyonu kaç? SEO yazılım mı ki bu şekilde bir yaklaşımda bulunabiliyorsun? Siteni kaydettin mi herhangi bir yere? İçerik var mı? Hadi hepsini geçtim. Sitenin bari linkini ver de yardımcı olsun insanlar. Ancak daha sorunun ne olduğunu anlatamadan çözüm aramak ile vakit kaybetmek en uyguniş görünüyorsa bu arkadaşa web tasarımcılık konusunda kendini gözden geçirmesini tavsiye etmek en uygun davranış olacaktır.

Şu ana kadar sıralamalarda sitelerinin haksız düşme yaşadığını iddia edenlerin hepsinin muhakkak bir hatalı kullanımı bulunmakta. Ya anlamsız keyword yığınlarından, ya gizli kelimelerden, ya da (kendilerince özgün ancak) özgün olmayan içerikten kaybediyorlar. Bunun sızlanmasını veryansınlarla yapmak yerine sitelerine çeki düzen vermeleri uygun olacaktır.

Her ne olursa olsun sitenizde ÖZGÜN İÇERİKTEN vazgeçmeyin. Oturup yazın, düşünün, tasarlayın.

Forum sitesine post kasmaya benzemez bu iş.


İyi bir satış sitesi hakkında öneriler…

Written by h'ozerdem on Tem 29th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Web Tasarım

Pazarlama konusunda bir kaç önerimiz var…Hepimiz benzer ihtiyaçlarımızı karşılamak için interneti kullanmaktayız. Sonuçta arayışlarımız farklı olsa da kullandığımız yöntemler birbirine benzer durumda. Webmaster tabir edilen kişilerin işleri de bu arayışlarda ortaya çıkmak ile alakalı olunca işin içinde reklamcılığın da katkısı yadsınamaz oluyor.

İnternetin hem iyi hem de kötü bir yönü var.
“Günümüzde herkes ufak bir yatırım ile satışa yönelik bir internet sitesi sahibi olabiliyor.”

İyi yönü iş yapmanın kolaylaşmasından, kötü yönü de bilenle bilmeyenin bir arada aynı kefede olmasından ileri geliyor.

Peki bir sitenin satışa yönlenmesinde önemli faktörler nelerdir?

  • Başlık “Title” tag kullanımı
    Sadece “Ana Sayfa” veya “index” yazılı bir linke tıklar mısınız? Çoğunuz bunu yapmayı düşünmeseniz bile çoğu zaman hazırlanan sayfaların arama sonuçlarında “Ana Sayfa” başlığı ile görünmesioldukça büyük handikap.
  • Açıklama “Description” tag kullanımı
    Arama sonuçlarında başlığın altında gördüğünüz açıklamaların bu tag olduğunun farkındasınızdır herhalde. Bu kelimeyi seçerken sadece açıklama değil, aynı zamanda pazarlayacağınız ürün veya hizmetin de reklamını yapmanız gerekmekte.
    Düşünün ki iki kitap mağazası aynı arama sonuçlarında çıkıyor, ancak ikisi de mağazasında müşterilerine ücretsiz nescafe vermekteyken bunu sadece birisi açıklamasına eklemişse sizce hangisi avantajlıdır?
    Buna benzer örnekler tabii ki çoğaltılabilir, önemli olan tanıtımınızı iyi yapmanızdır.
  • Görsel ögelerin doğru kullanımı
    Bazı makalelerimin daha çok kopyalanıp çeşitli sitelerde kullanıldığını görmekteyim.Peki bu makalelere daha çok ilgi uyandıran nedir diye araştırdığımda, her ne kadar bilgi verme amaçlı bir makale olsa da, makalede kullanılan görsel ögelerin daha dikkat çekici olduğunu farketmek uzun sürmedi.
    Ayrıca tasarımını üstlendiğimiz bir çok internet sitesinde ziyaretçilerin daha çok ürünlerin isimlerine değil, ürünlerin imajlarına tıklamayı tercih ettikleri gerçeğini de belirtelim.
    Pazarlayacağınız ürün veya hizmetin görsel tanıtımını mutlaka doğru ve kuralların dışına çıkmadan yapmanız şart.
  • Örnekler ve demolar
    Diyelim ki bir hazır yazılım satın alacaksınız. Muhakkak bu yazılımın demosunu kullanmayı talep edersiniz.
    Araba alırken test sürüşüne çıkmayanımız yoktur herhalde.
    Bu bağlamda sitelerinizi tasarlarken ziyaretçilerin ürün ve hizmetiniz hakkında muhakkak bir fikir edinebilmesini, satın aldıklarında nasıl bir fayda sağlanacağını anlamalarını sağlamanız gereklidir. Bu iş için sitelerinizde muhakkak alanlarınızı hazırlayın.
  • Satış sonrası hizmet
    Günümüzde bir çok müşterimizin muzdarip olup bizi seçmesinin nedeni bu madde.
    Çevrenizde binlerce web sitesi sahibi eski tasarımcısının cep telefonuna, internet sitesine, adresine ulaşamadığından yakınır.
    Pazarlamanızı yaparken şunu çok iyi belirtin. Ucuz her zaman en iyisi değildir. Ziyaretçileriniz ve müşterilerinize daha önce sizden ürün veya hizmet satan alan müşterilerinizin adreslerini ve hatta onların görüşlerini yansıtan bir alanı gösterin.
  • İrtibatı devam ettirin
    Sizinle görüşmü, ancak sizden herhangi bir alım yapmamış potansiyel müşterileriniz ile irtibatı sakın kesmeyin. Ola ki size tercih ettiği hizmetten memnun kalmamıştır, veya sizinle çalışmak için o dönemi uygun görmemiştir.
    Müşteriler ilgiden hoşlanırlar, her insan gibi. Onları bu ilgiden sakın mahrum bırakmayın.
    Sitenizden size ulaşmış olan ziyaretçilerin mail adreslerini ve telefon numaralarını mutlaka kayıt altında tutun.
  • Yardımcı olun
    Ziyaretçileriniz herşeyi sizin kadar bilmek zorunda değiller. Siz de bu yüzden para kazanıyorsunuz zaten. Onlara pazarlama sonrası yardım etmemeniz belki de hiç işlerine yaramayacak bir ürün veya hizmeti sunmuş olmanız anlamına gelecektir.
    Tabii yardımcı olmaktan bahsederken ne ziyaretçilere, ne de müşterilerinize boyun eğmeyin. Bu durum sınırı çok iyi korumanız gereken bir unsur.

Sonuç olarak iyi bir pazarlama sitesinde aranan unsurlardan bir kısmını bu yazıda açıklamaya çalıştık. Eklemeleriniz olursa memnuniyetle bekleriz.


Ülkemizde Webmaster, Web Yayımcısı (Web Publisher), Web Tasarımcısı (Web Designer), ve Web Programcısı (Web Programmer) sorunsalı…

Written by h'ozerdem on Tem 24th, 2008 | Files under Genel Yazılar, Web Tasarım, İnternet / Bilişim

Webmaster nedir, ne değildir?

Hepimizin sürekli karşılaştığı ancak manası tamamı ile bilinmeyen bir terim “Webmaster”.,

Webmaster nedir? Ne yapar? Bilgisi nedir, ne değildir? Bu terimi bir çok kişi duymuştur. Fakat bu kelimeyi kullanırken anlamının ne derecede büyük bir yükümlülük olduğuna pek aldırış etmiyorlar.

Ülkemizde iş verenler tam olarak bu terimi bilmediği için firmaların birçoğu ilan verirken ülkemizde şu tarz ilanlar vermekteler. Örneğin şahsın sadece web tasarımcısına ihtiyacı olmasına rağmen şu şekilde bir ilanla çıkar karşınıza.

”Dreamweaver, Flash, Photoshop, Fireworks, XHTML, ASP.NET, PHP bilen elemanlar aranıyor”

Nasıl oluyor bu iş kavramak zaten imkansız. ASP.Net ve PHP web programlamaya girmekte orası kesin ancak aranan güzel, göz alıcı, statik bir sayfa ise ASP.net ve PHP bilgisi ne derecede ileri olacaktır orası muamma! Konuyu daha fazla sündürmeden gelelim şimdi webmaster terimine.

Webmaster kolay iş değildir. Bir kartvizitin altına webmaster yazdığınız andan itibaren farkında olmadan bir çok sorumluluk ve gerginliğin altına imza atmış olursunuz. Webmaster kelimesinin düz olarak tercümesi “webin efendisi” olmaktadır. Bir site veya projeye sıfırdan başlayıp, dökümantasyonunu hazırlayan, düzenleyen, resimleri ekleyen, taslağı hazırlayan, kodları yazan, optimize eden kısacası bir siteyi çok ileri düzeyde profesyonel anlamda tasarlayabilme yeteneğine sahip kişi demektir. Ayrıca bir webmaster olmak için şunları oldukça iyi bilmek gerekir :

* HTML ve CSS bilgisine hakim olmak.
* Optimizasyon konusunda bilgili olmak. Arama motorlarının girdisini çıktısını iyi bilmek ve SEO “Arama Motoru Optimizasyonu” uygulamalarına haiz olmak.
* İnternet altyapısını bilmek.
* İnternette güvenlik bilgisinin iyi olması.
* Veritabanlarını bilmesi.
* Renkleri tanıması.
* Tasarımda yetenekli olması.

Göründüğü gibi webmaster burada bahsedilen kavramların tamamını yapabilecek kişidir. Ancak webmaster sanıldığı gibi tek kişilik bir ekip olmak yerine bir ekibin başında işlerin planlı programlı yürümesini sağlayan kişi olursa netice çok daha verimli olmaktadır.

Web Publisher ( Web Yayımcısı) : Tüm çalışmaları bitmiş bir internet sitesinin, yüklenmesi, hayata geçirilmesi ve yayınlanmada karşılaşılacak sorunları çözmek gibi konular ile ilgilenir. Ortaya çıkan sorunları ise birazdan bahsi geçecek kişiye rapor ederek gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlar.
Web Designer (Web Tasarımcısı) : Sitenin görsel unsurlarını, tablolarını, yerleşimini, Flash, Gif. vb görsellerini hazırlayan kişidir. Müşterinin isteğine göre kendi yeteneğini de ortaya koyarak çalışmalar yapar. Optimizasyon konusunda bilgilidir, grafik ve animasyon programlarına hakimdir, renk onun için avucunun içi gibidir, yazıtipleri “font” konusunda bilgi sahibidir, programcıya kolaylık sağlayacak teknik bilgiye sahiptir ve ona göre tasarım yapar.
Yani bir nevi dijital grafiker denebilir.
Web Programmer (Web Programcısı) : Neredeyse en zor iş onun üzerindedir, sitenin tüm arka plan kodlarını ve uygulama scriptlerini bu kişi oluşturur. Konusuna hakimdir, PHP, ASP, JAVA, JavaSCRIPT, .NET uygulamalarından herhangi birine yada hepsine hakimdir, MYSQL, MSSQL, ACCESS, POSTGRESQL gibi veritabanlarını iyi bilir. Güvenlik konusunda bilgilidir. Hazır kodları anlayabilecek kadar ve çözümleyecek kadar bilgisi vardır. Site tasarımına uygun CSS kodlarını yazabilir, HTML konusunda uzmandır..
Web Editör (Web Düzenleyici) : Aslında şu an piyasada çalışan kesime denebilecek en uygun sıfat budur. Editörler genellikle, şirketlerin bilgi işlem departmanlarında bulunan kişilerdir, bu kişilere şirket tarafından birde web sitesi işi verilir, genellikle hazır templateleri düzenler, kodlarda ufak tefek değişiklik yaparlar. Aslında WEB EDİTÖRLERİ, WEB MASTER kadar bilgi sahibidir. Çünkü en son aşamada 1 yıllık tüm değişiklik ve güncelleme işlerini bu arkadaşlar yaparlar.

Sonuç olarak WEBMASTER olmak herkesin harcı değildir. Eğer bu yazıdan sonra “Ben bu yukardaki işleri çok iyi biliyorum” diyebiliyorsanız meydan sizin. Ancak bu denli bilginin de aylık getirisinin az olmadığını unutmayın. Çünkü bunların hepsini bilmeniz demek eş zamanlı olarak hem PRODÜKTÖR , hem ART DİRECTOR , hem GRAFİKER , hem de MATBAACI olmanız gibidir.


Splog nedir? Spam yenir mi?

Written by h'ozerdem on Haz 3rd, 2008 | Files under Genel Yazılar, İnternet / Bilişim

Splog nedir?Spam kelimesinin asıl anlamı 1930′lu senelerde Hormel Foods Corporation tarafından üretilen bir yiyecek. Evet, domuz etine katılan tuz, su, sodyum nitrat ve şeker ile elde edilen bu yiyeceğe Spam adı verilmişti, ancak günümüzde bu yiyeceği bilmemelerine rağmen hem etkin olarak kullanıcılar, hem de mağdurlar tarafından dile getiriliyor.

Çoğumuz spam kelimesini duyduğumuzda çok bilen webmaster kardeşlerimizin mail kutularımıza gönderdikleri saçma sapan e-postaları düşünüyoruz ancak bu sektörün de ufku genişledi. Artık blog sitelerinden de spam yapılıyor. İşte bu noktada Splog deyimi ortaya çıkıyor.

Merak etmeyin Splog kelimesi de bir yiyecek değil, ancak sanal ortamda oldukça hazımsızlık yaratacak bir etken olduğu su götürmez bir gerçek. Splog siteler ilk dönemlerini 2000li yılların başlarında yaşadı ve günümüzde tam anlamıyla bir bilgi kirliliği oluşturmaya devam ediyor.

Bloglar arasında %80 lere varan spam bloglar genellikle Page Rank değeri arttırmak ve reklamlardan kazanç elde etmek amaçlı kuruluyor. Tabii şahsi psikopatlıkların da etkisiyle bir çok blogun da splog sitelere dönüştüğünü de görebilirsiniz. Weblogs.com gibi adreslere ping yollayan blogların %75 gibi ciddi bir oranda splog olduğu söylentisi de işin vehametini gözler önüne sermekte.

Splogları kategorilemek gerekirse şu şekilde bir sıra düşünülebilinir.

Splog ne değildir?Uzman sploglar : Genellikle splog sahibi konular, anahtar kelimeler ve link takası yapılacak siteleri ayarladıktan sonra otomatik içerik üretimi ile spam sanatını icra eder.

Tembel sploglar : Bu kategorideki splogların sahibi popüler sitelerin RSS kaynaklarını kendi blogunda yayınlanan bir yazı gibi otomatik güncellemeye almaktadır.

Aptal sploglar : Bu kategorinin sahipleri internetin en düşük seviyedeki sözümona webmasterları olarak hayatlarını sürdürürler. Otomatik bir sistem kullanmak için gerekli bilgiye sahip olmadıklarından dolayı, internette arama sonuçlarında karşılarına çıkan bir çok yazıyı efsanevi KOPYALA / YAPIŞTIR hamlesiyle kendi sploglarına eklerler.

Uzman splogların içeriğinde genellikle anlamsız ve sık tekrarlanan anahtar kelimeler bulunduğundan ayırt edilebiliyorlar, ancak tembel sploglar standart internet kullanıcısı için farkedilmesi zor sploglar olarak göze batıyorlar. Aptal sploglara sonra değineceğiz.

Tembel sploglar genellikle seçme yazıları barındırdıklarından içerik yönünden zengin durmakta ancak her tarafı reklamla bezenmiş anlamsız animasyon yığınları rahatsız edici boyutlara varabiliyor. Aslına bakarsanız içerik hırsızlığı ile elde edilen haksız bir kazanç için oldukça masum görünen bir açıklama oldu, fakat telif hakları ihlali son derece yaygınlaşmış durumda.

Gelelim aptal sploglara. Genelde bu tür sploglar internetin eğlenceli yönü olan çok bilmiş kişilerin siteleri olarak göze çarpar. PHP Nedir? gibi bir makaleyi kişisel bir sitede yayınlamakta sakınca var mı yok mu tartışılabilinir, ancak bu yazıyı da gidip PHP eğitim sitelerinden kopyalayıp, splogunuza yapıştırıyorsanız durum içler acısıdır. Bu gibi konularda yüzlerce kopyalanmış içerikle siteler oluşturan bu arkadaşların genelde durumu hep içler acısıdır. Çevremiz bu örneklerle dolu. AJAX’tan bahsederken kendi sitelerinde bir tane bile AJAX yaklaşımı bulunmayan, PHP Nedir diye yazıyı sitesine yapıştırıp sadece html uzantıyı php olarak değiştiren, blog yazılımlarına “piyasayı öldürüyor” derken bu yazısını blogspot adresinde yayınlayan sitelere örnek vermemize gerek yok. Blogumda sabahlayan bir arkadaşımızın sitesi buna en güzel örneklerden birisi olarak tarihe geçmek üzere.

Splogların hırsızlığına maruz kalmak istemeyenlerin pek de kaçışı yok gibi. Eğer içeriğiniz iyi ise hedefte olmanız kaçınılmaz ancak herşey bitmiş değil. Splogları ihbar edebileceğiniz siteler de bulunmakta. Bu siteler arama motorları ile işbirliği içinde olarak splogların arama sonuçlarından temizlenmesini sağlıyor.

Peki splog nasıl oluşturuluyor. (Bu noktadan itibaren aptal sploglara rastlamak imkansız zira bir yatırım gerektiren yazılımlardan bahsediyoruz.)

Yanlış duymadınız. Nasıl bloglar bir yazılım ise, splogları da yazılımlar üretiyor. 90 dolardan başlayıp yüzlerce dolara varan bedelleri olan bu yazılımlardan edinen bir kişi bir kaç tıklama ile splogunu yayına sokabiliyor.

Sploglardan örneklerle yazılar devam edecek…


Renk Uyum Şablonları

Written by h'ozerdem on May 17th, 2008 | Files under Eğitim

Web tasarım konusunda bir çok site geziyor ve kiminin renk uyumları bizi kendine hayran bırakırken kimisi de oldukça itici kalabiliyor.

Renk uyumu sadece web tasarım ile ilgili olarak ele alınmamalı tabii ki. Sonuç olarak tasarımcıların bir çoğunun başvurduğu kılavuzlar vb doneler varken biz de eğitimlerimizde bu konuya yer veriyoruz.

Örnek olarak öğrencilerimize verdiğimiz renk uyum şablonlarından bazılarını burada yayınlayalım istedik.